Kategori: Alçak Gerilim ve Otomasyon (Page 3 of 3)

Alçak gerilim ve otomasyon: Elektrik mühendisliği perspektifiyle endüstriyel otomasyon ve AG çözümleri: PLC programlama, pano tasarımı ve motor sürücü sistemleri ile üretimde maksimum verimlilik sağlayın. Alçak gerilim şalt cihazları ve koruma ekipmanları rehberi. Elektrik mühendisliği standartlarında kompanzasyon, seçicilik ve otomasyon kontrol üniteleri hakkında teknik detaylar. Geleceğin fabrikaları için elektrik mühendisliği ve otomasyon: SCADA sistemleri, sensör teknolojileri ve AG dağıtım panoları ile akıllı üretim süreçlerini keşfedin.

SİGORTA NEDEN ATAR? ELEKTRİK NEDEN KESİLİR? DETAYLI TEKNİK REHBER

Sigorta Neden Atar? Elektrik Neden Kesilir?

Sigorta neden atar (veya şalter neden atar) sorusunu sormadan önce, şunu belirtmek gerekir ki evde elektrik kesildiğinde veya sigorta attığında çoğumuz sadece tekrar kaldırmakla yetiniriz. Oysa bu durumlar, altta yatan ciddi teknik arızaların habercisi olabilir. Bu yazıda “evde sigorta neden atar” ve “elektrik neden kesilir” sorularına hem kullanıcı düzeyinde hem de teknik açıdan yanıt verilecektir.

Sigorta Neden Atar?

1. Aşırı Akım (Overcurrent) Arızası

Bir devreden geçen akım, sigortanın taşıyabileceğinden fazlaysa sigorta koruma amacıyla atar. Örneğin; Aynı anda çamaşır makinesi, fırın ve su ısıtıcısının çalışması.

2. Kısa Devre (Short Circuit) Arızası

Faz ile nötr veya toprak arasında doğrudan temas olduğunda kısa devre arızası oluşur. Yüksek akım nedeniyle yangın tehlikesine karşı sigorta devreyi keser. Nedenleri: izolasyon hatası, priz arızası, hasarlı kablo olabilir.

3. Kaçak Akım (Toprak Kaçağı) Arızası

Elektrik fazından çıkan enerjinin tamamı nötrden dönmezse, kaçak oluşur. Kaçak akım rölesi (RCCB), can güvenliği için sistemi keser. Özellikle ıslak zeminli banyolarda saç kurutma makineleri, çamaşır makineleri gibi cihazlarda meydana gelebilir.

Evde “sigorta neden atar” veya “elektrik neden kesilir” sorusunun birçok cevabı olabilir.

Elektrik Neden Kesilir? Evde Neden Sigorta Atar veya Kaçak Akım Rölesi Atar?

1. Şebeke Kaynaklı Kesintiler

Elektrik dağıtım şirketinin (örneğin CK Enerji, Enerjisa) trafolarında, enerji dağıtım merkezlerinde, trafo merkezlerinde veya enerji nakil hatlarında oluşan sorunlar nedeniyle oluşur.

2. Ana Şalterin Atması

Ev içindeki ana şalter, kısa devre, kaçak ya da aşırı yükte kendini kapatır. Tüm dairenin elektriği kesilir.

3. Sayaç veya Fatura Problemleri

Ödenmemiş fatura, sayaç arızaları, enerji kesme işlemleri de enerji kesintisine sebep olabilir. Enerji dağıtım firması enerjiyi kesmeden önce telefonla, SMS ile veya kendi özel uygulamaları üzerinden kesinti öncesinde bildirim vermektedirler.

4. Nötr Hattı Kopması

Nötr hattında gevşek bağlantılar veya kopma olursa, cihazlar zarar görebilir. Gerilim dengesizliği yaşanır.

5. Sigorta Neden Atar Sorusunun Cevabı; Diğer Nedenler

Kaçak akım rölesi (RCD) veya sigortaların sık sık tetiklenmesi, yalnızca kullanıcı yüklemesiyle değil, aynı zamanda sistem tasarımı ve altyapısal problemlerle de ilişkilidir. Özellikle bina elektrik tesisatındaki topraklama empedansının yüksek olması (örneğin 10 ohm üzeri), kaçak akım rölesinin nominal kaçak akım eşiğini (genellikle 30 mA) aşan kaçak akımların doğru şekilde akış yolunu bulamaması ile sonuçlanır. Bu durumda nötr ile toprak arasındaki potansiyel fark artar ve cihaz hatasız olsa bile sistem hata algılaması yapabilir.

Bunun yanında, RCCB ya da sigorta cihazlarının nominal akım değerlerinin yük karakteristiğine göre doğru seçilmemesi, özellikle transient yükler veya ani yüksek akım çeken cihazlar (motorlu yükler, inverterler, ısıtıcılar) için gereksiz tetiklemelere yol açar. Örneğin, 25 A’lik bir otomatik sigorta yerine 16 A’lik bir sigorta kullanılırsa, cihaz nominal yük altında çalışırken bile açma meydana gelebilir.

Faz ile nötr veya toprak arasında doğrudan temas olduğunda kısa devre arızası oluşur.

Ayrıca, piyasada bulunan bazı düşük kaliteli kaçak akım röleleri, IEC 61008/61009 standartlarına uygun üretilmediğinden, üzerinde yazan açma akımı değerinden çok daha düşük bir akımda açma yapabilir. Bu durum, sistem kararlılığını olumsuz etkiler ve özellikle endüstriyel uygulamalarda yanlış arıza alarmına neden olur.

Atmosferik deşarj olayları (yıldırım düşmesi) ise başka bir yaygın nedendir. Yıldırım, iletken sistemlere endüksiyon yoluyla yüksek gerilim darbeleri (tipik olarak birkaç kV) uygular. Eğer parafudr ya da aşırı gerilim sönümleyici kullanılmamışsa, bu darbe kaçak akım rölesinin içindeki toroid sargılarda dengesizlik oluşturur ve açma gerçekleşir. Aynı zamanda, bu yüksek gerilimler tipik B sınıfı sigortaların manyetik açma mekanizmasını da tetikleyebilir.

Bu gibi durumlarda yapılması gereken; bina topraklama sisteminin ölçülmesi (örneğin topraklama direnci ≤ 5 ohm olmalıdır), doğru akım ve kaçak akım cihazlarının seçimi, transient koruma sistemlerinin (parafudr, varistör) kurulması ve tesisatın periyodik olarak termografik analiz ve izolasyon testi ile kontrol edilmesidir.

Elektrikli cihazları yetkisiz kişiler kesinlikle tamir etmemelidir.

Evde Sigorta Atarsa Ne Yapmak Gerekir?

