Kategori: Alçak Gerilim ve Otomasyon (Page 1 of 5)

Alçak gerilim ve otomasyon: Elektrik mühendisliği perspektifiyle endüstriyel otomasyon ve AG çözümleri: PLC programlama, pano tasarımı ve motor sürücü sistemleri ile üretimde maksimum verimlilik sağlayın. Alçak gerilim şalt cihazları ve koruma ekipmanları rehberi. Elektrik mühendisliği standartlarında kompanzasyon, seçicilik ve otomasyon kontrol üniteleri hakkında teknik detaylar. Geleceğin fabrikaları için elektrik mühendisliği ve otomasyon: SCADA sistemleri, sensör teknolojileri ve AG dağıtım panoları ile akıllı üretim süreçlerini keşfedin.

Bara (Busbar) Sistemleri: Bakır Bara Kesiti, Isınma ve Kısa Devre Kuvveti Hesabı

Bara (Busbar) Sistemleri: Bakır Bara Kesiti, Isınma ve Kısa Devre Kuvveti Hesabı

Bir alçak gerilim panosunu açtığınızda, kesicilerin arkasında parlak, kalaylı, dikdörtgen kesitli bakır lamalar görürsünüz. İşte panonun bütün akımını taşıyan omurga budur. Bara (busbar), iletkenliği yüksek metalden üretilen, büyük akımları düşük kayıpla ve kısa devrede dağılmadan taşıyan rijit iletken sistemidir. Pratikte iki ailesi vardır: pano içinde kesiciler ile trafo/şalt arasını bağlayan bakır baralar, ve binada kat kat dağıtım yapan bara kanalı sistemleri. Bu yazıda kesit nasıl okunur, akım yoğunluğu neden tek bir kurala sığmaz, ısınma ve kısa devre kuvveti nasıl hesaplanır, kablo yerine ne zaman bara kanalı seçilir — hepsini sayısal örneklerle ele alıyoruz.

Bara ne iş yapar, iki aileyi ayırmak

Baranın işi basit görünür ama iki farklı mühendislik problemidir. Pano içi bakır bara, sınırlı bir hacimde yüksek akımı taşırken hem düşük kayıp vermek hem de kısa devrede oluşan mekanik kuvvete dayanmak zorundadır. Bara kanalı ise bir binada yüzlerce metre boyunca enerjiyi iletir ve her katta fişli çıkış ünitesi (plug-in tap-off unit) ile yük çeker. Dolayısıyla biri bir “iletken parçası”, diğeri bir “dağıtım sistemidir”.

Pano içi bara seçiminde yerel birincil kaynak TEDAŞ-MLZ/2003-006.C “Alçak Gerilim Dağıtım Panoları Teknik Şartnamesi”dir (Haziran 2020 revizyonu). Bara kanalı tarafında ise uluslararası standart TS EN 61439-6 “Bara kanalı sistemleri” geçerlidir. Panonun kendi seçim kriterlerini (koruma sınıfı, kısa devre dayanımı, form ayrımı) ayrı ele aldık; o konuyu elektrik panosu seçimi karar rehberinde bulabilirsiniz. Burada odak doğrudan baradır.

Bakır bara: malzeme, kalay kaplama ve kesit gösterimi

TEDAŞ şartnamesi ana baraların dikdörtgen kesitli elektrolitik bakır lamalardan yapılmasını ister; bakırın öz iletkenlik katsayısı en az 56 m/(Ω·mm²) olmalıdır. Bu 56 değeri hesaplarda doğrudan kullanacağımız sayıdır. Ana baralar ve nötr barası en az 3 mikron kalınlığında kalay ile kaplanır. Kalay kaplamanın amacı, bakır yüzeyinde oluşan oksit tabakasının temas direncini yükseltmesini engellemektir; oksitlenmiş bakır bağlantısı ısınır. Buna karşılık teçhizat ile bara arasındaki ara bağlantı baralarında kalay kaplama zorunlu değildir; kaplanmazsa faz rengine uygun boyanır.

Kesit gösterimini okumak önemlidir. 20×3 demek, 20 mm genişliğinde ve 3 mm kalınlığında bir lama demektir; kesit alanı 20 × 3 = 60 mm²’dir. Aynı mantıkla 100×10 lama 1000 mm² kesit alanına sahiptir. Şartnamenin dikkat çeken bir kuralı daha var: nötr barası kesiti faz barası kesiti ile aynıdır ve dikey ile yatay ana baralar aynı kesitte olur. Baralara açılan delikler ve cıvatalı bağlantılar DIN 43673 Part 1 ve 2’ye uygun yapılır.

Şartname EK-I’deki kesitlerden az olmamak koşuluyla imalatçının sıcaklık artışı, kısa devre ve titreşime göre daha büyük kesit seçmesine izin verir. Yani tablodaki değerler tabantır, tavan değil.

Trafo gücüne göre ana bara akımı ve kesiti

Şartnamenin en pratik tarafı, trafo gücüne karşılık gelen ana bara anma akımı (Tablo 3.a) ve karşılık gelen bakır kesitidir (EK-I). Pano girişinde beklenen en yüksek kısa devre akımı da (Tablo 3.b, etken/tepe) aynı belgeden gelir. Aşağıdaki tablo bu üç veriyi birleştirir:

Trafo gücüAna bara akımıBakır kesitKısa devre (etken/tepe, kA)
50 kVA72 A20×3 mm2 / 3
100 kVA145 A20×3 mm4 / 6
160 kVA230 A20×5 mm6 / 10
250 kVA360 A30×5 mm9 / 15
400 kVA580 A40×10 mm15 / 30
630 kVA910 A60×10 mm23 / 48
800 kVA1155 A80×10 mm19 / 38
1000 kVA1445 A100×10 mm24 / 50
1250 kVA1800 A120×10 mm30 / 63
1600 kVA2312 A2×(100×10) mm38 / 80

Hesap 1 — Akım yoğunluğu tek bir kurala sığmaz

Saha konuşmalarında sık duyulan “bakır barada kabaca şu kadar A/mm²” ezberi tehlikelidir. Şartname tablosundan akım yoğunluğunu türetelim (akım / kesit):

  • 100×10 = 1000 mm², 1445 A → 1445 / 1000 = 1,445 A/mm²
  • 40×10 = 400 mm², 580 A → 580 / 400 = 1,45 A/mm²
  • 60×10 = 600 mm², 910 A → 910 / 600 = 1,517 A/mm²
  • 20×3 = 60 mm², 72 A → 72 / 60 = 1,2 A/mm²
  • 20×5 = 100 mm², 230 A → 230 / 100 = 2,3 A/mm²
  • 30×5 = 150 mm², 360 A → 360 / 150 = 2,4 A/mm²

Görüldüğü gibi değer 1,2 ile 2,4 A/mm² arasında değişiyor. Bunun sebebi akım yoğunluğunun tek başına kesite değil, baranın soğutma yüzeyine ve pano içi koşullara bağlı olmasıdır. İnce lama (20×5, 30×5) aynı kesitte kalın lamadan daha çok yüzey/çevre oranına sahiptir, bu yüzden daha yüksek yoğunlukta çalışabilir. Dolayısıyla “kabaca 1,5 A/mm²” diye sabit bir kural yazmak yanlıştır; kesit her zaman ısınma hesabıyla doğrulanmalıdır.

Isınma: bir metre bara ne kadar ısı üretir?

Baradaki kayıp P = I² × R’dir ve doğrudan ısıya dönüşür. Önce direnci bulalım.

Hesap 2 — 100×10 bara, 1 metre, 1445 A (örnektir)

Öz direnç, iletkenlik katsayısının tersidir: ρ = 1 / 56 = 0,017857 Ω·mm²/m.

1000 mm² kesitli 1 metre bara için 20 °C direnci:

R₂₀ = 0,017857 × 1 / 1000 = 0,0000179 Ω (yani 17,9 µΩ)

Kayıp (20 °C’de):

P₂₀ = 1445² × 0,0000179 = 2 088 025 × 0,0000179 = 37,4 W/m

Bakır ısındıkça direnci artar; sıcaklık katsayısı 0,00393 1/K’dir. 70 °C’de:

R = 0,0000179 × (1 + 0,00393 × 50) = 0,0000179 × 1,1965 = 0,0000214 Ω

P₇₀ = 1445² × 0,0000214 = 44,7 W/m

Yorum: tek bir faz, bir metrede 37–45 W ısı üretiyor. Üç faz artı nötr ve cıvatalı bağlantı noktalarının direnci eklenince toplam ısı pano hacmine dağılır. İşte bu yüzden şartname, pano sıcaklık artışının TS EN 61439-1 Çizelge 8 değerlerini aşmamasını ister. Bu sayı, pano iklimlendirme ve havalandırma kararının girdisidir; pano içi ısı yönetimini ayrı bir konu olarak ele almak gerekir.

Kısa devre: baraya binen mekanik kuvvet

Akım taşıma kadar kritik olan, kısa devrede baralar arasında oluşan mekanik kuvvettir. Paralel iki iletkenden geçen akımlar birbirini iter; tepe akımda bu kuvvet ani ve büyüktür. IEC 60865-1’e göre iki paralel iletken için birim uzunluk kuvveti:

F’ = 0,2 × ip² / d (N/m; ip = tepe akım kA, d = fazlar arası merkez mesafesi m)

Üç fazlı arızada en büyük kuvvet bunun yaklaşık 0,87 katıdır. Tepe akım ile etken akım arasındaki ilişki ise ip = κ × √2 × Ik şeklindedir.

Hesap 3 — 400 kVA pano (varsayımdır)

Kısa devre kuvvetinin tepe akımdan mesnet kuvvetine indirgendiği hesap merdiveni
Tepe akımdan izolatör mesnetine binen kuvvete adım adım

Tablo 3.b’den 400 kVA için tepe akım 30 kA. Faz aralığı d = 100 mm = 0,1 m, mesnet aralığı 0,5 m alalım:

F’ = 0,2 × 30² / 0,1 = 0,2 × 900 / 0,1 = 1800 N/m

Üç fazlı arızada en büyük kuvvet:

0,87 × 1800 = 1566 N/m

0,5 metrelik mesnet açıklığına düşen kuvvet:

1566 × 0,5 = 783 N (≈ 80 kgf)

Yorum: yarım metrelik bir açıklıkta bara üzerine yaklaşık 80 kilogramlık bir itme kuvveti biniyor. İşte bu yüzden şartname, mesnet izolatörlerinin tepe kuvvetinin kısa devrede oluşacak dinamik kuvvetlere dayanacak kapasitede seçilmesini ve mesnet aralığının bu kuvvete göre belirlenmesini özel olarak vurgular. Mesnet aralığını büyütürseniz açıklığa düşen kuvvet artar; izolatör bu kuvvete dayanamazsa bara kayar veya kırılır.

Hesap 4 — Tepe/etken oranı neye bağlı?

Tablo 3.b’deki değerlerden oranı çıkaralım:

  • 400 kVA: 30 / 15 = 2,0
  • 50 kVA: 3 / 2 = 1,5
  • 630 kVA: 48 / 23 = 2,09

Tepe/etken oranı (κ√2) sabit değildir; sistemin R/X oranına, yani güç faktörüne bağlıdır. Trafoya yaklaştıkça devre daha endüktif olur, oran büyür. Pratikte şu ayrım işinize yarar: tepe akım mekanik (dinamik) kuvveti, etken akım ise ısıl zorlamayı belirler. Bara seçiminde her ikisi de doğrulanmalıdır. Panonun anma kısa devre akımındaki termik ve dinamik zorlamalara dayanımı TS EN 61439-5 kapsamında tip deneyiyle kanıtlanır; herhangi bir bara kesit değişikliğinde doğrulama deneyi tekrarlanır, rutin deneyde ise baraların iletkenlik ve boyut ölçümü yapılır.

Nötr ve PE bara: harmonikli yükte kesit neden kısılmaz

Şartnamenin “nötr barası kesiti faz ile aynıdır” kuralı rastgele değildir. Dengeli üç fazlı bir sistemde temel bileşen nötrde birbirini götürür; ama 3. harmonik ve katları nötr iletkeninde aritmetik olarak toplanır. LED sürücüleri, bilgisayar güç kaynakları, frekans çeviriciler gibi doğrusal olmayan yüklerin ağırlıkta olduğu tesislerde nötr akımı faz akımını aşabilir. Bu nedenle nötr barası kesiti kısılmaz. Harmonik yükün nötr akımını nasıl büyüttüğünü ve ölçümünü THD hesabı ve sınırları yazımızda adım adım ele aldık. Dikey inen çıplak ana baraların önüne dokunmaya karşı kapak konması da şartname gereğidir.

Bara kanalı: ne zaman kablo, ne zaman bara kanalı?

Bakır bara, bara kanalı ve kablonun karşılaştırıldığı üç kartlık şema
Üç seçeneğin kullanım yeri ve çıkış alma biçimi

Bara kanalı, TS EN 61439-6 kapsamında, anma gerilimi alternatif akım 1000 V’u aşmayan sistemler için tanımlı bir dağıtım sistemidir. Bakır veya alüminyum bara artı uygun gövde (mahfaza) içerir; fişli çıkış üniteleri standart kapsamındadır. Bu standart TS EN 61439-1 ile birlikte okunur ve eski IEC 60439-2’nin yerini almıştır.

Kablo ile bara kanalı arasındaki seçim nitel bir karardır; sayısal bir üstünlük iddiası yapmak yanıltıcı olur. Genel olarak:

KriterBakır bara (pano içi)Bara kanalıKablo (NYY/N2XH)
Kullanım yeriPano içi omurgaBina/kat dağıtım omurgasıNoktadan noktaya besleme
Çıkış almaCıvatalı bağlantıFişli çıkış ünitesi (hazır)Ek kutusu/klemens
Değişiklik esnekliğiDüşükYüksek (modüler)Orta
İlk kurulum emeğiAtölyedeHızlı, modülerÇekim + sonlandırma
Küçük/orta güç ekonomisi—Genelde dezavantajlıGenelde avantajlı

Kablo seçimi yapıyorsanız kesiti akım ve gerilim düşümüne göre doğrulamak gerekir; bunu kablo kesit hesabı yazısında adım adım gösterdik, kablo tipi seçimini ise NYY kablo çeşitleri ve seçimi yazısında ele aldık. Kısaca: sabit yük, kısa mesafe ve kat çıkışı ihtiyacı yoksa kablo çoğu zaman yeterlidir; dikey omurgada kat kat esnek çıkış gerekiyorsa bara kanalı öne çıkar.

Montaj ve bağlantı: ısınmanın asıl kaynağı

Baranın kendisi değil, bağlantı noktaları yanar. Şartname, akım taşıyan parçaların bağlantılarının yeterli ve sürekli temas basıncı sağlayacak usullerle yapılmasını, termik genleşme ve farklı metallerin elektro-galvanik etkisinin dikkate alınmasını ister. Sahada en sık görülen sorunlar şunlardır:

  • Gevşek cıvatalı bağlantı: Temas basıncı düşerse temas direnci artar, nokta ısınır, kalay/bakır kararır, sonunda yanma izi oluşur. Cıvatalar üretici torkunda sıkılmalı, periyodik kontrolde termal kamerayla taranmalıdır.
  • Yetersiz temas yüzeyi: İki lama yalnızca cıvata deliği çevresinde temas ediyorsa akım dar bir alandan geçer. Temas yüzeyi temiz, düz ve yeterli genişlikte olmalıdır.
  • Farklı metal bağlantısı: Alüminyum baraya doğrudan bakır bağlamak bimetalik korozyon yaratır. Uygun geçiş kaplaması/bimetal pul kullanılmalıdır.
  • Mesnet ve seperatör: Termik manyetik kesicili girişte giriş terminalleri arasına seperatör konur. Mesnet izolatörleri Hesap 3’teki kuvvete göre seçilir ve aralanır.