  1. Sigorta kutusunu kontrol edin, sadece bir sigorta inmişse ilgili devreyi kontrol edin.
  2. Sorunlu cihazları fişten çekin, sigortayı kaldırın.
  3. Tekrar atarsa, cihazda ya da hattaki sorun profesyonel müdahale gerektirir.
  4. Sürekli tekrarlıyorsa, kaçak akım rölesi ya da kablolama kontrol edilmeli.

Enerji kesintilerinden korunmanın bazı yöntemleri vardır. Aşağıda bunlardan bazıları verilmiştir.

  • Tüm hatlarda kaçak akım rölesi (30 mA) kullanın.
  • Yüksek güçlü cihazları farklı sigortalara dağıtın.
  • Periyodik elektrik kontrolü yaptırın.
  • Eski bina ise tesisatı mutlaka yeniletin.
  • Elektrikli cihazları yetkisiz kişiler tamir etmemeli.

“Evde sigorta neden atar?” ve “Elektrik neden kesilir?” soruları sadece yüzeysel şikâyetler değil, sistem güvenliği ve insan sağlığı için kritik konulardır. Elektrik tesisatınızda sık tekrarlayan bu sorunlar varsa, mutlaka uzman desteği alınmalı ve gerekli kontrol ve testler yapılmalıdır.

Sigortarla alakalı en uygun ürün veya proje çözümü için hemen fiyat teklifi alın!

Hızlı Teklif Al

    İŞLETME TOPRAKLAMASI İLE KORUMA TOPRAKLAMASI ARASINDAKİ FARKLAR

    İşletme Topraklaması İle Koruma Topraklaması Arasındaki Farklar

    İşletme ve koruma topraklaması genelde sektörde birbirleriyle karıştırılır. Genel olarak üç çeşit topraklama tipi vardır. Bunlar aşağıdaki gibidir.

    • Koruma Topraklaması
    • İşletme Topraklaması
    • Yıldırım (Fonksiyon) Topraklaması

    Koruma Topraklaması

    Devrelerdeki gerilim altında bulunmayan bölümlerdeki yalıtım hatası durumunda kaçak akım koruma anahtarlama elemanları ile birlikte koruma yapılabilmesi için bu bölümler bir iletken aracılığıyla topraklayıcılara ya da topraklanmış bölümlere doğrudan doğruya bağlanmasıdır. Bu topraklama tipine koruma topraklaması denir. Buradaki amaç yüksek temas gerilimine maruz kalmamak ve dolayısıyla can ve mal kaybını önlemektir.

    Koruma topraklamasına örnek vermek gerekirse; elektrik makinelerinin gövde kısımları, raylı sistemlerde traverslerin, ölçü transformatörlerinin sekonder sargıları, enerji iletim hatlarındaki direklerin toprağa veya topraklayıcıya bağlanması olabilir.

    İşletme Topraklaması

    Elektrik sistemlerinde, işletme akım devresine ait bölümün veya sıfır iletkeninin topraklanmasına işletme topraklaması denir. İşletme devrelerinin nötr noktaları topraklayıcıya bağlanır. Bu devreye bağlı cihazların ve tesisin normal çalışması için gereklidir. İşletme topraklaması omik, indüktif veya kapasitif direnç üzerinden veya dirençsiz, direkt yapılabilir. Direnç üzerinden işletme topraklaması genelde orta gerilim sistemlerinde yapılır.

    Elektrik Tesislerinde İşletme ve Koruma Topraklaması

    Yıldırıma Karşı Yapılan Topraklama

    Tesise yıldırım çarpması durumunda yıldırımın devredeki gerilim altında bulunan tüm elemanlara etkisini azaltmak ve yıldırım akımını toprağa iletmek için işletme akım devresinde bulunmayan hava hatlarının koruma iletkenleri, direkler vb. noktaların topraklayıcı üzerinden topraklanmasıdır. Yıldırım düştüğünde oluşan yıldırım akımının tamamı toprağa akamaz. Akımın bir kısmı işletme devresine yönelir. Bu durumda eğer tesisatta iç yıldırımlık parafudr sisteminin bulunması çok önemlidir. Çünkü parafudr sistemi yıldırım sonucu gelen akımı da toprağa yönlendirir. Böylece tesisattaki ana ve tali panolar, devreye bağlı diğer cihazlar ve iletkenlerde hasar oluşumunu önlenir.

    Yıldırımdan başka türlü korunma yöntemleri de mevcuttur. Bunlardan bazıları paratoner kullanmak ve Faraday kafesi kullanmak örnek olarak verilebilir.

    Topraklama Tipine Göre Dağıtım Şebekeleri

    Alçak gerilim şebekeleri uluslararası yönetmeliklere göre üç tipte tanımlanmaktadır.

    • TN Sistem
    • TT Sistem
    • IT Sistem

    Buradaki harflerin anlamları vardır. T harfi “Terra” yani toprak anlamında, N harfi nötr, I harfi “Isolation” yani izolasyon anlamındadır. Bunlarında yanında C harfi “Combine” yani birleşik, S harfi ise “Seperate” yani ayrı anlamında gelmektedir. İlk harf güç sisteminin toprağa nasıl bağlı olduğunu gösterir. T harfi topraklamanın direkt yapıldığını ifade ederken, I harfi ise gerilim altındaki aktif kısımların tamamen topraktan yalıtılmış olması ve topraklamanın bir empedans üzerinden yapılmasını ifade eder. İlk harf genelde işletme topraklamasını göstermektedir. İkinci harf ise devredeki veya cihazların aktif olmayan bölümlerinin topraklama durumunu belirtir. Yani koruma topraklamasını ifade eder. Burada yine T harfi doğrudan dirençsiz bir şekilde topraklamayı ifade ederken, N ise topraklanan bölümlerin nötr noktasına bağlandığını ifade eder. Diğer bir deyişle koruma ve işletme topraklamasının birleştirildiğini belirtir.

    TN Şebeke Sistemi

    TN sistem işletme topraklamasını ifade eder. Alçak gerilim şebekelerinde koruma iletkeni (PE) bulunur. TN sistemlerdeki topraklanan bölümler bu PE iletkenine bağlanır. PE iletkeni ise devrenin nötr noktasına doğrudan bağlanarak topraklanmış olur. TN şebeke tipi de kendi içerisinde üçe ayrılır.

    • TN – C Şebeke Sistemi
    • TN – S Şebeke Sistemi
    • TN – C – S Şebeke Sistemi

    TN – C Sistemi

    TN-C sisteminde elektrik tesisindeki bütün madeni ve aktif olmayan bölümler ile nötr iletkenleri ortak PEN iletkeni üzerinden birleştirilerek topraklama yapılır.

    TN – S Sistemi

    TN – S sisteminde elektrik tesisindeki bütün madeni ve aktif olmayan bölümler PE koruma topraklama iletkeni üzerinden işletme topraklamasına bağlanır. Burada nötr hattı ise ayrıdır.