Seçim adımları ve kısa karar özeti

Kablo ile bara kanalı arasındaki seçimi gösteren karar ağacı
Yük esnekliği ve kat çıkışı ihtiyacına göre karar

Bara kesiti seçerken şu sırayı izlemek işi güvenceye alır:

  1. Anma akımını belirleyin — trafo gücü ve yük profilinden (Tablo 3.a bir başlangıç noktasıdır).
  2. Taban kesiti seçin — EK-I’deki kesitten az olmayacak şekilde.
  3. Isınmayı doğrulayın — Hesap 2’deki gibi kayıp/metre çıkarın, pano sıcaklık artışını TS EN 61439-1 Çizelge 8 sınırına göre değerlendirin.
  4. Kısa devreyi doğrulayın — Tablo 3.b tepe akımıyla Hesap 3’teki dinamik kuvveti bulun, mesnet izolatörü ve aralığını buna göre seçin.
  5. Nötrü faz ile aynı tutun — harmonikli yükte kesit kısmayın.
  6. Bağlantıyı garanti altına alın — tork, temas yüzeyi, farklı metal geçişi.

Özetle: bakır barada “tek bir akım yoğunluğu kuralı” yoktur; kesit, ısınma ve kısa devre kuvveti hesabıyla birlikte seçilir. Dağıtım omurgasında kablo mu bara kanalı mı sorusunun cevabı ise yük esnekliği ve kat çıkışı ihtiyacına bağlıdır.


Pano içi bara veya bara kanalı projenizde kesit, ısınma ve kısa devre doğrulamasını birlikte gözden geçirelim — projenizi bizimle paylaşın.

📩 busbar ihtiyaçlarınız için bize ulaşabilirsiniz.

📧 Teklif ve talepleriniz için: info@electricistanbul.com
🌐 WhatsApp: +90 537 398 12 15

NYY Kablo Çeşitleri ve Seçimi: NYY-J, NYY-O, N2XY, NA2XY

NYY Kablo Çeşitleri ve Seçimi: NYY-J, NYY-O, N2XY, NA2XY

Bir AG dağıtım panosundan çıkan besleme hattına kablo seçerken çoğu zaman elimizde bir tek sınıf yoktur: aynı yükü NYY ile de, N2XY ile de, hatta alüminyum NA2XY ile de besleyebilirsiniz. Karar; iletken cinsi, yalıtım tipi, güzergâhın mekanik riski ve hattın uzunluğu arasındaki dengede verilir. Bu yazı önce NYY’nin ne olduğunu kısaca netleştirir, sonra doğrudan seçim ve hesap kararlarına iner.

NYY kablo: kısa tanım ve yapı

NYY kablo, bakır iletkenli, PVC yalıtımlı, PVC dolgulu ve PVC dış kılıflı bir alçak gerilim (AG) enerji kablosudur. Anma gerilimi 0,6/1 kV’tur; yani faz-toprak 0,6 kV, fazlar arası 1 kV zorlamaya sürekli dayanacak biçimde tasarlanmıştır. İletken bükülü (çok telli) yapıdadır, bu da montaj esnekliği sağlar.

Kullanım alanı geniştir: bina içi (dahili), bina dışı (harici), toprak altı ve kablo kanalı. Tek şartı, fazla mekanik zorlamanın olmadığı yerlerde kullanılmasıdır. PVC kılıf darbeye ve ezilmeye zırhlı kablolar kadar dirençli değildir; bu nedenle araç geçen, kazı riski yüksek ya da darbe alan güzergâhlarda ek koruma (koruma borusu, kanal, zırhlı tip) düşünülmelidir.

Standart atıfları TS IEC 60502-1 ve VDE 0276’dır. Türkiye piyasasında NYY, ticari olarak YVV adıyla da anılır; ikisi aynı kablo ailesini tanımlar.

Adlandırmayı çözmek: N-Y-Y, -J / -O, (N)YY ve YVV

Kablo kodu VDE 0292 mantığına göre okunur ve harflerin her biri bir katmanı anlatır:

  • N = norm/VDE’ye uygun kablo
  • İlk Y = PVC yalıtım
  • İkinci Y = PVC dış kılıf

Sonek harfleri ise koruma iletkeni (PE) damarının olup olmadığını söyler ve saha kararında en çok karıştırılan noktadır:

  • NYY-J: içinde yeşil-sarı renkli koruma (PE) iletkeni vardır. Topraklamalı besleme hatlarında bunu seçersiniz.
  • NYY-O: koruma iletkeni yoktur, tüm damarlar faz/nötr olarak kullanılır.

(N)YY yazımı HD 603 ile uyumlu gösterimdir. Kısacası: bir hattın PE iletkeni kablonun içinden geçecekse NYY-J, koruma başka bir yoldan sağlanıyorsa (örneğin ayrı bir topraklama iletkeni) NYY-O seçilir. Topraklama sisteminin kurgusu için topraklama rehberimize bakılabilir.

Damar sayısı ve kesit gösterimi nasıl okunur

Katalogdaki 4×16 ifadesi dört damarlı, her damarı 16 mm² olan kabloyu anlatır; üç fazlı hatta 3 faz + nötr karşılığıdır. NYY-J 5×16 ise yeşil-sarı damar dahil beş damarlıdır: 3 faz + nötr + koruma (PE). Büyük kesitlerde tek damarlı çekim (ör. 1×240) ya da küçültülmüş nötrlü gösterimler de görülür; nötr ve PE kesiti faz kesitinden farklı olabilir; hangi biçimin üretildiğini katalogdan okuyun.

NYY teknik verileri

ÖzellikDeğer
Anma gerilimi0,6/1 kV
Sürekli iletken sıcaklığı70 °C
Kısa devre sıcaklığı (≤ 300 mm²)160 °C (en çok 5 sn)
Kısa devre sıcaklığı (> 300 mm²)140 °C (en çok 5 sn)
En küçük bükülme yarıçapı (çok damarlı)12 × D (D = dış çap)
İletkenBakır, bükülü (çok telli)
StandartlarTS IEC 60502-1, VDE 0276

Bu tablodaki 70 °C ve 160 °C değerleri, ilerideki gerilim düşümü ve kısa devre hesaplarının çıkış noktasıdır; rakamları oradan sabit kabul edeceğiz.

NYY mi, N2XY mi, NA2XY mi?

NYY, N2XY ve NA2XY kablolarının iletken ve yalıtım farklarını gösteren karşılaştırma
Üç kablonun iletken cinsi, yalıtım tipi ve sıcaklık sınıfına göre yerleşimi

Üç kablo da 0,6/1 kV AG enerji kablosudur; fark yalıtım malzemesi ve iletken cinsindedir:

  • NYY: bakır + PVC yalıtım. Sürekli 70 °C, kısa devre 160 °C.
  • N2XY: bakır + XLPE yalıtım (koddaki 2X). Sürekli 90 °C, kısa devre 250 °C.
  • NA2XY: alüminyum iletken (A) + XLPE. Sürekli 90 °C, kısa devre 250 °C.

XLPE (çapraz bağlı polietilen) yalıtımın sürekli çalışma sıcaklığı PVC’ye göre 20 °C daha yüksek olduğundan, aynı kesitte daha fazla akım taşıma potansiyeli sunar. Alüminyum ise bakırdan daha ucuz ve hafiftir; ancak iletkenliği düşük olduğu için aynı akımı taşımak üzere daha büyük kesit ister. Hangisinin nerede mantıklı olduğunu aşağıda sayılarla göstereceğiz.

Direnç ve gerilim düşümü: sıcaklık neden önemli

İletkenin direnci sıcaklıkla artar. IEC 60228 sınıf 2 iletken için 20 °C’de tablo değerleri verilir; çalışma sıcaklığındaki gerçek direnci bulmak için düzeltme yaparız:

R(θ) = R₂₀ × (1 + 0,00393 × (θ − 20))

Örnek olarak 16 mm² bakır iletkeni ele alalım (R₂₀ = 1,15 Ω/km, IEC 60228 sınıf 2 üst sınırı):

R₇₀ = 1,15 × (1 + 0,00393 × 50) = 1,15 × 1,1965 = 1,376 Ω/km

Yani iletken 70 °C’ye ısındığında direnç, 20 °C’deki değerin yaklaşık %20 üzerine çıkar. Bu, gerilim düşümü hesabında doğrudan kendini gösterir.

Şimdi 3 fazlı 400 V bir hatta, 4×16 mm² NYY ile, 100 m mesafede 50 A çekildiğini varsayalım (varsayımdır). Yalnız direnci alıp reaktansı ihmal ediyoruz (cos φ = 1); tam hesap (reaktans dahil) için kablo kesit hesabı ve gerilim düşümü yazımıza bakılmalıdır. Buradaki amaç yalnızca sıcaklık etkisini görmektir.

70 °C’de: R = 1,376 × 0,1 = 0,1376 Ω ΔU = √3 × I × R = 1,732 × 50 × 0,1376 = 11,92 V Oran: 11,92 / 400 × 100 = %2,98

20 °C’de: R = 1,15 × 0,1 = 0,115 Ω ΔU = 1,732 × 50 × 0,115 = 9,96 V Oran: 9,96 / 400 × 100 = %2,49

Sonuç açık: iletken ısındıkça gerilim düşümü %2,49’dan %2,98’e, yani yaklaşık %20 artar. Hesabı 20 °C değeriyle yapmak iyimser bir sonuç verir; hat tam yükte ısındığında gerçekte daha yüksek bir düşüm görürsünüz. Kritik hatlarda düşümü çalışma sıcaklığındaki dirençle kontrol etmek daha güvenlidir.

Kısa devre dayanımı: kesit yeter mi?

Kablonun akım taşıması yetse bile, arıza anında kısa devre akımına kesitin dayanması gerekir. IEC 60364-4-43’teki adyabatik denklem bunu verir:

S ≥ I × √t / k

Burada I kısa devre akımı (A), t kesme süresi (s), k ise yalıtım-iletken çiftine özgü katsayıdır: PVC yalıtımlı bakır için 115, XLPE bakır için 143, PVC alüminyum için 76, XLPE alüminyum için 94.

Diyelim ki hatta beklenen kısa devre akımı I = 10 kA ve koruma cihazı bu akımı t = 0,2 s’de kesiyor (varsayımdır):

√0,2 = 0,4472 I × √t = 10000 × 0,4472 = 4472

NYY (bakır, PVC, k = 115): S ≥ 4472 / 115 = 38,9 mm² → standart üst kademe 50 mm²

NA2XY (alüminyum, XLPE, k = 94): S ≥ 4472 / 94 = 47,6 mm² → yine 50 mm²

Karşılaştırma bir şeyi açıkça gösterir: alüminyum, kısa devre dayanımında da bakırdan daha fazla kesit ister (47,6 mm², bakırın 38,9 mm²’sinden büyük). XLPE’nin 250 °C kısa devre sınırı ise alüminyumu kurtarır: aynı alüminyum iletken PVC yalıtımlı olsaydı (k = 76) S ≥ 4472 / 76 = 58,8 mm² gerekir, 70 mm²’ye çıkmak zorunda kalınırdı. Kesme süresi t doğrudan koruma cihazının açma karakteristiğine bağlı olduğu için, kısa devre kesitini belirleyen aslında koruma seçimidir. Kesme süresi ve akımını doğru kestirmek için kompakt şalter (MCCB) seçimi ve kesme kapasitesi kararı yazımız yol gösterir.

Alüminyuma geçiş ve XLPE avantajı

Büyük kesitli ve uzun hatlarda maliyet nedeniyle alüminyum (NA2XY) sık gündeme gelir. Ama alüminyumun direnci bakırdan yüksektir; aynı gerilim düşümünü tutturmak için kesit büyütmek gerekir. Yalnız direnç eşitliği üzerinden bakalım (akım taşıma kapasitesi ayrıca kontrol edilir):

  • Bakır 50 mm² = 0,387 Ω/km
  • Alüminyum 70 mm² = 0,443 Ω/km → yetmez (direnç bakır 50’den yüksek)
  • Alüminyum 95 mm² = 0,320 Ω/km → yeter

Oran olarak: 0,641 / 0,387 = 1,656. Yani alüminyum, aynı direnci vermek için bakıra göre yaklaşık 1,66 kat kesit ister. 50 mm² bakırın yerine pratikte 95 mm² alüminyum konur. Karar; kesitin büyümesiyle gelen kablo çapı, tava/kanal genişliği ve pabuç maliyeti ile alüminyumun iletken tasarrufu arasında yapılır.

XLPE’nin PVC’ye kıyasla ek akım kapasitesini de kabaca kestirebiliriz. İletken akımı, izin verilen sıcaklık farkının kareköküyle yaklaşık orantılıdır (kaba, birinci mertebe tahmin):

I ∝ √(θ_maks − θ_ortam)

30 °C ortamda XLPE (90 °C) ile PVC (70 °C) oranı: √(90 − 30) / √(70 − 30) = √60 / √40 = √1,5 = 1,225 → yaklaşık %22

İletken direncinin 90 °C’de daha da artması hesaba katılınca bu kazanç yaklaşık %19’a, yani pratikte yaklaşık %20’ye iner. Bu bir eğilim tahminidir; gerçek akım taşıma kapasitesi mutlaka IEC 60364-5-52 tablolarından ve ilgili üretici kataloğundan okunmalıdır. Döşeme yöntemi, ortam sıcaklığı ve gruplama, bu değeri bu kaba orandan çok daha fazla değiştirir.

Seçim adımları

Hat koşuluna göre NYY, N2XY ve NA2XY arasında karar dalları
Mekanik risk, sıcaklık ve maliyet önceliğine göre kablo seçim yolu

NYY ailesinde doğru kabloyu şu sırayla belirleyin:

  1. Koruma koşulunu kurun: I_b ≤ I_n ≤ I_z. Tasarım akımı I_b, koruma cihazının anma akımından I_n küçük ya da eşit; o da kablonun akım taşıma kapasitesi I_z’den küçük ya da eşit olmalı.
  2. Kesiti belirleyin: akım taşıma kapasitesini IEC 60364-5-52 tabloları ve üretici kataloğundan, döşeme yöntemi/sıcaklık/gruplama düzeltmeleriyle okuyun. Yöntemin tamamı kablo kesit hesabı yazımızda anlatılıyor.
  3. Gerilim düşümünü kontrol edin: yukarıdaki gibi, tercihen çalışma sıcaklığındaki dirençle. Sınırı aşıyorsa kesit büyütün.
  4. Kısa devre dayanımını doğrulayın: S ≥ I × √t / k. Koruma cihazının kesme süresi belirleyicidir.
  5. Güzergâh ve mekanik riski değerlendirin: darbe/ezilme riski varsa NYY yerine zırhlı tip ya da ek mekanik koruma; yüksek sıcaklık/yük varsa N2XY; uzun ve büyük kesitli hatta maliyet için NA2XY.