    TN – C – S Sistemi

    TN – C – S sisteminde elektrik tesisindeki bütün madeni ve aktif olmayan bölümler bir PE koruma topraklama iletkeni ile nötr iletkenleri şebekenin bir bölünde ayrı, bir bölümünde ise ortak bir bağlantıdadır.

    TT Şebeke Sistemi

    TT şebeke sisteminde koruma ve işletme topraklaması ayrı yapılmaktadır. Elektrik tesisindeki aktif olmayan bölümlerin topraklaması doğrudan topraklama elektroduna (topraklayıcıya) bağlanır. Nötr hattı ise yine doğrudan ayrı olarak topraklama elektroduna bağlanır.

    IT Şebeke Sistemi

    IT şebeke sisteminde işletme devresinde topraklama yapılmaz. Devrede nötr hattı varsa, topraktan yüksek bir direnç vasıtasıyla izole edilir. Eğer nötr hattı yoksa, bir fazı yüksek bir empedans üzerinden toprakla arasındaki izolasyonu yapılır. Ancak devreye bağlı cihazların gerilim altında olmayan bölümleri yani koruma topraklaması ise topraklayıcıya doğrudan bağlanarak yapılır. Devrenin toprakla olan izolasyonunun kontrolü ise izolasyon kontrol cihazı ile yapılır. Koruma sistemine göre izolasyon hatası olması durumunda devrenin enerjisi kesilebilir. IT şebeke, dağıtım şebekelerinde pek kullanılmaz. Genelde trafo merkezlerinin veya ada modunda çalışan jeneratör sistemlerinde tercih edilir.

    Topraklama Neden Yapılır ve Önemi

    Topraklama, elektrik tesisatlarında güvenliği sağlamak ve olası arızalarda insan hayatını korumak için yapılır. Topraklama ölçümü, sistemdeki topraklama direncinin uygun seviyede olduğunu belirlemek için yapılır ve bu işlem için genellikle meger ölçüm cihazı kullanılır. Meger topraklama ölçümü, elektrik tesisatlarının güvenliğini doğrulamak için en yaygın yöntemlerden biridir. Özellikle, doğalgaz topraklama ölçümü ve paratoner iletkeni gibi hassas sistemlerde düzenli ölçüm yapılması hayati öneme sahiptir.

    Koruma topraklaması ve işletme topraklaması, elektrik tesisatlarında yaygın olarak kullanılan topraklama türlerindendir. Topraklama tesisatları, enerjinin doğru şekilde topraklanmasını sağlar ve bu sistemlerin düzenli topraklama kontrolü ile denetlenmesi gerekir. Topraklama belgesi veya EMO topraklama belgesi, bu kontrollerin uygun şekilde yapıldığını gösterir. Toprak direnci ölçümü, genellikle multimetre ile topraklama ölçümü veya daha gelişmiş cihazlarla yapılır. Bu ölçüm sırasında, sistemde kullanılan grafit elektrot, alüminyum elektrot, ve tungsten elektrot gibi elektrotların durumu önemlidir. Elektrot çeşitleri, toprağın özgül direncine ve tesisin ihtiyaçlarına göre seçilir. Örneğin, grafit elektrot fiyatları, dayanıklılık ve performansa bağlı olarak değişkenlik gösterir.

    Topraklama işlemi sırasında kullanılan toprak kablo ve topraklama kabloları, elektrik enerjisinin güvenli bir şekilde toprağa iletilmesini sağlar. Ayrıca, toprak özgül direnci ölçümü, tesisatın bulunduğu bölgenin topraklama performansını değerlendirmek için kritik bir adımdır. Temel topraklama, binaların güvenli enerji bağlantısı için önem taşırken, elektrik tesisatı periyodik kontrol işlemleri bu güvenliği sürekli kılar. Sonuç olarak, topraklama hem tesisat güvenliği hem de insan sağlığını korumak için gereklidir. Topraklama ölçümü yapan firmalar, bu alandaki uzmanlıklarıyla güvenli sistemler oluşturulmasına katkıda bulunur. Düzenli topraklama ölçümleri ve kontrolleri, elektrik sistemlerinin sorunsuz çalışması için temel bir gerekliliktir.

    TOPRAKLAMA NEDİR? NEDEN YAPILIR?

    Topraklama Nedir?

    Topraklama, elektrik enerjisinin üretimi, iletimi, dağıtımı ve tüketimi sırasında oluşabilecek can ve mal kaybı riskini en aza indirmek için kullanılan kritik bir güvenlik sistemidir.

    Topraklama nedir sorusunun en basit tanımı şudur: Gerilim altında olmayan tüm elektrik teçhizatlarının, sıfır iletkenlerinin ve bağlı olduğu metal aksamların, yalıtım hatası durumunda ortaya çıkabilecek arıza akımlarını güvenli bir şekilde toprağa iletmek amacıyla bir iletken vasıtasıyla toprağa bağlanması işlemidir.

    Toprak, yeryüzünde elektrik potansiyelinin sıfır olduğu bir referans noktasıdır. Bu nedenle bir arıza anında akımın en kolay ve en kısa yolu toprağa gitmektir. Toprağın kendine ait bir direnci, özgül direnci (özdirenci) ve gerilimi bulunur. Bu değerler sahada özel cihazlarla ölçülerek, binaya veya tesise en uygun topraklama sistemi tasarlanır ve uygulanır.

    Topraklama sistemi, hem insan hayatını korumak hem de elektrikli cihazların ve tesisatın güvenliğini sağlamak amacıyla zorunlu bir önlemdir.

    Topraklama Ne İşe Yarar?

    Topraklama zorunlu bir güvenlik önlemidir. Topraklamanın yapılmadığı elektrik tesislerinde can ve mal kaybı riski oldukça yüksektir. Bu nedenle insan hayatını korumak, cihazların ömrünü uzatmak ve olası arıza akımlarına karşı önlem almak için topraklama sistemi mutlaka yapılmalıdır.

    Elektrik sistemlerinde gerilim altında bulunan kısımlar yalıtımla korunur. Ancak zamanla yalıtım malzemelerinde bozulma, delinme veya eksiklik meydana gelebilir. Yıldırım düşmesi, yanlış bağlantı, doğal afetler veya mekanik darbeler gibi sebeplerle yalıtım zayıflayabilir. Bu durumlarda devredeki panolar, transformatörler, metal kabinler ve diğer teçhizatların gerilim altında olmayan kısımlarında arıza akımı (kaçak akım) oluşabilir.

    İşte bu arıza akımını en kısa ve güvenli yoldan toprağa ileterek ortadan kaldırmak için topraklama sistemi devreye girer. Toprağın elektrik direnci çok düşük olduğu için arıza akımı hızla toprağa akar ve tehlike önlenmiş olur.