Montajda sık yapılan hatalar

  • Bükülme yarıçapını aşmak: çok damarlı NYY için en küçük yarıçap 12 × D’dir. Daha keskin bükmek yalıtımı ve iletkeni zorlar; köşe dönüşlerinde bu unutulur.
  • Alüminyumda yanlış bağlantı: NA2XY uçlarında bi-metal kablo pabucu (IEC 61238-1 uyumlu) ve oksit önleyici pasta kullanılmalıdır. Alüminyum yüzeyde hızla oksit oluşur; çıplak alüminyumu bakır klemensle doğrudan sıkmak ısınma ve gevşeme yaratır.
  • -J / -O karıştırmak: koruma iletkeni gereken hatta NYY-O çekmek, PE’yi tamamen atlamak demektir. Topraklamalı bir tesiste bu kabul edilemez; besleme PE’sini kablonun içinden götürecekseniz NYY-J seçin.
  • Mekanik riskli güzergâhta çıplak NYY: araç trafiği, kazı ya da darbe olan yerlerde NYY tek başına yeterli değildir; koruma borusu, beton kanal ya da zırhlı tip düşünülmelidir.
  • 20 °C direnciyle yetinmek: gerilim düşümünü soğuk dirençle hesaplayıp “sınırda geçti” demek, tam yükte ısınan hatta düşümün yaklaşık %20 artmasıyla sınırı aşmanıza yol açar.

Hangi kablonun sizin hattınıza oturduğundan emin değilseniz projenizin yük, güzergâh ve koruma bilgilerini bizimle paylaşın, birlikte değerlendirelim.

📩 nyy kablo ihtiyaçlarınız için bize ulaşabilirsiniz.

📧 Teklif ve talepleriniz için: info@electricistanbul.com
🌐 WhatsApp: +90 537 398 12 15

Otomasyon Panosu Tasarımı: PLC, Kumanda Devresi ve Bileşen Seçimi

Otomasyon Panosu Tasarımı: PLC, Kumanda Devresi ve Bileşen Seçimi

Sahada bir makine hattının başında dururken panonun kapağını açtığınızda gördüğünüz düzen, o tesisin ne kadar dertsiz çalışacağını büyük ölçüde belli eder. İçeride güç, kumanda ve otomasyon katmanları birbirine karışmışsa arıza teşhisi kabusa döner; katmanlar ayrılmış, kablolar etiketlenmiş, yedek yer bırakılmışsa bir teknisyen gece yarısı bile hattı üç dakikada ayağa kaldırır. Bu yazı, bir otomasyon panosu projesini sıfırdan kurgularken hangi bileşeni neden seçtiğinizi, 24 V DC güç kaynağını nasıl boyutlandırdığınızı ve hangi standartların pratikte ne dediğini anlatıyor.

Otomasyon panosu ne yapar: güç, kumanda ve otomasyon katmanları

Bir otomasyon panosu üç işi aynı gövde içinde toplar. Güç katmanı şebekeden gelen enerjiyi alır, korur ve dağıtır: giriş şalteri, sigortalar, kontaktörler, motor sürücüleri bu katmandadır. Kumanda katmanı cihazları anahtarlar ve besler: kumanda trafosu ya da 24 V DC güç kaynağı, röleler, buton ve sinyal lambaları. Otomasyon katmanı ise beyni barındırır: programlanabilir denetleyici (PLC), giriş/çıkış (I/O) modülleri, operatör paneli (HMI) ve haberleşme donanımı.

Bu üç katmanı fiziksel olarak da ayırmak, hem EMC (elektromanyetik uyumluluk) hem de bakım açısından ilk kuraldır. Güç katmanının ürettiği anahtarlama gürültüsü, otomasyon katmanının analog sinyallerini bozmasın diye araya mesafe ve ayrım koyarsınız. Panonun mekanik seçimi, IP/IK koruma sınıfı, form ayrımı ve ısı dengesi ayrı bir konudur; bunların ayrıntısını elektrik panosu seçimi ve saha uygulaması rehberimizde ele aldık. Burada odağımız içerideki elektriksel mimari ve bileşen kararları.

Bileşen zinciri: girişten sensöre kadar

Bir otomasyon panosunda enerji ve sinyal, belirli bir sıra izler. Bu zinciri baştan sona kurmadan bileşen seçmek, sonradan tel toplamaya döner.

  • Giriş şalteri / ana devre kesici: Panonun tümünü enerjiden ayıran, kısa devre ve aşırı yük koruması sağlayan eleman. Kısa devre dayanımı, besleme noktasının prospektif kısa devre akımına göre seçilir.
  • Kol koruma ve dağıtım: Sürücü, kontaktör, kumanda beslemesi gibi kolların her biri kendi koruma cihazıyla ayrılır. Motor kollarında motor koruma şalteri kullanımı için motor koruma şalteri yazımıza bakabilirsiniz.
  • Kumanda beslemesi: Ya kumanda trafosuyla 24 V AC ya da anahtarlamalı güç kaynağıyla 24 V DC üretilir. Modern PLC tabanlı panolarda ağırlık 24 V DC’dedir.
  • PLC ve I/O modülleri: Sistemin mantığını yürütür. Dijital giriş, dijital çıkış, analog giriş/çıkış modülleri ihtiyaca göre eklenir.
  • HMI: Operatörün süreçle konuştuğu ekran.
  • Motor sürücüsü (VFD): Değişken hızlı motor uygulamalarında. Sürücü boyutlandırması ayrı bir disiplindir; motor sürücü seçimi rehberimiz bu konuya ayrılmıştır.
  • Kontaktör ve röleler: Yük anahtarlama ve ara yüzey. Kontaktör anma akımı ve termik röle ayarı için kontaktör seçimi yazımız doğru başlangıç noktasıdır.
  • Emniyet rölesi / güvenlik devresi: Acil durdurma, kapı kilidi, ışık bariyeri gibi güvenlik fonksiyonlarını donanımsal olarak yöneten katman.

24 V DC güç kaynağı boyutlandırma: sayısal örnek

24 V DC güç kaynağı yükünün toplanıp yedekle boyutlandırıldığı adım adım hesap
Yükler toplanır, %25 yedek eklenir, üst standart değere yuvarlanır; 5 A / en az 120 W kaynak seçilir.

Otomasyon panolarında en sık atlanan iş, 24 V DC güç kaynağının yetersiz seçilmesidir. Panoya sonradan bir modül ya da birkaç sensör eklendiğinde güç kaynağı zorlanır, gerilim düşer ve PLC ara ara resetlenir. Bu tür bir arızayı sahada teşhis etmek saatler alır. Bu yüzden hesabı baştan yedekli yapmak gerekir.

Aşağıdaki cihaz akımları örnek varsayımdır; gerçek değerler her zaman üreticinin kataloğundan alınır. Tipik bir küçük-orta otomasyon panosunu ele alalım:

  • PLC CPU + genişleme modülleri: 1,2 A
  • 12 endüktif sensör × 0,1 A = 1,2 A
  • 10 röle bobini × 0,04 A = 0,4 A
  • HMI: 0,6 A
  • Analog modül: 0,3 A

Tüm yüklerin toplamı 1,2 + 1,2 + 0,4 + 0,6 + 0,3 = 3,7 A çıkar. Bu, hiç yedek bırakmadan her şeyin aynı anda tam akım çektiği andaki tüketimdir. Pratikte panoya ileride ekleme yapılacağı ve tüm yükün eşzamanlı çalışacağı varsayılarak %25 yedek eklenir: 3,7 × 1,25 = 4,625 A. Bir üst standart anma değeri olarak 5 A’lik bir güç kaynağı seçilir. Gerekli çıkış gücü ise 24 × 4,625 = 111 W olur; yani en az 120 W sınıfı bir kaynak rahat çalışır.

Bu hesabın kritik noktası, endüktif yüklerin (röle bobini, kontaktör bobini, elektromıknatıslı valf) devreye girerken kısa süreli yüksek akım çekmesidir. Katalog akımı sürekli değeri verir; anlık pik değeri hesaba katmazsanız kaynak koruma moduna girer. Bu yüzden bobin ağırlıklı panolarda %25 yedek bazen yetmez, %30’a çıkılır.

PLC ve I/O seçimi: yedek ve haberleşme

PLC seçiminde tek başına giriş/çıkış sayısı yeterli kriter değildir. Üç şeyi birlikte değerlendirmek gerekir: I/O tipi ve sayısı, çevrim süresi (işlem hızı) ve haberleşme yeteneği.

I/O planlamasında en önemli pratik kural, yedek nokta bırakmaktır. Kullanılan her modülde ve toplam I/O sayısında kabaca %20-30 yedek bırakmak, sonraki revizyonlarda modül tipini değiştirmeden ekleme yapmayı sağlar. Aynı mantık pano içi boş montaj yeri için de geçerlidir; ray üzerinde ve kanal içinde boşluk bırakılmayan panoya bir tek klemens bile eklenemez.

Haberleşme tarafında, panonun üst sistemle (SCADA, başka PLC, sürücü ağı) nasıl konuşacağı en baştan kararlaştırılır. Sürücülerin dijital sinyal yerine haberleşme üzerinden yönetilmesi, kablolamayı ciddi biçimde azaltır ama arıza teşhisini haberleşme diagnostiğine taşır. Bu bir ödünleşmedir; hattın bakım kadrosunun yetkinliğine göre karar verilir.

Kumanda beslemesi: 24 V DC mi, kumanda trafosu mu

24 V DC güç kaynağı ile kumanda trafosunun kullanım alanına göre karşılaştırması
PLC ağırlıklı panoda 24 V DC, AC bobinli klasik kumandada trafo öne çıkar.

Kumanda gerilimini 24 V DC anahtarlamalı güç kaynağından mı yoksa kumanda trafosundan 24 V AC olarak mı üreteceğiniz, panonun karakterini belirler. PLC, HMI ve endüktif sensörler zaten DC ile çalıştığı için modern panolarda 24 V DC standarttır. Klasik röle-kontaktör kumandasının ağır bastığı, AC bobinli cihazların yoğun olduğu panolarda ise kumanda trafosu hâlâ yerini korur.

Kablolama, ayırma, EMC ve topraklama

Bir otomasyon panosunun uzun ömrü, büyük ölçüde kablolama disiplininden gelir. Sahada en sık karşılaşılan gürültü kaynaklı arızaların çoğu, güç ve sinyal kablolarının aynı kanalda döşenmesinden çıkar.

  • Güç ve sinyal ayrımı: Güç kablosu ile sinyal/analog kablo ayrı kanallarda döşenir. Kesişme zorunluysa 90° açıyla kesiştirilir; böylece manyetik kuplaj en aza iner.
  • Ekranlama (shielding): Ekranlı kablolarda ekran topraklama yöntemi sinyal tipine ve EMC koşuluna göre belirlenir. Analog ve yüksek frekanslı sinyallerde ekran topraklaması yanlış yapılırsa toprak döngüsü oluşur ve sinyal daha çok bozulur.
  • PE barası (topraklama barası): Panoda tüm koruma iletkenleri tek bir PE barasında toplanır. Gövde topraklamaları, ekran toprakları ve cihaz PE bağlantıları bu bara üzerinden yönetilir. Topraklamanın neden ve nasıl yapıldığına dair ayrıntı için topraklama rehberimizi inceleyebilirsiniz.
  • DC ve AC devre kesici ayrımı: AC anma değerli bir devre kesici DC hatta kullanılmaz. DC’de ark, AC’deki gibi sıfır geçişinde kendiliğinden sönmez; bu yüzden 24 V DC dağıtımında DC anma değerli koruma cihazları seçilir.

Emniyet fonksiyonu asla yalnız yazılıma bırakılmaz

Acil durdurmanın donanımsal güvenlik devresine bağlanması gerektiğini gösteren karar akışı
Güvenlik fonksiyonu donanımsal kurulur; yazılım kararı tek başına vermez.

Bu, tasarımın en önemli güvenlik kuralıdır: acil durdurma ve emniyet fonksiyonları yalnız PLC yazılımına bağlı bırakılmaz. PLC’nin işlemcisi kilitlenirse ya da program bir istisna durumunda takılırsa, yazılıma bağlı bir acil durdurma çalışmaz. Bu yüzden güvenlik fonksiyonu donanımsal olarak kurulur: emniyet rölesi ya da güvenlik denetleyicisi, acil durdurma butonunu doğrudan yük devresini kesecek biçimde yönetir. PLC bu duruma yalnız bilgi olarak dahil olur, kararın kendisini vermez.

Standartlar ve pratikte ne dedikleri

Otomasyon panosu tasarımı, birbirini tamamlayan birkaç uluslararası standardın kesişiminde yürür. Bunları isim olarak bilmek değil, pratikte ne dayattığını bilmek işinize yarar.

  • IEC 61439-1 / -2: Alçak gerilim (AG) anahtarlama ve kontrol düzenlerinin (panoların) genel kurallarını ve güç dağıtım panolarını kapsar. Pratik yansıması şudur: pano bir bütün olarak tasarım doğrulaması ve teslim öncesi rutin test gerektirir. Yani panoyu yalnız montajlayıp bırakamazsınız; sıcaklık artışı, yalıtım, kısa devre dayanımı gibi başlıkların doğrulanmış olması beklenir.
  • IEC 60204-1: Makinelerin elektrik donanımının güvenlik ve kumanda gerekliliklerini tanımlar. Acil durdurma, güvenlik devresi ve donanımsal koruma mantığı bu standardın kapsamındadır. Yukarıda anlattığımız “emniyet yalnız yazılıma bırakılmaz” kuralı buradan gelir.
  • IEC 60529: IP koruma sınıflarını (katı cisim ve su girişine karşı koruma) tanımlar. Panonun bulunduğu ortama uygun IP sınıfı bu standarda göre belirlenir.
  • IEC 61131-2: Programlanabilir denetleyici (PLC) donanımının gereksinimlerini ve testlerini kapsar. Seçtiğiniz PLC’nin elektriksel ve çevresel dayanımının bu standarda göre beyan edilmiş olması, endüstriyel ortamda güvenilir çalışmasının ön koşuludur.

Devreye alma kontrol listesi

Pano sahaya çıkmadan önce şu başlıkların işaretlenmesi, ilk enerji verme anındaki sürprizleri büyük ölçüde keser:

  1. Tüm koruma cihazlarının anma akımı ve kısa devre dayanımı proje değerleriyle uyuşuyor mu?
  2. 24 V DC güç kaynağının çıkış akımı, hesaplanan yedekli yüke (bu örnekte 5 A) yetiyor mu?
  3. Güç ve sinyal kabloları ayrı kanallarda mı; kesişmeler 90° mi?
  4. PE barasına tüm gövde, ekran ve cihaz toprakları bağlanmış mı?
  5. Acil durdurma zinciri donanımsal olarak test edildi mi; PLC kapalıyken de kesiyor mu?
  6. DC hatlarda DC anma değerli koruma cihazı mı kullanılmış?
  7. I/O uçları etiketli mi; klemens numaralandırması şemayla birebir mi?
  8. Yedek I/O ve boş montaj yeri bırakıldı mı?

Sık yapılan hatalar

  • Güç kaynağını sınırda seçmek: Yedek bırakmadan 3,7 A’lik yükü 4 A kaynakla beslemek, ilk eklemede sistemi resetletir.
  • Emniyeti yazılıma yaslamak: En tehlikeli hata; can güvenliği riski doğurur ve denetimden geçmez.
  • Kablo ayrımını ihmal etmek: Analog sinyalin güç kablosuyla yan yana döşenmesi, açıklanamayan ölçüm hatalarının kaynağıdır.
  • AC devre kesiciyi DC hatta koymak: Kesici arkı söndüremez, kontaklar erir.
  • Etiketsiz teslim: Şemayla uyuşmayan klemens numaralandırması, ilk arızada saatlerce zaman kaybettirir.
  • Yedek yer bırakmamak: Ray ve kanal dolu geldiğinde en küçük revizyon bile panoyu baştan düzenlemeyi gerektirir.

Otomasyon panosu tasarımı, tek tek doğru bileşeni seçmekten çok, bu bileşenleri doğru katman mimarisi ve disiplinli kablolamayla bir araya getirmektir. Hesap yedekli, güvenlik donanımsal, kablolama ayrık ve pano test edilmiş olduğunda, o hat yıllarca dertsiz çalışır.


Otomasyon panosu projenizin bileşen listesini ve kumanda mimarisini birlikte gözden geçirmek isterseniz, projenizi bizimle paylaşın.

📩 otomasyon panosu ihtiyaçlarınız için bize ulaşabilirsiniz.

📧 Teklif ve talepleriniz için: info@electricistanbul.com
🌐 WhatsApp: +90 537 398 12 15

NH Sigorta Seçimi: gG mi aM mi? Boyut ve Kesme Kapasitesi Kararı

NH Sigorta Seçimi: Boyut, gG/aM Karakteristiği ve Kesme Kapasitesi

Bir dağıtım panosunda 400 V baradan çıkan bir motor besleme kolunda arıza yaşandı: motor yol alırken NH sigorta attı, ama termik röle hiç tepki vermedi. Sahada ilk bakışta “sigorta küçük kalmış” denip bir üst boyut takıldı. Oysa sorun boyutta değildi; takılan sigorta gG karakteristikliydi ve motorun yol alma akımını aşırı yük gibi algıladı. Buraya bir aM takılması gerekiyordu. NH (bıçaklı) sigorta seçiminde en sık yapılan hata tam da budur: boyutu doğru seçip karakteristiği yanlış seçmek.

NH sigorta, yüksek kısa devre akımlarını kesme kapasitesi ve kompakt gövdesiyle alçak gerilim (AG) dağıtımının belkemiğidir. Ama “kaç amper” sorusu seçimin sadece üçte biridir. Karar üç eksende verilir: boyut (NH00’dan NH4’e), karakteristik (gG mı aM mi) ve kesme kapasitesi. Bu yazıda her üçünü de yükten başlayarak somut örneklerle bağlıyoruz.

NH boyutları ve anma akımı aralıkları

NH gövdeleri standart bir çerçeveye oturur; her gövde belli bir anma akımı bandını kapsar. Bir alt gövdeye sığmayan akım için üst gövdeye geçilir. Pratikte kullanılan bantlar:

GövdeTipik anma akımı üst sınırıNerede kullanılır
NH000 / NH00160 AAydınlatma, priz, küçük motor kolları
NH1250 AOrta güçlü motor ve tali dağıtım
NH2400 AAna dağıtım kolları
NH3630 ATrafo çıkışı, ana bara besleme
NH4 / NH4a1250 – 1600 ABüyük trafo çıkışı, ana giriş

Boyut seçiminde kritik nokta şudur: aynı akım değeri (örneğin 160 A) hem NH00 hem NH1 kartuşunda bulunabilir. Bu durumda altlık (sigorta yuvası) hangi gövdeye uygunsa o kartuş seçilir. Panodaki mevcut altlığı görmeden kartuş sipariş etmek, sahada uymayan malzeme demektir.

gG mı aM mi? Karakteristik kararı

gG ve aM karakteristik karşılaştırması
gG tam aralık koruma yapar; aM yalnız kısa devre korur ve motorda termik röle ister.

NH sigortada iki karakteristik yaygındır ve ikisi tamamen farklı işler yapar:

  • gG: Genel amaçlı, tam aralık koruma. Hem aşırı yükü hem kısa devreyi keser. Kablo, hat, kombine yükler için standart tercihtir.
  • aM: Kısmi aralık, yalnızca kısa devre koruması yapar. Aşırı yük bölgesinde bilinçli olarak atmaz. Motor devrelerinde, yol alma akımını yutması ve kısa devrede hızlı kesmesi için kullanılır. Tek başına motoru aşırı yüke karşı korumaz; mutlaka termik röle veya motor koruma şalteri ile birlikte kurgulanır.

Giriş örneğindeki hatanın kaynağı buydu: motor kolunda gG kullanılınca, yol alma akımı (anma akımının 6-8 katına çıkabilen kısa süreli akım) gG’nin aşırı yük bölgesini tetikledi. aM ise bu geçici akıma karşı tasarımı gereği duyarsızdır.

Bu iki karakteristiğin davranış farkını gG ve aM karşılaştırması şemasında yan yana koyduk.

Motordan NH seçimine: sayısal örnek

Motor NH seçimi hesap merdiveni
Anma akımından aM kademesine ve NH1 gövdesine ilerleyen seçim adımları.

Motor kolunda karar, motor anma akımından başlar. 400 V, 30 kW, güç faktörü 0,85 ve verim 0,90 olan bir asenkron motoru ele alalım.

Motor anma akımı:

I = P / (√3 × U × cosφ × η) I = 30000 / (1,732 × 400 × 0,85 × 0,90) ≈ 56,6 A

Bu 56,6 A, motorun sürekli çektiği akımdır. aM sigorta bu akımın üzerinde bir kademeye, tipik olarak anma akımının yaklaşık 1,4 katına oturtulur; burada yaklaşık 80 A çıkar. 80 A aM kartuş NH1 gövdesinde bulunur. Yol alma akımı (yaklaşık 6 kat, ~340 A, birkaç saniye) bu aM sigortayı tetiklemez; aşırı yük görevini termik röle üstlenir.

Dikkat: Aynı motora gG seçilseydi, yol almayı kaldırabilmek için sigortayı çok daha yukarı (100-125 A) kaydırmak, kısa devre korumasından ödün vermek gerekirdi. aM’nin varlık sebebi tam olarak bu ödünü ortadan kaldırmasıdır.

Hesabın kademe kademe ilerleyişini Motordan NH seçimine: sayısal örnek merdiveninde bulabilirsiniz.

Kesme kapasitesi: en çok atlanan parametre

Seçimin üçüncü ekseni kesme kapasitesidir; yani sigortanın hasarsız kesebileceği en yüksek prospektif kısa devre akımı. NH sigortalar bu konuda alçak gerilimdeki en güçlü elemanlardandır: gG kartuşlar 400/500 V’ta tipik olarak 120 kA kesme kapasitesi sunar. Bu değer, çoğu AG dağıtım noktasındaki olası kısa devre akımının çok üzerindedir; bu yüzden NH, trafo çıkışı gibi kısa devre akımının yüksek olduğu noktalarda tercih edilir.

Burada kritik olan, seçilen sigortanın kesme kapasitesinin montaj noktasındaki prospektif kısa devre akımından büyük olmasıdır. Trafo gücü ve empedansı yükseldikçe kısa devre akımı artar; NH’nin yüksek kesme değeri bu noktada güvenlik payı bırakır. Devre kesici tarafında aynı mantığı kompakt şalter (MCCB) kesme kapasitesi ve ayar kararı yazısında ayrıntılı işledik; NH ile MCCB’nin aynı tesiste hangi kademede kullanılacağı çoğu zaman bu kesme kapasitesi ve maliyet dengesine dayanır.

Standart tarafı: IEC 60269 pratikte ne diyor

NH sigortalar IEC 60269 ailesine göre üretilir. Genel kurallar IEC 60269-1’de, gG ve aM için ek şartlar IEC 60269-2’de tanımlıdır. Bu standardın sahada işinize yarayan iki somut çıktısı vardır:

  1. Karakteristik harfleri anlamlıdır. “gG” ve “aM” harfleri keyfi değildir: ilk harf koruma aralığını (g = tam aralık, a = kısmi aralık), ikinci harf korunan nesneyi (G = genel/kablo, M = motor devresi) belirtir. Bir kartuşun üzerinde gG yazıyorsa, standardın tanımladığı zaman-akım koridorunda çalışacağı garantidir. Bu, farklı üreticilerin kartuşlarının seçicilik açısından öngörülebilir olmasını sağlar.
  1. Konvansiyonel akım sınırları bağlayıcıdır. gG kartuşlar için standart, atmama akımını (konvansiyonel atmama akımı) ve atma akımını (konvansiyonel atma akımı) anma akımının katları olarak tanımlar. 16 A ve üzeri gG için tipik oran: 1,25 × In’de atmaz, 1,6 × In’de belirlenen sürede atar. Bu yüzden bir hattı 1,6 × In’e kadar zorlamak, standart gereği sigortanın “atmayabileceği” bölgedir; kablo kesitini buna göre seçmek gerekir.

Kablo-sigorta uyumu için IEC 60364-5-52 koordinasyon şartı da devreye girer: sigorta anma akımı, kablonun sürekli akım taşıma kapasitesini aşmamalıdır. Yani NH boyutu yalnız yükü değil, beslediği kablonun kesitini de gözeterek seçilir.

Seçim akışı ve saha kontrol listesi

NH kolu seçim karar akışı
Yükün tipi karakteristiği, kesme kapasitesi ise gövde ve kartuş sınıfını belirler.

Bir NH kolu seçerken izlenen sıra:

  • Yük tipini belirleyin. Motor mu, kablo/dağıtım mı? Motorsa aM + termik röle, kablo/karışıksa gG.
  • Anma akımını hesaplayın. Motorda anma akımından, dağıtımda toplam yükten yola çıkın.
  • Kartuş anma akımını seçin. gG için kablo taşıma kapasitesinin altında kalın; aM için motor akımının yaklaşık 1,4 katına oturun.
  • Gövdeyi (boyutu) belirleyin. Seçtiğiniz akım hangi gövdede ve mevcut altlığa uyuyor mu?
  • Kesme kapasitesini doğrulayın. Montaj noktasının kısa devre akımı, kartuşun kesme değerinin altında mı?
  • Seçiciliği kontrol edin. Üst kademe ile 1,6:1 oranı sağlanıyor mu?

Bu adımların hangi soruda hangi karara gittiğini Yük tipine göre NH kolu kararı karar akışında topladık.

Sahada sık yapılan hatalar

  • Altlık-kartuş uyumsuzluğu: NH00 altlığa NH1 kartuş takmaya çalışmak. Boyut mekaniktir, zorlanmaz.
  • Motor kolunda gG: Yol alma akımını kaldırmak için sigortayı büyütüp kısa devre korumasını zayıflatmak.
  • Kılavuzsuz kartuş takıp çıkarmak: NH kartuşları yüklü baradan NH pabuç kılavuzu (kolu) ile ve yalıtkanlı eldivenle çıkarılır. Elle müdahale ark yanığı riski taşır.
  • Kesme kapasitesini görmezden gelmek: Trafoya yakın noktada düşük kesme kapasiteli eleman kullanmak, kısa devrede sigortanın parçalanmasına yol açar.

NH sigortaların oturduğu altlıkların pano içi yerleşimi ve form ayrımı için elektrik panosu seçimi ve saha uygulaması yazısındaki kriterler NH bara sistemleri için de geçerlidir.

Motor kolunda aşırı yük korumasını sigortadan beklememeniz gerektiğini yukarıda vurguladık; bu korumanın nasıl kurgulandığı ve kaçak akım tarafıyla ilişkisi için kaçak akım rölesi seçimi yazısı tamamlayıcıdır.


Motor ve dağıtım kollarınız için NH boyut, karakteristik ve seçicilik tablosunu birlikte çıkaralım: projeniz için seçim desteği alın.

📩 nh sigorta ihtiyaçlarınız için bize ulaşabilirsiniz.

📧 Teklif ve talepleriniz için: info@electricistanbul.com
🌐 WhatsApp: +90 537 398 12 15

Rack Kabinin İçi: Ekipman Yerleşimi ve Elektrik Altyapısı

Bir rack kabini uzaktan bakınca sıradan bir metal dolaptır; içini açınca aslında iki ayrı disiplinin — veri ve elektrik — aynı iskeleti paylaştığını görürsün. Ağ tarafı kabloyu, portu, anahtarı düşünür; elektrik tarafı ise kabinin gerçekte ne kadar güç çektiğini, o gücün ısıya dönüşünce nereye gittiğini ve bir arıza anında kimin devrede kalacağını düşünmek zorundadır. Bu yazı kabinin önce ne olduğunu, sonra elektrikçinin gözünden nasıl boyutlandırıldığını anlatıyor.

Önce ortak dil: U, 19 inç ve 42U

Kabinin içindeki her şey tek bir standarda göre ölçülür. U (rack unit) kabinin “kat” birimidir: 1U = 4,45 cm yükseklik. Cihazlar bu birimle anılır — “1U anahtar”, “2U sunucu”. Genişlik dünyanın her yerinde 19 inç olarak sabittir; en yaygın kabin boyu ise 42U, yani yaklaşık 2 metredir. Bu standart sayesinde hangi markanın cihazını alırsan al, hangi markanın kabinine takarsan tak, hepsi aynı raya oturur.

Yerleşim mantığı da neredeyse her kabinde aynıdır ve tesadüf değildir: ağ ekipmanı üstte, sunucular ortada, ağır güç ekipmanı (UPS, ATS) en altta. Ağırlık merkezini alta almak kabinin devrilmesini zorlaştırır; sıcak hava yükseldiği için fanlar tepeye konur; kablo yönetimi de bu düzenle kolaylaşır. Aşağıdaki çizim, dolu bir 42U kabinin önden görünüşü ve içindeki tipik bileşenler.

42U rack kabinin önden görünüşü: üstte patch panel ve switch, ortada sunucular ve depolama, altta ATS ve UPS, sağda dikey PDU.
Tipik bir 42U rack kabinin önden görünüşü. Yerleşim mantığı hep aynıdır: ağ ekipmanı (mavi) üstte, sunucular ortada, ağır güç ekipmanı (turuncu: ATS, UPS, dikey PDU) altta.

Güç zinciri: prizden cihaza dört durak

Elektrikçi için kabinin kalbi, en alttaki iki kutu ve sağ köşede boydan boya uzanan çubuktur. Bir sunucuya elektrik ulaşana kadar dört duraktan geçer: şebeke → ATS → UPS → PDU → cihaz.

  • ATS (otomatik transfer anahtarı): Kabine iki ayrı kaynak gelir — normal şebeke ve jeneratör. ATS, biri kesildiğinde yükü otomatik olarak diğerine aktarır; kesinti anında insan beklemeden saniyeler içinde devreye girer.
  • UPS (kesintisiz güç kaynağı): ATS kaynağı değiştirirken bile arada milisaniyelik boşluk olur; sunucu bunu kaldıramaz. UPS aküleriyle bu boşluğu doldurur ve jeneratör devreye girene kadar yükü besler.
  • PDU (güç dağıtım ünitesi): Kabinin arka köşesinde dikey duran prizli çubuk. UPS’ten gelen tek beslemeyi kabindeki onlarca cihaza dağıtır — bir kablo grubunun sigorta kutusu gibi.
Rack kabin güç zinciri: şebeke ve jeneratörden ATS, UPS, PDU üzerinden sunuculara giden güç yolu; internetten patch panel ve switch üzerinden veri yolu.
Kabindeki iki ayrı damar: turuncu güç zinciri (şebeke→ATS→UPS→PDU) elektriği sağlamlaştırıp dağıtır, mavi veri zinciri interneti sunuculara taşır. Satın alınan ürünlerin çoğu (UPS, ATS, PDU) turuncu zincirin halkalarıdır.

UPS: kVA değil, önce kW

En sık yapılan hata, UPS’i etiketindeki kVA rakamına bakarak seçmektir. Doğru sıra tersidir: önce kabindeki gerçek aktif güç yükünü (kW) topla, sonra güç faktörüyle görünür güce (kVA) çevir. Diyelim kabin toplam 4 kW çekiyor ve UPS’in çıkış güç faktörü 0,9:

Gerekli görünür güç = 4 kW ÷ 0,9 ≈ 4,4 kVA

Buna büyüme payı eklenir: bugün boş olan U’lar dolacaksa %25 payla ~5,5 kVA mantıklıdır. Fazla büyük seçmek de zarardır — UPS’ler yüklerinin %40–70 bandında en verimli çalışır, düşük yükte verim düşer ve akü boşuna eskir. İkinci karar süre: yalnız jeneratör devreye girene kadar mı köprü kuracak (5 dakika yeter), yoksa sistemi düzgün kapatacak kadar mı (10–15 dakika)? Süre uzadıkça akü ve maliyet hızla büyür. Üçüncüsü topoloji: kritik yükte çift dönüşümlü (online) UPS seçilir — yük her zaman aküden beslendiği için şebeke bozulması cihaza hiç yansımaz.