    Ayrıca topraklama, elektrik enterkonnekte şebekelerin daha stabil ve düzgün çalışmasını sağlar. Sistemdeki potansiyel farklarını dengeleyerek daha güvenli ve verimli bir elektrik dağıtımı yapılmasına katkı sunar.

    Topraklama Ölçümü

    Topraklama Nasıl Yapılır?

    nsan vücudunun elektriksel direnci kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle 1000 – 3300 ohm arasında kabul edilir. Can kaybına yol açmayacak, tehlikeli olmayan akım değeri ise yaklaşık 20 mA olarak alınır. Bu değerlere göre insan için güvenli temas gerilimi 50 V olarak belirlenmiştir.

    Topraklama ve kısa devre hesaplamalarında iki önemli kavram kullanılır:

    • Dokunma Gerilimi (Touch Voltage): Topraklama sistemindeki gerilimin, bir insan tarafından eliyle ve ayağıyla köprüleyebileceği bölümüdür. Yani kişi topraklanmış bir cihaza dokunduğunda hissedilen gerilimdir.
    • Adım Gerilimi (Step Voltage): Topraklama geriliminin, insanın yaklaşık 1 metrelik adım mesafesiyle köprüleyebileceği bölümüdür. Kişi iki ayağı arasında oluşan gerilim farkıdır.

    Bu iki gerilim değeri, topraklama tasarımı yapılırken insan güvenliğinin sağlanması açısından büyük önem taşır. Topraklama sistemi, dokunma ve adım gerilimlerini kabul edilebilir limitler içinde tutarak elektrik çarpması riskini minimize eder.

    Topraklama Gerilimi ve Özdirenci Nedir?

    Topraklama gerilimi, topraklama tesisi ile referans toprak arasında ölçülen potansiyel farktır. Topraklayıcının yayılma direnci ise topraklama tesisi ile referans toprak arasındaki direnç değeridir. Bu iki kavram, topraklama sisteminin tasarımında ve hesaplamalarında sıkça kullanılır. Her ikisi de sahada özel ölçüm cihazları ile belirlenir.

    Toprak özdirenci (ρE), topraklama hesaplamalarında temel alınan önemli bir parametredir. Kenar uzunluğu 1 metre olan bir toprak küpünün karşılıklı iki yüzeyi arasındaki direnç olarak tanımlanır. Toprağın cinsi, yapısı, yoğunluğu, nem oranı ve sıcaklığına göre büyük değişiklik gösterebilir.

    Ayrıca toprakta derinliğe inildikçe özdirenç değeri de değişir. Bu nedenle topraklama projesi hazırlanırken farklı derinliklerde ölçümler yapılması ve bu değişimin hesaplamalarda dikkate alınması gerekir.

    Topraklama İletkeni Olarak Galvaniz Şerit Kullanılabilir.

    Topraklama direncinin düşük olması, topraklama sisteminin etkili çalışması için çok önemlidir. Çünkü arıza akımı her zaman en düşük dirençli yolu tercih eder. Bu nedenle topraklama direncini mümkün olduğunca düşük tutmak, sistemin güvenliği açısından kritik bir gerekliliktir.

    Topraklama direncini düşürmek için kullanılan başlıca yöntemler şunlardır:

    • Topraklayıcı elektrodun boyutunu ve çakılma derinliğini artırmak
    • Daha iyi iletkenlik özelliğine sahip topraklama iletkeni kullanmak
    • Bağlantı noktalarının kalitesini yükseltmek ve iyi bir galvanizli bağlantı sağlamak
    • Toprağın kalitesini iyileştirmek

    Özellikle toprağın nemli ve ıslak olması topraklama direncini önemli ölçüde düşürür. Taşlı, kuru ve sert topraklardan mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Topraklama elektrodunun çakıldığı bölgenin nem oranını artırmak için gerekli önlemler alınmalı, gerekirse kimyasal topraklama maddeleri kullanılarak toprak iletkenliği iyileştirilmelidir.

    Düşük topraklama direnci, arıza anında akımın hızla toprağa dağılmasını sağlayarak insan ve ekipman güvenliğini maksimum seviyede korur.

    Topraklamada Kullanılan Malzemeler

    Topraklama malzemeleri seçilirken, çevre koşulları, zemin yapısı ve hedeflenen yayılma direnci değerleri dikkate alınarak en uygun topraklama sistemi belirlenir. Kullanılacak malzemeler, toprağın cinsine, nem oranına ve projenin gereksinimlerine göre değişiklik gösterebilir.

    • Topraklama Çubuğu: toprağa gömülebilen ve cihazların toprakla bağlantısını sağlayan geniş yüzeyli iletken bir parçadır. Topraklayıcı olarak da adlandırılır. Şerit veya örgülü iletken, çubuk, profil, levha veya şerit olarak kullanılabilir.
    • Temel topraklayıcı : Beton içine gömülen, toprak ile beton arasında geniş yüzeyli olarak temasta bulunan iletkene denir. Bir elektrot çeşididir. Genelde inşaat projelerinde binaların topraklama sisteminde kullanılır.
    • Topraklama iletkenleri: örgülü bakır, galvaniz şerit veya sarı-yeşil kablo (Elektrik İç Tesisat Yönetmeliği’nde yazılı olan) olabilir.
    • Bağlantı elemanları; bakır veya galvanizden yapılan klemens, pabuç vb. irtibatlandırma ekipmanlarıdır.
    • Koruma İletkeni (PE): devredeki işletme elemanlarının topraklayıcıya, eş potansiyel dengeleme barasına bağlayan iletkene denir.
    • Koruma ve nötr iletkeni (PEN): koruma iletkenin nötr iletkeni ile birleştirildiği iletken baradır.
    • Eş potansiyel topraklama barası: birden fazla iletkenin bağlandığı, topraklanan tüm ekipmanların ortak bir baraya getirilerek aralarındaki potansiyel farklarının eşitlendiği baradır.

    Bu malzemelerin kalitesi, doğru seçimi ve profesyonel montajı, topraklama sisteminin uzun ömürlü ve etkili çalışması için büyük önem taşır.

    Topraklama Kabloları Sarı Yeşil Renktedir.

    Topraklama yapılırken ilk olarak tesisin türü, kullanım amacı ve bulunduğu zeminin yapısı dikkate alınmalıdır. Daha sonra sahada detaylı ölçümler yapılarak topraklama direnci, toprak gerilimi ve özdirenç değerleri belirlenir. Bu ölçüm sonuçlarına göre gerekli hesaplamalar yapılır ve tesise en uygun topraklama sistemi tasarlanır.

    Tasarlanan sisteme göre doğru topraklama malzemeleri seçilir ve profesyonel şekilde sahada uygulanır. Tüm bu süreç, tesisin güvenliği ve uzun ömürlü çalışması açısından büyük önem taşır.

    Türkiye’de yapılan tüm topraklama işlemleri, “Elektrik Tesislerinde Topraklamalar Yönetmeliği” hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilmek zorundadır. Bu yönetmelik, hem insan güvenliğini hem de tesisin korunmasını sağlayan standartları belirler.

    Topraklama Nedir, Neden Yapılır ve Önemi

    Topraklama, elektrik tesisatlarında güvenliği sağlamak ve olası arızalarda insan hayatını korumak amacıyla yapılan zorunlu bir güvenlik sistemidir.

    Topraklama ölçümü, sistemdeki topraklama direncinin kabul edilebilir seviyede olup olmadığını kontrol etmek için yapılır. Bu ölçüm genellikle meger ölçüm cihazı ile gerçekleştirilir. Meger topraklama ölçümü, elektrik tesisatlarının güvenliğini doğrulamak için en yaygın ve güvenilir yöntemlerden biridir. Özellikle doğalgaz tesisatı topraklama ölçümü ve paratoner iletkeni gibi kritik sistemlerde düzenli olarak yapılması hayati önem taşır.

    Elektrik tesisatlarında en sık kullanılan iki topraklama türü koruma topraklaması ve işletme topraklamasıdır. Bu sistemlerin düzenli olarak denetlenmesi ve topraklama kontrolü yapılması gerekir. Yapılan kontroller sonucunda düzenlenen topraklama belgesi veya EMO topraklama belgesi, sistemin yönetmeliklere uygun olduğunu resmi olarak gösterir.

    Toprak direnci ölçümü, multimetre ile yapılabildiği gibi daha hassas ölçümler için gelişmiş cihazlar da kullanılır. Ölçüm sırasında kullanılan grafit elektrot, alüminyum elektrot ve tungsten elektrot gibi elektrotlar, toprağın özgül direncine ve tesisin ihtiyaçlarına göre seçilir.

    Topraklama işleminde kullanılan toprak kablo ve topraklama kabloları, arıza akımlarının güvenli bir şekilde toprağa iletilmesini sağlar. Ayrıca toprak özgül direnci ölçümü, tesisin performansını değerlendirmede kritik rol oynar. Binalarda yapılan temel topraklama ise yapının genel güvenliği için temel bir adımdır.

    Sonuç olarak, topraklama hem tesisatın güvenliğini hem de insan sağlığını korumak için vazgeçilmezdir. Düzenli topraklama ölçümleri ve periyodik kontroller, elektrik sistemlerinin sorunsuz ve güvenli çalışmasını sağlar.

    AÇIK TİP DEVRE KESİCİLER

    Açık Tip Şalter & Açık Tip Devre Kesici

    Açık tip şalter nedir? Açık tip devre kesici nasıl çalışır? Açık tip şalterler ve açık tip devre kesiciler, elektrik tesisatlarında manuel olarak açılıp kapanabilen, havada çalışan devre kesme cihazlarıdır. Bu yazıda açık tip şalter türleri, çalışma prensibi, avantajları, dezavantajları ve kullanım alanları hakkında detaylı bilgi bulacaksınız. Açık tip şalter ve açık tip devre kesici nedir? Havada çalışan, görünür kontaklara sahip manuel devre kesicilerdir. Elektrik panolarında ve orta gerilim sistemlerinde sıkça kullanılan açık tip şalterlerin özellikleri, tipleri ve farkları bu içerikte açıklanıyor.

    Açık tip şalter diye adlandırılan elektrik koruma cihazı, alçak gerilim panolarında kullanılan, bağlı olduğu devrede aşırı akım ve kısa devre arızlarına karşı koruma yapan bir devre kesicidir. Anma akımı 800 A’den başlar, 10.000 A değerine kadar çıkabilir. Genellikle devre gerilimi 690V ve altındaki uygulamalarda kullanılır. Bazı solar projelerde 1000 V veya 1500 V açık tip devre kesiciler kullanılabilmektedir.

    Açık Tip Şalter Nedir, Nasıl Çalışır?

    Açık tip şalter hava izoleli yapıdadırlar. Enerji altındaki kontakların açılımı ve bununla beraber oluşacak arkın söndürülmesi hava izoleli bir kapsülün içerisinde yapılır. Zaten İngilizce ismi ACB (Air Circuit Breaker) olarak hava izoleli devre kesici diye belirtilmektedir. Geçmişte yağlı devre kesiciler kullanılırdı ancak artık teknolojinin de gelişmesiyle yüksek performanslı, daha dayanıklı, elektronik açma üniteleriyle beraber hem manuel hem de uzaktan kontrol edilebilen yeni tip devre kesiciler, yağlı tip devre kesicilerin yerini almıştır.

    Açık Tip Şalter (Devre Kesiciler) Nasıl Çalışır?

    Hava izoleli açık tip şalterlerin en önemli özelliği arkı basınçlı hava püskürtmesiyle söndürmesidir. Bir aşırı akım veya kısa devre arızası olduğunda şalterin kontakları açılırken kontaklar arasında ark oluşur. Basınçlı hava püskürtülmesi, bu arkı söndürür. Şalterler, ana devreye bağlı sabit veya hareketli kontak ve açma mekanizmasına bağlı hareketli bir kontağa sahiptir. Devre kapalıyken, akım kontakları üzerinden akım akar ve devre tamamlanır. Eğer akım, kesicinin değerinin üzerindeyse, açma mekanizması etkinleştirilir ve bu hareketli kontağın açılmasına neden olur ve devreyi keser. Cihazın açma mekanizması, aşırı akım, düşük gerilim, kısa devre veya toprak arızası gibi çeşitli faktörler tarafından etkinleştirilebilir. Bu mekanizma etkinleştirildiğinde, ark kısım üzerinden hızlı bir hava püskürtmesi yayılır ve arkı söndürür, devreyi keser. Açık tip şalterler, hızlı çalışma ve yüksek kesme kapasiteleri nedeniyle elektrik güç sistemlerinde yaygın olarak kullanılır. Ayrıca, onarım ve bakım açısından da oldukça işletmesi kolaydır.

    Açık tip şalter (devre kesiciler) alçak gerilim elektrik panolarında kullanılır.

    Neden Açık Tip Şalter Devre Kesici Kullanmalıyız?

    Açık tip şalter kullanmanın birçok avantajı vardır. Bu avantajları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz.

    Hızlı çalışma: açık tip devre kesiciler, diğer tip kesicilerden daha hızlı çalışabilir, bu yüzden yüksek hızlı koruma gerektiren güç sistemlerinde kullanım için uygundur.