PDU: kaç faz, kaç amper, ne kadar akıllı?

PDU’da üç şey belirlenir. Akım: kabinin toplam akımı PDU anma akımını aşmamalı — 4 kW’lık tek fazlı bir kabin 230 V’ta yaklaşık 17 A çeker, burada 16 A’lik PDU yetersiz kalır, 32 A’lik seçilir. Faz: yük 5–6 kW’ı geçince tek fazı zorlamak yerine üç fazlı PDU ile yük fazlara dengeli dağıtılır. Akıllılık: basit (yalnız priz), ölçen (metered — akımı gösterir) veya anahtarlanabilir (switched — uzaktan aç/kapa). Yoğun kabinde en az “ölçen” tip seçilir; hangi prizin ne çektiğini görmeden dengeli yükleme yapılamaz.

Topraklama: kabinin görünmeyen omurgası

Veri tarafı bunu düşünmez ama elektrik tarafının en kritik kalemidir. İki işi vardır: can güvenliği (kaçak anında metal gövdenin çarpmaması) ve veri bütünlüğü (cihazlar arası potansiyel farkının parazit üretmemesi). Doğru uygulama kabin gövdesini topraklamaktan ibaret değildir: kabin içinde bir eşpotansiyel topraklama barası bulunur, her cihaz ve raf bu baraya ayrı iletkenle bağlanır, bara da ana topraklamaya iner. Amaç tüm metal parçaların aynı potansiyelde olmasıdır. Boyalı raf kulakları iletkenliği bozduğu için topraklama noktalarında dişli rondela veya boya sıyırıcı kullanılır — atlanınca topraklama “var gibi görünüp” iş görmez.

Soğutma: çektiğin her watt, atman gereken ısıdır

Çoğu kişinin atladığı ayak: kabinin çektiği elektrik gücü neredeyse tamamen ısıya döner. 4 kW çeken kabin, odaya 4 kW’lık ısıtıcı koymakla aynı yükü getirir. Bu yüzden soğutma doğrudan güç yükünden hesaplanır — kabaca soğutma ihtiyacı ≈ toplam BT gücü. 4 kW’lık kabin için en az 4 kW soğutma planlanır. Yerleşim de hesaba dahildir: cihazlar önden soğuk alır, arkadan sıcak atar; bu yüzden soğuk koridor / sıcak koridor düzeni kurulur ve boş U’lara kör panel takılır. Yani boş bir U bile hava akışının parçasıdır.

Özet: kabin bir liste değil, bir zincirdir

Rack kabini seçerken cihazları U’lara sığdırmak işin kolay kısmıdır. Asıl karar zinciri elektrik tarafındadır ve hepsi birbirine bağlıdır: yük (kW) → UPS (kVA + süre + topoloji) → PDU (akım + faz) → kablo kesiti → topraklama → soğutma. Bir halkayı eksik boyutlandırmak — küçük UPS, kör panelsiz kabin, ölçmeyen PDU, gevşek topraklama — sistemi ya durdurur ya da sinsi arızalar üretir. Kabinin içi bu yüzden bir malzeme listesi değil, uçtan uca bir güç ve ısı zinciridir.

Veri merkezi ya da sistem odası güç altyapısında — UPS ve jeneratör boyutlandırması, ATS, PDU, kabin topraklaması ve soğutma yükü hesabında — proje desteği için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Enerji Analizörü Seçimi: Ölçüm Sınıfı ve Harmonik Ölçüm Kararı

Enerji Analizörü Seçimi: Ölçüm Sınıfı, Harmonik ve İzleme Amacına Göre Karar

Bir enerji analizörü siparişi çoğu zaman “panoya bir ölçüm cihazı koyalım” cümlesiyle başlar, sonra da katalogdan en çok özelliği olan model seçilir. Oysa cihazın ne işe yarayacağı belli olmadan yapılan seçim ya gereğinden pahalı bir Sınıf A cihazın tali panoda kWh saymasıyla, ya da harmonik şikayetini çözmesi beklenen ucuz bir ölçerin 15. harmoniğin ötesini hiç görememesiyle sonuçlanır. Doğru soru “hangi analizör” değil, “neyi izleyeceğim ve bu ölçüm kime delil olacak” sorusudur.

Enerji analizörü ile şebeke (güç kalitesi) analizörü arasındaki ayrım da tam burada başlar: birincisi enerji ve güç akışını, ikincisi gerilim kalitesi olaylarını hedefler. Aynı kutuda buluşabilirler ama seçim kriterleri farklıdır. Aşağıda kararı ölçüm sınıfı, harmonik derinliği, akım girişleri ve montaj disiplini üzerinden ayrıştırıyorum.

Önce izleme amacı: cihaz ne için var?

İzleme amacından ölçüm sınıfına giden karar ağacı
Seçim zincirinin ilk halkası amaçtır; sınıf kararı buradan türer.

Seçim zincirinin ilk halkası, verinin ne için toplandığıdır. Üç tipik senaryo var ve her biri farklı bir sınıfa götürür:

  • Enerji takibi ve reaktif güç yönetimi: Aylık tüketim, güç faktörü, kompanzasyon performansı. Burada ölçümün resmi delil değeri aranmaz; istatistiksel doğruluk yeterlidir.
  • Güç kalitesi teşhisi: Ekipman arızaları, sürücü tetiklemeleri, aydınlatmada titreme (flicker), harmonik ısınma. Burada olayın zaman damgası ve dalga şekli kaydı kritiktir.
  • Şebeke işletmecisiyle uyuşmazlık: Gelen gerilim kalitesinin sözleşmeye uygun olmadığını kanıtlamak. Burada ölçüm hukuken savunulabilir olmalı, yani standart bir metoda dayanmalı.

Bu üç amaç, doğrudan reaktif güç cezasının nasıl oluştuğunu adım adım işlediğimiz yazıda anlattığımız kompanzasyon takibinden, saf güç kalitesi teşhisine kadar uzanan bir yelpaze. Amacı netleştirmeden yapılan seçim neredeyse her zaman yanlış tarafa kaçar.

Ölçüm sınıfı: IEC 61000-4-30’un pratikteki karşılığı

Güç kalitesi ölçümünde ortak dil IEC 61000-4-30 standardıdır. Bu standart cihazları ölçüm yöntemine ve doğruluğuna göre sınıflara ayırır:

  • Sınıf A: Ölçüm yöntemi ve toleransları standartta katı biçimde tanımlıdır. İki farklı Sınıf A cihaz aynı sinyali ölçtüğünde, belirsizlik payları içinde aynı sonucu vermek zorundadır. Gerilim ölçüm belirsizliği anma gerilimine (Udin) göre ±%0,1 mertebesindedir. Bu yüzden uyuşmazlık ve resmi raporlamada delil niteliği taşır.
  • Sınıf S: İstatistiksel izleme için tanımlanmıştır. Yöntem daha esnek, belirsizlik biraz daha gevşektir. Trendleri, aşımları, ortalama değerleri görmek için fazlasıyla yeterlidir; ama iki farklı Sınıf S cihazın birebir aynı olayı aynı şekilde raporlaması garanti değildir.
  • Sınıf B (ve sınıfsız enerji ölçerler): Eski cihazların kapsandığı, yeni tasarımlarda önerilmeyen geçiş sınıfıdır. Pratikte bugün tercih listesine girmez.

Saha kararı şuna iner: Ölçüm sonucunu üçüncü bir tarafa (işletmeci, sigorta, mahkeme) göstererek bir iddiayı ispatlayacaksanız Sınıf A alın. Sadece kendi tesisinizi izleyip iyileştirme yapacaksanız Sınıf S hem yeterli hem daha ekonomiktir. Sınıf A cihazı tali panoda kWh saydırmak, kalibreli bir teraziyle un çuvalı tartmaya benzer; para orada boşa gider.

Sınıf A / Sınıf S / basit ölçer arasında seçim

Enerji analizörü tiplerinin karşılaştırma kartları
Ölçüm verisinin nereye kadar güvenilir olması gerektiği, sınıf seçimini belirler.

Gün geçtikçe eskimeyen tek kriter, cihazın verisinin “nereye kadar” güvenilir olması gerektiğidir. Aşağıdaki karşılaştırma, üç seçeneğin tipik konumlanmasını özetliyor.

Ölçüm sınıfına göre analizör konumlandırma

Bu ayrımı yaptıktan sonra ikinci filtre harmonik derinliğidir.

Harmonik ölçümü: kaçıncı harmoniğe kadar ve hangi yöntemle?

Harmonik ölçümünün de bir standardı var: IEC 61000-4-7. Bu standart harmoniklerin nasıl gruplandığını ve hangi zaman penceresinde toplanacağını tanımlar. Cihaz seçerken iki soru sorulur:

  1. Cihaz kaçıncı harmoniğe kadar ölçüyor? Klasik istek 50. harmoniğe kadardır. Frekans dönüştürücülerin ve LED sürücülerinin yoğun olduğu tesislerde 40-50. harmonik aralığı gerçekten anlamlı bileşen taşır; sadece 15. harmoniğe kadar bakan bir cihaz bu tabloyu göremez.
  2. Toplam harmonik bozulma (THD) mu yoksa ara harmonikler (interharmonik) de mi gerekiyor? Kaynak makineleri, ark ocakları ve bazı sürücüler şebeke frekansının katı olmayan bileşenler üretir. Titreme (flicker) şikayetinin kökeninde çoğu zaman bu ara harmonikler yatar; bunları görmek isteyen tesiste ara harmonik ölçen bir cihaz şarttır.

Harmonik değerlendirmesinde referans EN 50160‘tır: kamu şebekesinde gerilim karakteristiklerinin sınırlarını verir. Örneğin haftalık ölçümde 10 dakikalık değerlerin %95’i için toplam gerilim harmonik bozulması sınırı %8, tek başına 5. harmonik için sınır %6 mertebesindedir. Bir cihaz seçerken bu sınırlara göre otomatik raporlama (uygunluk/uygunsuzluk) üretip üretmediğine bakılmalıdır; aksi halde ham veriyi elde manuel değerlendirmek gerekir.

THD ölçümünü EN 50160 sınırıyla okumak

THD ve harmonik değerlerinin EN 50160 sınırlarıyla karşılaştırıldığı hesap adımları
Toplam THD sınır altında olsa bile tek bir harmonik sınıra dayanıyorsa dikkat gerekir.

Bir örnek üzerinden bakalım: bir AG ana panosunda yapılan haftalık ölçümde gerilim toplam harmonik bozulması ile bileşen sınırlarının nasıl yorumlandığını aşağıdaki adımlar gösteriyor. Buradaki mesele tek bir anlık değere değil, dağılımın büyük çoğunluğunun sınır altında kalıp kalmadığına bakmaktır.

Akım girişleri ve dönüştürücü seçimi

Enerji analizörünün doğruluğu, bağlandığı akım trafosunun (ya da Rogowski bobininin) doğruluğuyla sınırlıdır. En pahalı Sınıf A cihaz bile, sınıfı kötü bir akım trafosunun arkasında Sınıf A ölçüm yapamaz. Seçimde dikkat edilecekler:

  • Akım trafosu doğruluk sınıfı: Ölçüm/enerji için 0,5S ya da 0,2S sınıfı hedeflenir. Koruma sınıfı (5P, 10P) akım trafoları ölçüm için uygun değildir.
  • Yük (burden) uyumu: Akım trafosunun anma yükü, kablo + cihaz yükünü karşılamalıdır. Uzun sinyal kabloları burden’ı artırır ve trafoyu doğruluk sınıfının dışına iter.
  • Rogowski bobini: Mevcut bir panoda barayı sökmeden geçmeli montaj gerekiyorsa Rogowski pratik çözümdür; geniş ölçüm aralığı sunar ama düşük akımlarda gürültü tabanı yüksektir, çok küçük yükleri iyi ölçmez.
  • Sekonder değer: 5 A mı 1 A mı, /333 mV mi? Cihazın giriş tipi ile trafonun çıkışı birebir uyuşmalıdır.

Haberleşme: veri panoda kalmasın

Analizör verisi izleme sistemine akmıyorsa yarısı ölü yatırımdır. Endüstriyel ortamda en yaygın çıkış Modbus RTU/TCP’dir. Protokol ve topoloji kararında Modbus ile Profibus farkını ve endüstriyel protokol seçimini ele aldığımız yazı doğrudan işinize yarar; analizör çoğu zaman aynı hattın bir düğümü olarak konumlanır. Cihaz seçerken kayıt (dahili log) kapasitesine de bakılmalıdır: haberleşme koptuğunda veriyi dahili hafızada tutup sonradan aktarabilen cihaz, olay analizinde boşluk bırakmaz.

Sahada sık yapılan montaj hataları

Doğru cihaz seçilse bile bağlantı hataları ölçümü çöpe çevirir. En sık görülenler:

  • Akım trafosu polarite/yön hatası (P1-P2 ters): Aktif güç negatif çıkar, güç faktörü anlamsızlaşır. Devreye alırken bilinen bir yükle işaret kontrolü yapılmalıdır.
  • Faz-akım eşleşmesi kayması: L1 gerilimi L2 akımıyla eşleşirse fazların gücü karışır, toplam doğru görünse bile faz bazlı analiz yanıltır.
  • Gerilim referansı (nötr) bağlantısının unutulması: Faz-nötr ölçümde nötr referansı eksikse gerilim değerleri kayar. Üç fazlı dört telli sistemde nötr mutlaka bağlanır.
  • Sinyal kablosunun güç kablosuyla aynı kanalda çekilmesi: Ekranlama (shielding) yapılmamış sinyal hattı, sürücü gürültüsünü toplayıp harmonik ölçümünü bozar. Ekran tek uçtan topraklanmalıdır.
  • Ölçüm süresinin yetersizliği: Güç kalitesi olayları vardiya, hafta içi/sonu ve mevsimle değişir. EN 50160 mantığındaki değerlendirme için en az bir tam hafta ölçüm alışkanlık haline getirilmelidir.

Standart tarafı: IEC 61557-12 ve PMD anma değeri

Enerji ölçüm ve izleme cihazlarının performansı IEC 61557-12 kapsamında “performans ölçüm ve izleme cihazı (PMD)” olarak tanımlanır. Bu standart, cihazın ölçtüğü büyüklüklerin (aktif/reaktif/görünür güç, enerji, THD vb.) doğruluk anma değerlerini sınıflandırır. Katalogda “%1 doğruluk” gibi tek bir rakam yerine, hangi büyüklükte hangi sınıfta çalıştığı IEC 61557-12’ye atıfla verilmelidir. Pratik anlamı şudur: bir cihaz enerjide çok iyi ama güç faktörü ölçümünde vasat olabilir; standart atfı bu ayrımı görmenizi sağlar.

Özetle üç standart kararınızı şekillendirir: IEC 61000-4-30 ölçüm sınıfını (delil değeri), IEC 61000-4-7 harmonik ölçüm yöntemini, EN 50160 ise sonuçları değerlendireceğiniz sınırları verir. Bir cihazın kataloğunda bu üç koda da atıf yoksa, o cihazı güç kalitesi işi için değil, olsa olsa basit enerji takibi için değerlendirmek doğru olur.