    Yüksek kesme kapasitesi: bu cihazların yüksek kesme kapasitesi vardır, bu da arıza durumunda yüksek miktarlarda akımı güvenli ve etkili bir şekilde kesebilecekleri anlamına gelir.

    Güvenilirlik: Açık tip şalterler güvenilirdir ve uzun ömürlüdür, bu da çok sayıda uygulama için maliyeti daha uygun bir hale getirir.

    Güvenlik: açık tip şalterler, aşırı akım veya kısa devre arızası durumlarında devreyi keserek yüksek bir güvenlik düzeyi sağlar.

    Bakım kolaylığı: açık tip şalterler bakım ve onarım açısından oldukça kolaydır ve bu, kesinti süresini ve bakım maliyetlerini azaltır.

    Esneklik: açık tip şalterler (devre kesiciler), çeşitli uygulamalarda ve zor koşullarda kullanılabilir. Ayrıca özel uygulamalarda istenen IP koruma, anma akımı ve anma gerilimini karşılaması için özel olarak üretilebilir.

    Operasyon Sırasında Açık Tip Devre Kesiciler

    Açık tip devre kesiciler (veya şalterler) alçak gerilimde yüksek akımların kesilmesinde, güvenilir bir rol oynar. Gerilim düştükçe anma akımı ve kısa devre akımları büyür. Bu durumda orta gerilim kesicilerine göre gerilim izolasyonun daha az ancak kesme akımının daha yüksek yapılacağı bir yapı olması gerekir. Yüksek akım demek, yüksek sıcaklık ve yüksek ark demektir. Açık tip devre kesiciler bu yüksek akımları kesebilen yapılara sahiptir.

    Genelde 800 A ve üzerinde yük akımı bulunan tüm alçak gerilim güç dağıtımı ve kompanzasyon panolarında kullanılırlar. Ayrıca jeneratör transfer panolarında, solar güneş enerjisi üretimi tesislerinde trafo ve invertörler arasında genelde kullanılırlar.

    Açık tip şalterlerle ilgili en uygun ürün veya proje çözümü için hemen fiyat teklifi alın!

    Hızlı Teklif Al

      REAKTİF GÜÇ KOMPANZASYONU

      Gelecekte enerji kıtlığı söylentileri, fosil yakıtların tükenmesi, enerji maliyetlerinin artması gibi nedenler, dünyayı elektrik enerjisini daha verimli kullanmaya doğru sürüklemektedir. Elektriğin verimli kullanımı durumunda maliyetler ciddi ölçüde azalmaktadır. Bu çözümlerin başında reaktif güç kompanzasyonu gelmektedir.

      Kompanzasyon Nedir?

      Elektrik sistemlerinde enerji tüketen tüm cihazların çalışabilmesi için yalnızca aktif güce değil, aynı zamanda reaktif enerjiye de ihtiyaç duyulur. Reaktif güç, özellikle endüktif yüklerin oluşturduğu manyetik veya elektrik alan ihtiyacını karşılamak amacıyla şebekeden çekilen ancak işe dönüşmeyen bir enerji türüdür. Bu tür enerjinin şebekeye olan etkilerini minimize etmek ve akım ile gerilim arasındaki faz kaymasını en aza indirerek güç faktörünü iyileştirmek için uygulanan yönteme ise kompanzasyon adı verilir.

      Bunun yanında kompanzasyon kontaktörleri ve statik kontaktörler, reaktörler, harmonik filtreler, indüktif yük sürücüleri gibi ürünler ihtiyaç duyulan adette kullanılarak kompanzasyon panoları oluşturulur.

      Alternatif Akımda Güç Üçgeni ve Reaktif Güç Kavramı

      Reaktif güç ve kompanzasyon kavramını teknik olarak anlayabilmek için öncelikle alternatif akımın doğasını bilmek gerekir. Alternatif akım, zamana bağlı olarak yön ve genlik değiştirir ve enerji iletiminde en yaygın kullanılan akım türüdür. Santrallerde üretilen elektrik enerjisi, uzun mesafelere iletim kolaylığı ve düşük kayıp avantajı nedeniyle alternatif akım formunda nakil hatlarına aktarılır.

      Alternatif akım devrelerinde üç tip güç vardır. Bunlar aktif güç (W), reaktif güç (VAr) ve görünür güçtür (VA). Alternatif akım devrelerinde akım ve gerilim arasındaki faz farkı sıfır ise bu aktif güçtür, “P” ile gösterilir ve birimi Watt’dır. Genelde direnç devrelerinde faz farkı olmaz. Eğer devrede reaktans da varsa, direnç olsa veya olmasa bile akım ile gerilim arasında bir faz farkı olur. Bu faz farkından kaynaklı vektörel olarak gücün sinüs eksenindeki kısmı ise reaktif güçtür, “Q” ile gösterilir ve birimi VA’dır. Bir alternatif akım devresinde, kaynak gerilimi ile toplam devre akımının etkin değerlerinin çarpımına (UxI) görünür güç denir ve “S” ile gösterilir. Birimi VA’dır. Bu değer, devrenin toplam gücünü ifade eder.

      Alternatif akımda güç formülleri aşağıdaki gibidir.

      Monofaze devrelerde;

      S = U x I

      P = U x I x cosα

      Q = U x I x sinα

      Trifaze devrelerde;

      S =  x U x I

      P =  x U x I x cosα

      Q =  x U x I x sinα

      Burada S görünür gücü, P aktif gücü, Q ise reaktif gücü simgelerken, U faz-faz gerilimini, I ise akımı simgeler. “α” ise akım ile gerilim arasındaki faz açısını göstermektedir.

      Kompanzasyon, reaktif güç dengesizliğini ortadan kaldırmak amacıyla kullanılan temel enerji yönetimi uygulamasıdır.

      Elektrik motorları, transformatörler, aydınlatma için kullanılan floresan lamba gibi yükler, kendi çalışma prensipleri gereği manyetik alan oluşturabilmek için reaktif güce ihtiyaç duyarlar. Bu tür yükler, şebekeden yüksek derecede reaktif güç çekerse, enerji iletim hatlarında, kablolarda, diğer iletim ve dağıtım elemanlarında gereksiz elektriksel kayıplar meydana gelir. İşte bu reaktif güç değerini düşürmek için reaktif güç kompanzasyonu yapılır.  En basit haliyle reaktif güç kompanzasyonu, akım ile gerilim arasındaki faz farkının en ideal olabilecek açıya getirilerek, devreyi olumsuz etkileyen reaktif güçlerin sıfıra yaklaştırılması olayıdır. Yani güç faktörü “cosϕ” düzeltilir. Böylece devrenin gereksiz yere fazla yüklenmesine sebep olarak kayıpları artıran reaktif güç, olabildiğince minimum seviyede tutulmaya çalışılır.

      Kompanzasyon Hesabı için Tıklayınız.

      Kompanzasyon Nasıl Yapılır?

      Endüktif karakterdeki bir elektrik sisteminin güç faktörünü iyileştirmek amacıyla yapılan kompanzasyon uygulamalarında, hedeflenen temel unsur görünür gücün (S) ve buna bağlı olarak güç açısının (α) azaltılmasıdır. Güç açısının daralması, güç üçgeninin alanının küçülmesi anlamına gelir. Bu küçülme yalnızca reaktif güç bileşeninin (Q) azaltılması ile sağlanabilir; çünkü aktif güç (P) sistemin gerçekleştirdiği gerçek işi temsil eder ve tüketici yüklerine bağlıdır, dolayısıyla kompanzasyonla değiştirilemez. Elektriksel yüklerin çoğunluğu endüktif olduğundan dolayı sistemde pozitif yönde reaktif güç oluşur. Bu reaktif yükü dengelemek için devreye negatif reaktif güç karakteri taşıyan kapasitif elemanlar dahil edilir. Bu işlem, endüktif yüklerin bulunduğu noktalara kondansatörlerin paralel bağlanmasıyla gerçekleştirilir. Paralel bağlı kondansatörler, sistemin ihtiyacı olan reaktif enerjiyi doğrudan sağlayarak bu enerjinin şebekeden çekilmesini önler. Böylece hem toplam reaktif güç azalır hem de görünür güç bileşeninin büyüklüğü küçülür. Sonuç olarak, iletim hatlarındaki akım seviyesi düşer, hat kayıpları azalır ve sistem genelinde daha verimli bir enerji dağıtımı sağlanmış olur.

      Reaktif Güç Kompanzasyonu Güç Üçgeni

      İki iletken plakanın arasına yalıtkan bir malzeme yerleştirildiğinde oluşan yapı kondansatör (veya kapasitör) olarak adlandırılır. Elektronik devrelerde “capacitor” terimi kullanılsa da, enerji sistemlerinde aynı yapı “kondansatör” olarak ifade edilir. UPS sistemleri, LED aydınlatmalar ve modern elektronik yükler kapasitif karakteristik gösterir, yani şebekeden kapasitif reaktif güç çekerler. Kapasitif yük ihtiyacının bilinçli olarak karşılanması gerektiğinde devreye kondansatör grupları entegre edilir.

      Kompanzasyon, reaktif güç dengesizliğini ortadan kaldırmak amacıyla kullanılan temel enerji yönetimi uygulamasıdır. Şebekeye kondansatör veya reaktör bağlayarak, sistemdeki toplam reaktif gücün istenilen sınırlar içinde tutulması sağlanır. Böylece güç faktörü düzeltilir, iletim hatlarındaki kayıplar azaltılır ve gerilim kararlılığı artırılır.

      Kompanzasyonun Avantajları Nelerdir?

      Şebekede reaktif güç kompanzasyonu yapılarak maksimum düzeyde aktif güce ulaşılır. Görünür güç (kVA) sabit kalırken, reaktif güç azalır (kVAr), dolayısıyla aktif güç (kW) artar. Burada yararlı güç aktif güçtür. Reaktif güç ne kadar azalırsa trafoların güç kapasitelerinin verimli kullanımı da o kadar artar.  Aynı zamanda kumanda ve koruma elemanlarının kapasiteleri ve kablo kesitleri daha da küçülür. Böylece işletmeler daha az maliyetle daha verimli elektrik enerjisi kullanımına sahip olmaktadır. Kompanzasyonun diğer bir avantajı da tüketicinin enerji kalitesini yükselmesidir.

      Reaktif Güç Kompanzasyonunda Hangi Elemanlar Kullanılır?

      Elektrik enerjisi santrallerde üretilip son kullanıcıya kadar taşınırken, devrede ekstra kayıplara sebep olmaktadır. Bu yüzden reaktif enerjinin, üretimin yapıldığı yerde değil, enerji tüketiminin yapıldığı yerde reaktif güç kompanzasyonunu yapmak daha uygundur. Hem yüksek gerilimde, hem orta gerilimde hem de alçak gerilimde kompanzasyon yapılabilir. Bunun için kondansatörler (literatürde kapasitör olarak da geçebilir) kullanılır. Kompanzasyon bazen de aşırı uyartımlı senkron motorlar ile de yapılabilir ancak bu sistem daha maliyetlidir. Dolayısıyla hem daha az maliyetli hem de daha az akımla çalışabilen kondansatörler kompanzasyonda daha optimize bir çözümdür.

      Kompanzasyon Kondansatörü

      İşletmenin yük profiline göre kompanzasyon sisteminde kullanılacak ekipmanlar da farklılık gösterir. Sistemin beyni olarak görev yapan ve diğer cihazların çalışmasını kontrol eden reaktif güç kontrol röleleri kullanılır. Bunun yanında kompanzasyon kontaktörleri ve statik kontaktörler, reaktörler, harmonik filtreler, indüktif yük sürücüleri gibi ürünler ihtiyaç duyulan adette kullanılarak kompanzasyon panoları oluşturulur.

      Reaktif güç kompanzasyonu, elektrik sistemlerinde enerji verimliliğini artırmak ve endüktif kapasitif ceza gibi cezaları önlemek amacıyla yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Bu alanda kompanzasyon panoları, özellikle statik kompanzasyon, dinamik kompanzasyon, ve merkezi kompanzasyon gibi çeşitleriyle dikkat çeker. Harmonik filtreli kompanzasyon ve şönt reaktörlü kompanzasyon sistemleri, endüstriyel tesislerde enerji kalitesini artırırken, reaktörlü kompanzasyon çözümleri de tercih edilmektedir. Ayrıca, svg kompanzasyon ve statik var kompanzasyon teknolojileri, modern enerji sistemlerinde sıkça kullanılmaktadır. Kompanzasyon fiyatları, sistemin türüne ve kapsamına göre değişiklik göstermekte olup, kompanze pano fiyatları ve kompanzasyon pano fiyatları projelerin bütçesi açısından önemlidir. OG kompanzasyon, GES kompanzasyon gibi ileri düzey çözümler, özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarıyla entegre sistemlerde kullanılmaktadır. Siemens reaktif güç kontrol rölesi gibi teknolojik ürünler, elektrik kompanzasyon sistemlerinin performansını optimize ederken, kompanzasyon market üzerinden bu ürünlere kolayca ulaşılabilir. Doğru bir kompanzasyon sistemi seçimi, enerji verimliliği sağlayarak işletmelerin maliyetlerini azaltır.

      İhtiyacınıza en uygun ürün veya proje çözümü için hemen fiyat teklifi alın!