Karar özeti

Seçim akışı kısaca şöyle işler: önce izleme amacı belirlenir, bu ölçüm sınıfını (A/S) verir; sonra tesisin harmonik yükü harmonik derinliğini ve ara harmonik ihtiyacını belirler; ardından akım trafosu sınıfı ve haberleşme altyapısı cihazı tamamlar. Bu sırayı tersten kurmak, yani önce cihaz seçip sonra amaca uydurmaya çalışmak, çoğu hatalı yatırımın kaynağıdır.


Tesisinizin izleme amacına göre doğru ölçüm sınıfı ve akım trafosu seçiminde destek için proje ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.

📩 enerji analizörü ihtiyaçlarınız için bize ulaşabilirsiniz.

📧 Teklif ve talepleriniz için: info@electricistanbul.com
🌐 WhatsApp: +90 537 398 12 15

Kontaktör Seçimi: AC-3 Anma Akımı ve Termik Röle Ayarı Kaç Amper Olmalı?

Kontaktör Seçimi: AC-3 Anma Akımı ve Termik Röle Ayarını Motor Gücüne Göre Belirleme

Bir pano imalatçısının en sık yaptığı hata, kontaktörü katalogdaki “anma akımı” büyük rakamına bakarak seçmektir. Katalog kapağında yazan 40 A değeri çoğu zaman AC-1 (dirençsel yük) içindir; aynı kontaktör AC-3 kategorisinde, yani gerçek bir motoru sürerken çok daha küçük bir motor gücüne dayanır. Motoru kalkış anındaki 6-8 katlık akımıyla, ömrü boyunca milyonlarca kez açıp kapatacak olan cihazı yanlış kolondaki rakama göre seçmek, kontaktörü birkaç ayda kaynatır.

Bu yazıda kontaktör ve ona bağlı termik rölenin seçimini motor gücü üzerinden, gerçek akım değerleriyle ele alıyoruz. Yol verme yönteminin (doğrudan, yıldız-üçgen, yumuşak yol verici) seçimi ayrı bir konu; onun için Soft Starter mı VFD mı, uygulamaya göre yol verici seçimi yazısına bakılabilir. Burada odak, yol verme yöntemi belli olduktan sonra kontaktörün ve termiğin doğru anma değerinin bulunmasıdır.

Kullanım kategorisi: AC-3 rakamı neden farklı

AC-1, AC-3 ve AC-4 kullanım kategorilerinin karşılaştırması
Aynı kontaktör gövdesi AC-1’de daha yüksek, AC-4’te daha düşük güce dayanır; motor seçimi daima AC-3 kolonundan yapılır.

Kontaktör kataloğunda tek bir “anma akımı” yoktur. Cihazın kontaklarının açma sırasında karşılaşacağı yük çok farklı olabildiği için, standart kontaktörü kullanım kategorilerine göre sınıflandırır. Bu sınıflandırma TS EN / IEC 60947-4-1 (kontaktörler ve motor yol vericileri) standardında tanımlıdır. Pratikte üç kategoriyi bilmek yeter:

  • AC-1: Dirençsel veya çok az endüktif yük (cos φ ≥ 0,95). Isıtıcı, rezistans, kompanzasyon kondansatörü hariç dirençsel yükler. Kontaktör bu kategoride en yüksek akıma dayanır çünkü açma anında ark küçüktür.
  • AC-3: Kafesli (sincap kafesli) asenkron motorda, motor dönerken kapama ve normal akımda açma. Motor uygulamalarının %90’ı bu kategoridir. Anma akımı Ie, motorun normal çalışma akımını ifade eder ama kontaktör kalkıştaki 6-8 katlık akımı da defalarca kesecek şekilde boyutlandırılmıştır.
  • AC-4: Motorda ters akım frenleme (plugging), ters yönde ani devreye alma, sık yol verme (jog). En ağır koşul. Aynı motor gücü için çok daha büyük kontaktör gerekir.

Bir örnekle netleşir: 18,5 kW / 400 V bir motor için bir kontaktör serisinde AC-3 anma akımı 40 A iken, aynı gövdenin AC-1 anma akımı 60 A civarında yazılabilir. Motoru AC-1 rakamına göre seçen kişi, gerçekte gücünün yarısı kadar motor sürebilecek bir cihazla karşı karşıya kalır.

AC-3 anma akımını motor gücüne göre seçmek

400 V üç fazlı kafesli asenkron motorlar için yaklaşık anma akımları ve doğrudan yol vermede seçilecek en küçük AC-3 kontaktör akımı aşağıdaki gibidir. Değerler cos φ ≈ 0,85 ve verim ≈ %88 kabulüyle yuvarlanmıştır; motorun etiketinde yazan gerçek akım (In) esastır.

Motor gücü (kW)Yaklaşık motor akımı In (A)Önerilen AC-3 anma akımı Ie (A)
0,752,0≥ 2,5 (9 A gövde)
1,53,5≥ 4 (9 A gövde)
2,25,0≥ 6 (9 A gövde)
48,5≥ 9
5,511,5≥ 12
7,515,5≥ 18
1122≥ 25
1530≥ 32
18,537≥ 40
2243≥ 50
3058≥ 65
3771≥ 80
4585≥ 95
55103≥ 115
75140≥ 150

Kural basit: AC-3 anma akımı, motorun etiket akımına eşit veya biraz büyük seçilir. Bir üst standart kademeye çıkmak (örneğin 37 A yerine 40 A) hem termik yükü rahatlatır hem de kontak ömrünü uzatır; ama gereksiz büyük seçmek de maliyeti şişirir ve termik rölenin ayar aralığını motorun akımına oturtmayı zorlaştırır.

Önemli bir uyarı: bu tablo doğrudan yol verme (DOL) içindir. Yıldız-üçgen yol vermede üç kontaktör kullanılır ve hat/üçgen kontaktörleri motor akımının yaklaşık 0,58 katına, yıldız kontaktörü ise 0,33 katına göre seçilir. Yani yıldız-üçgende her kontaktör DOL’a göre bir-iki kademe küçülebilir; bu da yıldız-üçgeni tercih etmenin gizli avantajlarından biridir.

Termik röle: ayarı motorun etiket akımına oturtmak

Kalkış süresine göre termik röle tetikleme sınıfı seçimi
Kalkışta atma sorununda çözüm ayar akımını yükseltmek değil, doğru tetikleme sınıfını seçmektir.

Kontaktör anahtarlar, korumayı termik röle (aşırı yük rölesi) yapar. Termik röle motorun uzun süreli aşırı yüklenmesine, faz kaybına ve sıkışmaya karşı korur — ama kısa devreye karşı korumaz; kısa devre korumasını motor koruma şalteri veya sigorta sağlar.

Termik röle seçiminde iki karar vardır:

  1. Ayar aralığı: Rölenin ayar bileziği (dial), motorun etiket akımını (In) tam ortasına alacak şekilde seçilir. Örneğin 37 A çeken bir motor için 30-40 A aralıklı bir termik ideal olur; ayar 37 A’e getirilir. Aralığın en ucunda çalışan bir röle ya erken atar ya hiç korumaz.
  2. Tetikleme sınıfı (trip class): Rölenin, motorun kalkış akımında ne kadar süre atmadan bekleyeceğini belirler. IEC 60947-4-1’e göre sınıflar, 7,2×Ie akımda soğuk durumdan atma süresine göre tanımlıdır:
  • Class 10: 4-10 saniye. Standart yükler, kısa kalkışlı motorlar (pompa, kompresör).
  • Class 20: 6-20 saniye. Atalet momenti daha yüksek yükler.
  • Class 30: 9-30 saniye. Ağır kalkışlı yükler (büyük vantilatör, santrifüj, konveyör).

Saha hatası şudur: kalkışta termik atıyor diye ayar akımı motor akımının üstüne çıkarılır. Bu, aşırı yük korumasını fiilen devre dışı bırakır. Doğru çözüm, ayarı motor akımında bırakıp tetikleme sınıfını yükseltmektir (Class 10 yerine Class 20 veya 30). Kalkış süresi uzun olan motorlarda baştan Class 20/30 seçilmelidir.

Motorun neden ağır kalktığını, kayma ve moment ilişkisini derinlemesine anlamak için asenkron motorda kayma ve moment yazısı faydalıdır; kalkış süresini belirleyen esas budur.

Kapasite düşürme (derating) ve pano içi sıcaklık

Katalog anma değerleri genellikle 40 °C ortam sıcaklığı için verilir. Pano içi sıcaklık, sıkışık montaj, güneş gören saha panoları ve yüksek irtifa bu değeri düşürür. Buna kapasite düşürme (derating) denir. 55-60 °C’ye çıkan pano içlerinde AC-3 anma akımı %10-20 gerileyebilir; bu durumda ya kontaktör bir kademe büyütülür ya da pano havalandırılır/soğutulur.

Termik röle de aynı ortamda çalıştığı için, kontaktör ile termiğin aynı sıcaklık şartlarında olması gerekir. Kontaktörü klimalı bir bölmeye, termiği sıcak bir köşeye koymak koruma karakteristiğini bozar. Bimetal termikler ortam sıcaklığına duyarlıdır; sıcak ortamda erken, soğukta geç atarlar. Sıcaklık farkının kritik olduğu tesislerde sıcaklık kompanzasyonlu termik röleler tercih edilir.

Montajda sık yapılan hatalar

  • Kontaktör bobin gerilimini karıştırmak: 24 V DC, 230 V AC, 400 V AC bobinler dışarıdan aynı görünür. Yanlış bobin gerilimi ya bobini yakar ya çekmez. Sipariş öncesi kumanda gerilimi netleştirilmelidir.
  • Yardımcı kontak eksikliği: Mühürleme (kendini tutma) devresi için normalde açık (NO) yardımcı kontak, sinyalizasyon için ek kontak gerekir. Standart kontaktörde tek yardımcı kontak varsa blok eklenir.
  • Termiği kontaktör çıkışına doğrudan takmamak: Termik röle, kontaktörün yük tarafına doğrudan bağlanacak şekilde tasarlanmıştır; araya kablo çekmek hem hatalı hem de mekanik olarak zorlar.
  • Faz kaybı korumasını atlamak: Üç fazlı motorda bir faz giderse motor iki fazla dönmeye devam eder ve sargı yanar. Diferansiyel (faz kaybına duyarlı) termik röle veya ayrı faz koruma rölesi bu senaryoyu yakalar.
  • Kondansatörlü kompanzasyonu AC-3 kontaktörle anahtarlamak: Kondansatör grupları kalkış anında çok yüksek darbe akımı çeker; bunlar için AC-6b kategorili, ön yükleme dirençli özel kontaktörler kullanılır. Standart motor kontaktörü kondansatör grubunda hızla kaynaklanır.

Kısa devre koordinasyonu: Tip 1 ve Tip 2

Kontaktör-termik-şalter üçlüsü bir bütün olarak çalışır. IEC 60947-4-1, kısa devre durumunda bu grubun davranışını iki tipe ayırır:

  • Tip 1 koordinasyon: Kısa devre sonrası kontaktör ve termik hasar görebilir; tehlike yayılmaması yeterlidir. Ekipmanın değişmesi kabul edilir.
  • Tip 2 koordinasyon: Kısa devre sonrası cihazlar tekrar kullanılabilir durumda kalır; kontaklarda hafif kaynama dışında hasar olmaz.

Kritik proseslerde Tip 2 koordinasyon hedeflenir ve bunun için üretici tabloları kullanılır: hangi şalter–kontaktör–termik kombinasyonunun hangi kısa devre akımına kadar Tip 2 sağladığı bu tablolarda yazar. Rastgele marka karışımı koordinasyonu bozar; bu yüzden motor yol verme grubu tek üreticiden ve üreticinin koordinasyon tablosuna uygun seçilir.

Seçim özeti

Doğru sıralama şudur: önce motorun etiket akımını okuyun, sonra AC-3 kolonundan bir üst kademeyi seçin, ardından ayar aralığı motor akımını ortalayan termiği belirleyin, kalkış süresine göre tetikleme sınıfını ayarlayın ve son olarak üreticinin Tip 2 koordinasyon tablosundan uygun şalteri eşleştirin. Bu zincirin herhangi bir halkasını atlamak, en ucuz görünen çözümü en pahalı arızaya çevirir.


Motor yol verme grubunuz için AC-3 kontaktör, termik röle ve Tip 2 koordinasyon seçiminde destek almak isterseniz proje detaylarınızla bize ulaşın.

📩 kontaktör seçimi ihtiyaçlarınız için bize ulaşabilirsiniz.

📧 Teklif ve talepleriniz için: info@electricistanbul.com
🌐 WhatsApp: +90 537 398 12 15

Kompakt Şalter (MCCB) Seçimi: Kesme Kapasitesi Ayarını Doğru Yapmanın Yolu

Kompakt Şalter (MCCB) Seçimi: Kesme Kapasitesi ve Ayar Kararı

Bir dağıtım panosunun ana giriş şalterini seçerken katalogdan ilk bakılan satır çoğu zaman anma akımı (In) oluyor: “400 amper yeterli, geç”. Oysa o şalter, trafonun hemen altındaki bir kısa devrede binlerce amperi kesmek zorunda kaldığında hayatta kalıp kalmayacağını belirleyen değer anma akımı değil, kesme kapasitesidir. Yanlış seçilmiş bir kompakt şalter (MCCB), normal yükte yıllarca sorunsuz çalışır; asıl sınavı bir kere verir ve o an ya arkı söndürür ya da içinde kaynar.

Kompakt şalter, kalıp gövdeli (moulded case) bir alçak gerilim (AG) devre kesicisidir; minyatür şalterin (MCB) üstünde, açık tip şalterin (ACB) altında bir güç aralığını kapsar. Bu yazıda tanımda oyalanmadan seçimin iki kritik kararına odaklanıyoruz: doğru kesme kapasitesini seçmek ve açma birimini (termik-manyetik ya da elektronik) sahaya göre ayarlamak. Pano tarafındaki form ve dokunma koruması kararlarını pano formları seçimi yazısında ayrıca ele aldığımız için burada tekrar etmiyoruz.

Kesme kapasitesi sınıfları: Icu, Ics ve kullanım kategorisi

Icu, Ics ve kullanım kategorisi kartlarının karşılaştırması
Katalogdaki tek bir kesme değerine değil, Icu, Ics ve kategoriye birlikte bakılır.

Kompakt şalterlerin kesme performansı TS EN / IEC 60947-2 kapsamında tanımlanır ve katalogda tek bir sayı olarak değil, birkaç ayrı değer olarak verilir. Bunları karıştırmak en pahalı seçim hatalarından biridir.

Icu (nihai kesme kapasitesi) şalterin tek seferde kesebileceği en yüksek kısa devre akımıdır. Standart, Icu’dan sonra şalterin dielektrik dayanımını koruması gerektiğini ama aynı performansı tekrar vermek zorunda olmadığını söyler. Yani Icu bir “can havli” değeridir: kesti, kurtardı, ama sonrasında değişmesi gerekebilir.

Ics (servis kesme kapasitesi) ise şalterin kestikten sonra da normal servise devam edebileceği akımdır ve Icu’nun yüzdesi olarak verilir (%25, %50, %75, %100). Ana giriş ya da sürekliliği kritik bir kolon için Ics değeri yüksek bir şalter seçmek, arıza sonrası tesisin ayakta kalmasını sağlar.

Kullanım kategorisi (A ve B) ise şalterin kısa devre akımını gecikmeli açıp açamayacağını belirler. Kategori B, kısa zaman gecikmesi (short time delay) ile selektiviteye izin verirken, kategori A anlık açar. Ana-tali koordinasyonu (selektivite) kurulacaksa kategori B şart olur.