      Hızlı Teklif Al

        OTOMATİK SİGORTA VE KAÇAK AKIM RÖLESİ ARASINDAKİ FARKLAR

        OTOMATİK SİGORTA VE KAÇAK AKIM RÖLESİ ARASINDAKİ FARKLAR

        Otomatik sigorta ve kaçak akım rölesi arasındaki farklar çok karıştırılan bir konudur. Konutlarda, ticari işletmelerde ve endüstriyel tesislerde elektrik arızalarından dolayı can ve mal kaybı oluşma riski yüksektir. Bu nedenle devrenin koruma sistemi, enerjinin üretildiği yerden son kullanıcıya kadar her noktada koruma yapılacak şekilde dizayn edilmelidir. Yük akımı 150 A değerine kadar ki korumalar genelde otomatik sigorta ve kaçak akım rölesi vasıtasıyla yapılır. Bu iki eleman devrelerde koruma amaçlı beraber kullanılır ancak çalışma prensibi ve koruma fonksiyonu anlamında genelde birbiriyle karıştırılır.

        Otomatik Sigorta (Otomat veya Minyatür Devre Kesici)

        Otomatik Sigorta Nasıl Çalışır?

        Otomatik sigorta (sektörde minyatür devre kesici veya otomat olarak da bilinir), elektrik devrelerini aşırı akım ve kısa devreye karşı koruyan temel bir güvenlik elemanıdır.

        Bağlı olduğu devredeki akım, otomatik sigortanın etiketinde belirtilen nominal değerin altında kaldığı sürece devreyi açık tutar ve normal çalışmaya izin verir. Nominal değerin üzerine çıkıldığında ise devreyi keserek bağlı olduğu ekipmanları ve tesisatı korur.

        Otomatik sigortalar hem termik hem de manyetik koruma mekanizmasına sahiptir:

        • Termik koruma: Uzun süreli ve orta seviyede aşırı akımlarda devreye girer. İçerisindeki bimetal şerit, ısınmayla birlikte deforme olur ve açma mekanizmasını tetikleyerek ana kontakları ayırır.
        • Manyetik koruma: Çok yüksek kısa devre akımlarında (kA mertebesinde) anında devreye girer. Bobin içindeki piston, güçlü manyetik alan etkisiyle hızla hareket ederek açma mekanizmasını çalıştırır ve kontakları ayırır.

        Bu çift korumalı yapı sayesinde otomatik sigorta, hem yavaş gelişen aşırı yüklenmelere hem de ani kısa devrelere karşı etkili koruma sağlar.

        Kaçak Akım Rölesi Nasıl Çalışır?

        Kaçak akım röleleri, elektrik devresinde faz ve nötr arasındaki akım dengesizliğini algılayarak devreyi anında kesen ve bağlı olduğu elektrik ekipmanlarını koruyan önemli bir güvenlik cihazıdır.

        Normal şartlarda fazdan giren akım ile nötrden çıkan akım birbirine eşit olmalıdır. Eğer bu iki akım arasında fark oluşursa, devrede kaçak akım bulunduğu anlamına gelir. Kaçak akım rölesi bu farkı tespit eder etmez devreyi keserek koruma sağlar.

        Kaçak akım oluşmasının en yaygın nedeni yalıtım hatalarıdır. Bu hatalardan kaynaklanan hata akımları, insan hayatı ve tesis güvenliği açısından kritik önem taşır. Bu nedenle kaçak akım röleleri iki temel koruma seviyesinde üretilir:

        • 30 mA → Mesken, ticari bina ve insan koruma amaçlı (hayat koruma)
        • 300 mA → Endüstriyel tesislerde yangın ve tesisat koruma amaçlı

        Kaçak akım röleleri, belirlenen bu hassasiyet değerlerine göre devredeki kaçak akımı algılayarak hızlı ve güvenilir koruma gerçekleştirir.

        Otomatik sigorta ve kaçak akım rölesi beraber kullanılabilir.

        Kaçak akım rölesinin çalışma prensibi oldukça basittir ve toroidal akım trafosu üzerine kuruludur. Rölenin içerisinden geçen faz ve nötr akımları normal şartlarda birbirine eşit olmalıdır. Bu eşitlik sağlandığında toroidal akım trafosu üzerinde herhangi bir manyetik akı oluşmaz.

        Ancak devrede bir kaçak akım meydana geldiğinde fazdan giren akım ile nötrden çıkan akım arasında fark oluşur. Bu fark, toroidal akım trafosu üzerinde bir manyetik akı yaratır ve röle bu fark akımını (kaçak akımı) hızlı bir şekilde algılar. Algılama sonucunda belirlenen süre içinde devreyi keserek koruma işlemini gerçekleştirir.

        Bu çalışma prensibi sayesinde kaçak akım rölesi, yalıtım hatası, dokunma veya toprak kaçakları gibi durumlarda anında devreye girerek hem insan hayatını hem de tesisatı korur.

        Otomatik Sigorta ve Kaçak Akım Rölesi Arasındaki Farklar

        Elektrik devrelerinde tam koruma sağlamak için otomatik sigorta ve kaçak akım rölesi genellikle birlikte kullanılır. Bu iki cihaz farklı koruma prensipleriyle çalışarak konutta, fabrikada, ticari işletmelerde ve ofislerde can ve mal güvenliğini en üst seviyede sağlar.

        Otomatik sigorta, devredeki akım kendi nominal değerini aştığında veya kısa devre meydana geldiğinde devreyi keser. Kaçak akım rölesi ise faz-nötr arasındaki akım farkını (kaçak akımı) algılayarak devreyi korur.

        Her iki cihaz da devreyi keser ancak tamamen farklı ölçütlere göre hareket eder.

        Örneğin 4 kutuplu, 30 mA hassasiyetli ve 40 A nominal değerli bir kaçak akım rölesi düşünelim:

        • Devrede sadece 30 mA kaçak akım oluştuğunda röle devreyi keserek koruma yapar.
        • Devre akımı 40 Amper’i geçse dahi kaçak akım rölesi devreyi kesmez. Çünkü 40 A değeri, rölenin ana kontaklarının taşıyabileceği maksimum nominal akım değeridir.

        Bu nedenle devre akımı 40 Amper’in üzerine çıktığında veya kısa devre durumunda korumayı otomatik sigorta üstlenir.

        Otomatik sigortalar kaçak akım röleleriyle beraber aynı panoda kullanılır.

        Otomatik sigorta ve kaçak akım rölesinin birlikte kullanılması, hem aşırı akım ve kısa devreye hem de kaçak akıma karşı eksiksiz koruma sağlar. Bu kombinasyon, elektrik tesisatlarında standart bir güvenlik uygulaması haline gelmiştir.

        Otomatik sigorta veya kaçak akım rölesi ile ilgili en uygun ürün veya proje çözümü için hemen fiyat teklifi alın!

        Hızlı Teklif Al

          Newer posts »