Icu ile Isc karşılaştırması

Icu ve Isc karşılaştırmasına göre üç dallı karar şeması
Seçimin çekirdeği tek karşılaştırmadır: Icu, beklenen Isc’yi karşılıyor mu?

Kesme kapasitesi seçiminin çekirdeği tek bir karşılaştırmadır:

Icu ≥ Isc

Burada Isc, şalterin bağlandığı noktada oluşabilecek beklenen kısa devre akımıdır. Bu akımın hesabı IEC 60909’a göre trafo gücü, kısa devre gerilimi (uk) ve besleme kablosunun empedansına bağlıdır ve tesise özgüdür; bu yazıda örnek bir değer üzerinden ilerliyoruz, kendi tesisiniz için Isc’yi proje kısa devre çalışmanızdan almanız gerekir.

Örnek olarak, 1000 kVA / 400 V bir trafonun hemen altındaki ana panoda beklenen kısa devre akımı örnek olarak 35 kA mertebesinde olsun. Bu durumda ana şalterin Icu değeri en az 36 kA (tipik katalog basamağı) seçilmelidir; 25 kA’lık ekonomik bir gövde bu noktada yeterli değildir. Trafodan uzaklaştıkça, kablo empedansı arttıkça Isc düşer, dolayısıyla tali panolarda daha düşük Icu’lu şalterler kullanılabilir.

Icu’nun Isc’nin altında kaldığı durumda iki yol vardır: ya daha yüksek kesme kapasiteli (ve daha pahalı) bir gövdeye çıkılır, ya da üst kademedeki şalterle birlikte üretici tarafından test edilmiş bir kaskad (back-up protection) tablosu kullanılır. Kaskadda üstteki şalter, alttakinin tek başına kesemeyeceği akımı sınırlayarak alttakini korur; ancak bu kombinasyonun üretici katalog tablosunda test edilmiş olması şarttır, kendi kafanıza göre kombinasyon kuramazsınız.

Termik-manyetik ve elektronik açma birimi seçimi

Kesme kapasitesi “felaket anını” yönetir; açma birimi ise günlük korumayı yapar. İki tip vardır ve seçim tesisin karakterine göre yapılır.

Termik-manyetik açma birimi iki bileşenden oluşur. Termik kısım (bimetal) aşırı yükü zamana bağlı açar; ısındıkça bükülür, uzun sürerse tetikler. Manyetik kısım ise kısa devrede anlık açar. Küçük ve orta güçlerde, sabit yük karakteri olan tesislerde ekonomik ve yeterlidir.

Elektronik (mikroişlemcili) açma birimi ise LSI/LSIG fonksiyonlarıyla gelir: uzun zaman (L), kısa zaman (S), anlık (I) ve toprak arızası (G). Ir, tr, Isd, tsd, Ii gibi parametreler ayrı ayrı ayarlanabildiği için selektivite çok daha hassas kurulur. Yüksek akımlı ana girişlerde, motor kalkışlarının bol olduğu tesislerde ve koordinasyon zorunlu olan yerlerde tercih edilir.

Ayar tarafında iki kritik parametre:

Ir (uzun zaman ayar akımı) = In × ayar katsayısı

Ir, kabloyu aşırı yüke karşı koruyan eşiktir ve mutlaka kablo taşıma kapasitesiyle uyumlu seçilmelidir. Burada IEC 60364-4-43’ün koruma zinciri devreye girer:

Ib ≤ Ir (In) ≤ Iz ve I₂ ≤ 1,45 × Iz

Yani devre tasarım akımı (Ib), şalter ayarından küçük ya da eşit; şalter ayarı da kablonun sürekli akım taşıma kapasitesinden (Iz) küçük ya da eşit olmalıdır. 400 A gövdeli bir şalteri, altındaki kablo 300 A taşıyorsa Ir değerini 0,75 basamağına çekerek 300 A’e ayarlamak, kabloyu korumanın tek yoludur.

Im / Isd (manyetik / kısa zaman eşiği) ise geçici akımları (motor yol alma, trafo mıknatıslanma) gereksiz açmadan geçirecek, gerçek kısa devrede ise hızlı tetikleyecek şekilde ayarlanır. Motor kalkış akımının 6-8 katına çıktığı tesislerde bu eşik çok düşük tutulursa şalter her kalkışta atar.

Ayarları sahada projelendirirken

Koruma cihazlarının seçimi tek başına yeterli değil; kaçak akım koruması ile termik korumanın rollerini birbirine karıştırmamak gerekir. Aşırı akım ve kaçak akım iki ayrı olaydır; kaçak akım eşiği ve tip seçimini kaçak akım rölesi seçimi yazısında ayrıca inceledik. Kompakt şalterin toprak arızası fonksiyonu (G), artık akım cihazının yerini tutmaz; farklı mertebelerde çalışırlar.

Selektivite kurarken üst kademedeki şalterin kısa zaman gecikmesi (tsd), alttakinin açma süresinden daha uzun ayarlanır ki alttaki arızayı önce temizlesin, üstteki gereksiz açıp koca tesisi karartmasın. Bu ancak üst şalter kategori B ise mümkündür; kategori A anlık açtığı için tam selektivite sağlanamaz, ancak akım selektivitesiyle sınırlı koruma kurulur.

Pano içi yerleşimde şalterin anma yalıtım gerilimi (Ui) ve darbe dayanım gerilimi (Uimp) değerlerinin tesis gerilim seviyesiyle uyumlu olması; ayrıca ortam sıcaklığına göre kapasite düşürmenin (derating) hesaba katılması gerekir. Katalog değerleri genelde 40 °C referansına göredir; pano içi sıcaklık 50-60 °C’ye çıkan kompakt panolarda anma akımı düşer. Bu düşüşü ihmal etmek, sabahları soğukken sorunsuz çalışıp öğleden sonra atan bir şaltere yol açar. Pano seçim ve ısı yönetimi tarafını elektrik panosu seçimi rehberinde ayrıntılı ele aldık.

Sık yapılan seçim hataları

  • Sadece anma akımına bakıp Icu’yu görmezden gelmek. In doğru, ama trafonun dibindeki Isc karşısında Icu yetersizse şalter kesme anında hasar görür.
  • Icu’yu Ics zannetmek. Kritik bir kolonda %25 Ics’li ekonomik bir gövde seçmek, bir kısa devreden sonra şalterin servis dışı kalması demektir.
  • Ayarı fabrika değerinde bırakmak. 400 A gövdeli şalter 200 A kabloyu korumak üzere kurulduysa Ir’ı düşürmeden bırakmak, kabloyu aşırı yüke açık hale getirir.
  • Kategori A şalterle tam selektivite beklemek. Anlık açan bir şalterle zaman selektivitesi kurulamaz; koordinasyon istiyorsanız kategori B gerekir.
  • Test edilmemiş kaskad kombinasyonu. Farklı markaların şalterlerini kafadan kaskad kurmak; üretici tablosunda olmayan kombinasyon geçersizdir.

Seçim kontrol listesi

  1. Bağlantı noktasındaki Isc’yi proje kısa devre çalışmasından alın; Icu ≥ Isc olduğunu doğrulayın.
  2. Sürekliliği kritik noktalarda Ics/Icu oranına bakın; ana girişte yüksek Ics tercih edin.
  3. Selektivite gerekiyorsa kullanım kategorisi B ve elektronik açma birimi seçin.
  4. Ir’ı kablo taşıma kapasitesine göre ayarlayın: Ib ≤ Ir ≤ Iz.
  5. Manyetik/kısa zaman eşiğini yük kalkış karakterine göre kurun.
  6. Ortam sıcaklığına göre kapasite düşürmeyi hesaba katın.
  7. Icu yetmiyorsa yalnızca üretici onaylı kaskad tablosunu kullanın.

Trafo altı kısa devre değerleri ve selektivite tablonuzla ilgili tereddüt varsa proje kısa devre çalışması ve şalter koordinasyonu için bize yazın.

📩 kompakt şalter ihtiyaçlarınız için bize ulaşabilirsiniz.

📧 Teklif ve talepleriniz için: info@electricistanbul.com
🌐 WhatsApp: +90 537 398 12 15

Kaçak Akım Rölesi Seçimi: 30 mA mı 300 mA mı, A/AC/B Tip Kararı

Kaçak Akım Rölesi Seçimi: 30/300 mA Eşiği ve A/AC/B Tip Kararı

Kaçak akım rölesi (artık akım cihazı, İngilizce Residual Current Device, RCD), faz ve nötr üzerinden geçen akımların vektörel toplamını izler. Sağlıklı bir devrede giden akım dönen akıma eşittir; toplam sıfırdır. Toprağa bir kaçak (insan teması ya da yalıtım bozulması) oluştuğunda bu denge bozulur ve fark akımı anma artık akımını (IΔn) aştığında röle açar. Buraya kadarki kısım tanımdır ve zaten bilinir.

Sahada asıl sorun tanım değil, hangi eşiği ve hangi dalga tipini seçeceğinizdir. Yanlış eşik ya insanı korumaz ya da tesisi durmadan karanlığa gömer; yanlış dalga tipi ise röleyi bugünün elektroniği karşısında kör bırakır. Bu yazı, seçimi devre tipi ve istenmeyen açma riskiyle karşılaştırarak kurar.

30 mA mı, 300 mA mı? Eşik seçimi

Eşik seçimi bir güvenlik felsefesi kararıdır: can güvenliği mi, yoksa mal/yangın güvenliği mi öndedir?

  • 30 mA — İlave (ek) koruma sınıfıdır. Amaç doğrudan insan temasında ölümcül kalp fibrilasyonunu önlemektir. IEC 60364-4-41, prizli devrelerde (32 A’e kadar), banyo/ıslak hacim, dış mekân ve son kullanıcının erişebildiği devrelerde 30 mA’lık ilave korumayı talep eder. İnsan teması olan her yerde varsayılan seçim budur.
  • 300 mA (ya da 100 mA) — Yangın koruması ve ana besleme seçiciliği içindir. 300 mA seviyesi, yalıtım kaçaklarının kablo/pano içinde ısınma ve ark yangınına dönüşmesini engeller; insanı doğrudan korumaz. Genellikle bina ana girişinde ya da dağıtım kademesinde, S tipi (gecikmeli/seçici) olarak kullanılır.

Burada 500 mA gibi bir değeri değil, 50 V dokunma gerilimi sınırının dayattığı topraklama direnci ilişkisini de gözden kaçırmamak gerekir; buna aşağıda hesapla değineceğiz.

Seçicilik: neden tek röle yetmez

Bir binada tek bir 30 mA röle her devreyi beslerse, herhangi bir devredeki küçük bir kaçak tüm tesisi karartır. Doğru mimari kademelidir: ana girişte 300 mA S tipi (seçici, zaman gecikmeli), alt kademede prizli devrelerde 30 mA anlık tip. Alt röle arızayı yerinde açar, üst röle atmaz. Seçicilik için üst kademenin eşiği alt kademenin en az 3 katı ve S tipi olmalıdır.

Dalga tipi: AC / A / F / B

Dört dalga tipinin algılama kapsamı ve uygulama alanlarını gösteren karşılaştırma
Eşik doğru olsa da yanlış dalga tipi röleyi kör bırakır.

Eşiği doğru seçseniz bile, röle kaçağın dalga biçimini görebilmelidir. Modern yükler (anahtarlamalı güç kaynakları, sürücüler, LED sürücüleri, invertörler) artık akımı saf sinüs değil, darbeli ya da düz DC bileşenli üretir. Yanlış tip röle bu akımı ölçemez ve kaçak olmasına rağmen açmaz — sessiz ve tehlikeli bir arıza.

!Kaçak akım rölesi dalga tipi karşılaştırması

  • AC tipi: Yalnızca sinüzoidal alternatif artık akımı algılar. Bugünkü elektronik yüklü tesislerde yeni kurulumda önerilmez; birçok ülke fiilen sınırlamıştır.
  • A tipi: Sinüzoidal AC’ye ek olarak darbeli doğru akım (DC) bileşenini de algılar. Ev, ofis ve genel priz devrelerinde standart ve doğru varsayılandır.
  • F tipi: A tipinin kapsadıklarına ek olarak karışık frekanslı artık akımları görür. Tek fazlı frekans sürücüsü besleyen çamaşır/klima gibi devreler için uygundur.
  • B tipi: Düz (yumuşak) DC artık akımı dahil tüm biçimleri algılar. Üç fazlı frekans sürücüleri, elektrikli araç şarj üniteleri ve güneş enerjisi (GES) invertörleri için zorunlu olabilir.

Üç fazlı motor sürücülü bir tesiste A tipi röle takarsanız, sürücünün doğrultucu katından gelen düz DC kaçak röleyi doyurur ve A tipini kör eder — yani başka bir AC kaçak gelse bile açmayabilir. Sürücü seçiminin kendisi bu kararı doğrudan etkiler; sürücü tipi ve kontrol yapısı için motor sürücü seçiminde moment ve kontrol tipi kararını inceleyebilirsiniz.

Dalga tipi seçim kuralı (özet)

DevreÖnerilen tip
Priz, aydınlatma, genel AC yükA tipi, 30 mA
Islak hacim / dış mekânA tipi, 30 mA
Tek fazlı sürücülü cihazF tipi, 30 mA
Üç fazlı sürücü / EV şarj / GES invertörB tipi (eşik uygulamaya göre)
Bina ana giriş / yangın korumaAC ya da A, 300 mA S tipi

Eşik kararı için karar ağacı

Devre türüne göre 30 mA ve 300 mA eşik seçimini gösteren karar ağacı
Eşik, can güvenliği ile mal/yangın güvenliği ayrımına göre seçilir.

!Devre tipine göre eşik seçimi

Hesap: dokunma gerilimi eşiği topraklamayı zorlar

30 mA ve 300 mA rölelerin gerektirdiği azami topraklama direncini gösteren hesap merdiveni
Düşük eşik, topraklama direnci koşulunu rahatlatır; 300 mA can güvenliği için değildir.

Eşik seçimi topraklama direnciyle bağlıdır. TT sistemde koşul şudur: arıza anında oluşan dokunma gerilimi (UL) güvenli sınırı aşmamalıdır.

Kuru ortamda sınır 50 V kabul edilir. Röle açana kadar topraklama direncinde düşecek gerilim IΔn × RA olduğundan, izin verilen en büyük topraklama direnci RA ≤ UL / IΔn olur.

!Eşiğe göre azami topraklama direnci

Görüldüğü gibi 30 mA’lık röle 50 V sınırını 1667 Ω gibi rahat bir topraklama direnciyle sağlar; pratikte her toprak elektrodu bunu tutar. Oysa 300 mA’lık bir röleyle aynı can güvenliği hedefini tutturmak için topraklama direncinin 167 Ω’un altında olması gerekir. Bu yüzden 300 mA röle insanı korumak için değil, yangın ve mal güvenliği için kullanılır; can güvenliğini 30 mA’lık alt kademeye bırakırsınız.

İstenmeyen açma (nuisance tripping) ve arıza teşhisi

Sahadaki en yaygın şikâyet rölenin “sebepsiz” atmasıdır. Sebepsiz açma yoktur; role gerçek bir fark akımı gördüğü için açar. Kaynağı bulmak gerekir.

Kaçırma akımı birikmesi

Her elektronik cihazın giriş filtresinden toprağa doğal bir kaçırma akımı akar (tipik olarak cihaz başına birkaç mA). Bir 30 mA röle altında çok sayıda bilgisayar, sunucu ya da sürücü toplanırsa, bu daimî kaçırma akımı toplamı açma eşiğine yaklaşır. Pratik kural, normal işletmede toplam kaçırma akımının IΔn’in en fazla %30’u kadar olmasıdır; yani 30 mA röle için ~9 mA. Bunu aşan devrelerde çözüm röleyi iptal etmek değil, yükü birden fazla röleye bölmek ya da uygun eşikte kademeleme yapmaktır.

Teşhis adımları

  1. Ne zaman atıyor? Sürekli mi, belirli bir cihaz devreye girince mi, yağmurda/nemde mi? Nemde açma büyük olasılıkla dış mekân buatı ya da yeraltı kablosunda yalıtım kaçağıdır.
  2. Yük ayırma: Tüm alt devreleri açın, röleyi kurun, devreleri tek tek yükleyin. Röle hangi devrede atıyorsa kaçak orada.
  3. Nötr-toprak karışması: Alt panoda yanlışlıkla nötrün toprakla köprülenmesi (özellikle TN-S sistemde) sürekli fark akımı üretir ve rölenin en sık atma nedenlerindendir. Pano bağlantısını gözden geçirin; pano içi ayrım ve bara düzeni için elektrik panosu seçimi ve saha uygulaması rehberimize bakabilirsiniz.
  4. Yanlış dalga tipi: Sürücülü bir devrede A tipi röle takılıysa, sürücü çalışırken DC bileşen röleyi ya kilitler ya da düzensiz açar. Çözüm F ya da B tipine geçmektir.
  5. Test tuşu ≠ gerçek test: Rölenin üzerindeki T tuşu yalnızca mekanizmanın açtığını gösterir; gerçek açma eşiğini ve süresini ölçmez. Periyodik olarak kaçak akım test cihazıyla açma akımı ve süresi ölçülmelidir.

Röle açmıyorsa

Açmama, atmadan daha tehlikelidir çünkü koruma yok sanılır. Nedenleri: yanlış (yetersiz) dalga tipi seçimi, mekanizma yapışması (yıllarca hiç test edilmemiş röle), yanlış bağlantı (yükün nötrünü röle dışından almak) ya da eşiğin devre için fazla yüksek seçilmiş olması. Kurulumdan sonra ve periyodik olarak gerçek açma testi şarttır.

Standartlar ve pratikte anlamı

  • IEC 60364-4-41 (alçak gerilim tesislerinde elektrik çarpmasına karşı koruma): Prizli devrelerde ve son kullanıcı erişimli noktalarda 30 mA ilave korumayı talep eder. Pratikte: priz kolonuna 30 mA takmıyorsanız tesis bu maddeye aykırıdır.
  • TS EN 61008 (RCCB — kaçak akım koruma anahtarları) ve TS EN 61009 (RCBO — aşırı akım korumalı kaçak akım anahtarı): Cihazın kendi yapısal ve performans şartlarını tanımlar. Pratikte: etikette bu standart yoksa cihazın açma karakteristiği garanti değildir.
  • IEC 62423 / TS EN 62423: A, F ve B tipi rölelerin tanım ve deney şartlarını verir. Pratikte: “B tipi” ibaresi bu standarda göre belgeliyse gerçekten düz DC kaçağı algılar; belgesiz “B benzeri” ürünler algılamayabilir.

Standartların ortak mesajı nettir: eşik can/mal ayrımına göre, dalga tipi ise yükün ürettiği kaçak biçimine göre seçilir. İkisinden birini atlarsanız koruma kâğıt üzerinde kalır.


Tesisiniz için eşik, dalga tipi ve seçicilik kademesini birlikte planlamak isterseniz proje ekibimizle iletişime geçin.

📩 kaçak akım rölesi ihtiyaçlarınız için bize ulaşabilirsiniz.

📧 Teklif ve talepleriniz için: info@electricistanbul.com
🌐 WhatsApp: +90 537 398 12 15

Pano Formları Seçimi: Form 1-2-3-4 İç Ayrımını Bakım ve Güvenlik Kriterine Göre Belirleyin

Pano Formları (Form 1-2-3-4) Seçimi: Bakım, Dokunma Koruması ve TS EN 61439

Pano formları, bir alçak gerilim (AG) dağıtım panosunun içindeki fonksiyonel birimlerin, baraların ve terminallerin birbirinden ne ölçüde bölmelere ayrıldığını tanımlar. Standartta bu, iç ayrım seviyesi (internal separation) olarak geçer ve dört ana kademeye ayrılır: Form 1, Form 2, Form 3, Form 4. Kademeler arttıkça bölmeleme artar, pano büyür, maliyet yükselir; ama enerjili bir pano üzerinde güvenle çalışabilme imkânı da artar.

Burada amaç “Form 1 şudur, Form 4 budur” diye bir tanım tablosu çıkarmak değil. Sahada asıl sorun şudur: Bu pano için hangi formu şartnameye yazmalıyım? Bu yazıda formları; bakım stratejisi, dokunma koruması ihtiyacı ve enerjili bölge (canlı baraya erişim) kriterine göre senaryolarla karşılaştırıyoruz. Pano tipi seçiminin bütününe elektrik panosu seçimi ve saha uygulaması rehberimizde daha geniş baktık; burada yalnızca iç ayrım kararına odaklanıyoruz.

Formların dayandığı standart: TS EN 61439

İç ayrım seviyeleri TS EN 61439-1 (genel kurallar) ve alçak gerilim dağıtım panoları için TS EN 61439-2 kapsamında tanımlanır. Eski TS EN 60439-1 artık yürürlükten kalkmış olmasına rağmen sahadaki birçok eski şartnamede hâlâ atıf yapıldığını görürsünüz; yeni projelerde 61439 serisi esas alınmalıdır.

Standardın form ayrımında dikkat ettiği üç temel unsur vardır:

  1. Baraların fonksiyonel birimlerden ayrılması — kısa devre veya ark durumunda ana baranın bir fider arızasından etkilenmemesi.
  2. Fonksiyonel birimlerin birbirinden ayrılması — bir hücrede oluşan arıza/arkın komşu hücreye yayılmaması.
  3. Terminallerin (dış kablo bağlantı noktalarının) ayrılması — kablo tarafında çalışırken canlı baraya ve komşu terminallere erişimin engellenmesi.

Standart ayrıca ayrımın hangi malzemeyle yapıldığını da ele alır: sac/metal bölme (metallic) ile mi yoksa yalıtkan perde ya da katı bariyer (non-metallic partition) ile mi. Form 4 içindeki Tip a / Tip b ayrımı da buradan gelir; kısaca terminallerin komşu fonksiyonel birime mi yoksa kendi bölmesine mi ait olduğunu belirler. Bu detay, pano üreticisinin “Form 4” dediği şeyin gerçekte ne sunduğunu sözleşmede netleştirmenizi gerektirir — sadece “Form 4” yazmak yetmez, Type 2 gibi alt tanımı da belirtmek gerekir.

Standardın pratikteki en kritik mesajı şudur: Form seviyesi bir güvenlik/işletme kararıdır, prestij kararı değildir. Gereğinden yüksek form seçmek panoyu büyütür, ısıl davranışını zorlaştırır ve maliyeti artırır; gereğinden düşük form seçmek ise enerjili bakımda personeli riske atar.

Seçimi belirleyen üç soru

Form seçimini üç soruya indirgeyebilirsiniz. Bu üç sorunun cevabı formu neredeyse tek başına belirler:

  • Bu pano enerjili haldeyken içinde çalışılacak mı? (Örneğin bir fider bakımdayken diğer fiderler beslemede kalacak mı?)
  • Kim, hangi bölgeye erişecek? Sadece yetkili elektrik personeli mi, yoksa proses operatörü de ön kapağı açıp reset atacak mı?
  • Bir hücredeki ark/arıza, komşu hücreyi veya ana barayı devre dışı bırakmamalı mı? Yani süreklilik (arıza yalıtımı) ne kadar önemli?

Bu soruların hiçbirine “evet” demiyorsanız düşük form (Form 1/2) yeterlidir. Biri veya birkaçına “evet” diyorsanız Form 3 ya da Form 4’e doğru gidersiniz.

Senaryo 1 — Küçük dağıtım panosu, kapak kapalıyken enerji kesilir

Bir tesiste, servis alt panosu düşünün: içinde birkaç kompakt tip devre kesici (MCCB) ve otomatlar var. Bu panoya müdahale gerektiğinde ana şalter açılıp pano tamamen enerjisiz hale getiriliyor. Yani enerjili bölme kavramı yok; çalışma daima ölü panoda yapılıyor.

Burada Form 1 veya Form 2b yeterlidir. Form 2b, baraları fonksiyonel birimlerden ayırarak en azından kapak açıldığında doğrudan ana baraya değme riskini azaltır; küçük bir maliyet farkıyla dokunma korumasını iyileştirir. Bu senaryoda Form 3 veya 4’e para harcamak, kullanılmayacak bir kabiliyeti satın almaktır.

Dikkat edilmesi gereken tek nokta: pano gelecekte “her zaman enerjisiz bakım” varsayımını koruyabilecek mi? Eğer tesis 7/24 çalışmaya geçecekse ve ana şalteri açmak üretimi durduracaksa, senaryo değişir ve Form 2 yetersiz kalır.

Senaryo 2 — Motor kontrol merkezi (MCC), fider bazında bakım

Form 2b, Form 3b ve Form 4b iç ayrım kapsamı karşılaştırması
Bölmeleme arttıkça dokunma koruması ve enerjili çalışma güvenliği artar; pano hacmi, ısıl yük ve maliyet de yükselir.

Bir motor kontrol merkezinde (MCC) onlarca motor çıkışı vardır ve tipik gereksinim şudur: bir motor fiderini bakıma alırken diğer motorlar çalışmaya devam etmeli. Yani bir hücre enerjisiz kılınırken komşu hücreler ve ana bara canlı kalır.

Bu senaryoda Form 3b minimum, çoğu proses tesisinde ise Form 4b tercih edilir. Neden?

  • Form 3b, fonksiyonel birimleri birbirinden ve baradan ayırır; bir hücrenin kapağı açıldığında komşu hücrenin canlı kısımlarına ve ana baraya doğrudan erişim engellenir. Bir hücredeki ark komşuya sıçramaz.
  • Ancak Form 3’te terminaller (dış kablo bağlantıları) ayrılmaz. Motor kablosunu sökerken canlı komşu terminallere yakınsınızdır.
  • Form 4b bu boşluğu kapatır: terminaller de kendi bölmelerine alınır. Böylece bir motorun kablosunu, komşu fiderler ve ana bara enerjili haldeyken sökmek/bağlamak güvenli hale gelir.

Proses sürekliliğinin kritik olduğu, motor sayısının yüksek olduğu ve bakım ekibinin sık kablo tarafı müdahalesi yaptığı tesislerde Form 4b, Type 2 yaygın seçimdir. Sadece “Form 4” yazıp geçmek yerine terminal tipini de belirtmek, teklif aşamasında üreticiler arası kıyası anlamlı kılar.

Senaryo 3 — Ana dağıtım panosu, canlı kablo tarafı müdahalesi

Trafo çıkışındaki ana AG panosunu düşünün. Bu panonun tamamını enerjisiz kılmak, tesisin tamamını karartmak demektir; pratikte neredeyse hiç yapılmaz. Buna rağmen zaman zaman bir çıkış fideri eklenmesi, bir kablo pabucunun sıkılması ya da bir ölçü trafosunun değişmesi gerekir.

Burada tartışmasız Form 4 gerekir ve genellikle terminallerin tam ayrıldığı Form 4b seçilir. Kritik nokta: ana baranın kısa devre dayanımı yüksektir; bu baraya yakın bir yerde enerjili çalışmak, ark patlaması riski açısından en tehlikeli işlerden biridir. Form 4b’nin bara-terminal-fonksiyonel birim ayrımı, çalışılan bölgeyi fiziksel bariyerle canlı baradan izole eder.

Bu senaryoda form seçiminin yanında iç ark dayanımı (internal arc classification) da ayrıca değerlendirilmelidir; form ayrımı iç ark koruması ile aynı şey değildir. Form yüksek olsa bile pano iç ark test sınıfına sahip olmayabilir — ikisini şartnamede ayrı ayrı belirtmek gerekir.

Senaryo 4 — Operatörün erişimi olan pano

Enerjili bakım ihtiyacına göre form seçimi karar ağacı
Form kararı bakım stratejisinden türetilir: enerjisiz bakım Form 1/2, hücre bazında Form 3, kablo tarafı canlı müdahale Form 4b.

Bazı panolarda, elektrikçi olmayan proses operatörü ön kapağı açıp bir sigortayı değiştirir veya reset atar. Burada mesele bakım süreliği değil, dokunma koruması ve yetkisiz erişim riskidir.

Bu durumda formun kendisi kadar, erişilen bölmenin koruma sınıfı (IP) ve komşu enerjili bölümlere parmak/el temasının engellenmesi önemlidir. Genellikle en az Form 3 seçilir; çünkü operatörün eriştiği hücrenin komşusundaki canlı kısımlara ve ana baraya erişimi bariyerle kesilmelidir. Form 2, bu tür “eğitimsiz kullanıcı erişimi” senaryosunda yetersiz kalır: kapak açıldığında birden çok fonksiyonel birim ve olası canlı noktalar aynı hacimde kalır.

Form seçerken sık yapılan hatalar

  • “Ne olur ne olmaz” diye herkese Form 4 yazmak. Enerjili bakım hiç yapılmayacak küçük bir panoya Form 4 yazmak, panoyu gereksiz büyütür, ısı çıkışını (güç kaybını) sıkışık hacimde yönetmeyi zorlaştırır ve maliyeti şişirir. Form kararı bakım stratejisinden türetilmelidir.
  • Form ile iç ark korumasını karıştırmak. Form ayrımı, dokunma ve arıza yalıtımı içindir; iç ark test sınıfı ayrı bir performans kriteridir. Yüksek form iç ark korumasını garanti etmez.
  • Form 4’te Tip a/b’yi belirtmemek. Sadece “Form 4” yazıldığında üretici en ucuz yorumu (genelde Type 1) uygular; kablo terminallerinin gerçek ayrımı beklediğinizden düşük çıkar. Terminal ayrım tipini yazın.
  • Kablo giriş yönünü göz ardı etmek. Form 4b’de bile, alttan/üstten kablo girişi ve terminal bölmesinin geometrisi, gerçek çalışma güvenliğini etkiler. Pano tek hat şeması yanında iç yerleşim şeması da istenmelidir.
  • Isıl doğrulamayı unutmak. Bölmeleme arttıkça iç hava sirkülasyonu azalır. Aynı anma akımındaki bir Form 4 pano, Form 2’ye göre daha kötü soğur; sıcaklık artışı doğrulaması (temperature-rise verification) form seviyesine göre yeniden yapılmalıdır.

Karar mantığının özeti

Seçimi tek cümleyle bağlarsak: Enerjili bakım yoksa Form 1/2, hücre bazında enerjili bakım varsa Form 3, kablo tarafında canlı müdahale gerekiyorsa Form 4b. Aşağıdaki karar ağacı ve karşılaştırma şeması bu mantığı görselleştiriyor.

Her projede formu, kâğıt üstünde değil, tesisin gerçek bakım prosedürüne bakarak belirlemelisiniz: işletme, bu panoyu gerçekten enerjisiz kılabiliyor mu, yoksa üretim bunu kaldırmıyor mu? Cevap buradadır.


Panolarınız için doğru iç ayrım seviyesini ve TS EN 61439 doğrulamasını birlikte belirlemek isterseniz proje detaylarınızı bize iletin.

📩 pano formları ihtiyaçlarınız için bize ulaşabilirsiniz.

📧 Teklif ve talepleriniz için: info@electricistanbul.com
🌐 WhatsApp: +90 537 398 12 15

« Older posts