Kategori: ELEKTRİK TEKNİK MAKALELER (Page 15 of 15)

Elektrik teknik makaleler: elektrik mühendisliği dünyasından en güncel teknik makaleler. Teori ile pratiği birleştiren derinlemesine analizler, akademik araştırmalar ve sektörel incelemeleri hemen okuyun. Profesyonel mühendislik çalışmaları ve elektrik teknik makaleler kütüphanesi. Güç sistemleri, otomasyon ve enerji üzerine yazılmış güncel teknik incelemelerle bilginizi tazeleyin. Elektrik mühendisliği literatürüne dair her şey! Yenilikçi çözümler, vaka çalışmaları ve teknik makaleler ile mühendislik vizyonunuzu küresel standartlarda geliştirin.

Trafo Köşkü ve Beton Köşk Nedir? Türleri ve Özellikleri

BETON KÖŞK NEDİR?

Beton köşk nedir? Trafo köşkü nasıl bir yapıdır? Beton trafo köşkleri, elektrik dağıtım transformatörlerini ve orta gerilim hücrelerini dış etkenlerden koruyan dayanıklı monoblok betonarme binalardır. Bu yazıda beton köşk türleri, teknik özellikleri, avantajları ve kullanım alanları hakkında detaylı bilgi bulabilirsiniz. Beton köşk ve trafo köşkü nedir? Dayanıklı betonarme trafo köşkleri, transformatör ve elektrik dağıtım ekipmanlarını yağmur, kar, toz ve vandalizme karşı korur. Monoblok beton köşklerin özellikleri, tipleri ve montaj detayları bu içerikte anlatılıyor. Trafo köşkü nedir? Beton köşkler, 36 kV’a kadar orta gerilim sistemlerinde kullanılan, yangına dayanıklı, su sızdırmaz monoblok beton yapılardır.

Trafo Köşkü – Beton Köşk İçerisindeki OG Hücre ve Trafo Odası

Trafo merkezi; orta gerilim panoları, transformatör, alçak gerilim panoları, akü redresör grubu, kablolar ve çeşitli yardımcı ekipmanlardan oluşan komple bir dağıtım sistemidir. Bu ekipmanları dış etkenlerden (yağmur, kar, toz, mekanik darbe vb.) korumak için kullanılan kompakt yapılara trafo köşkü denir. Trafo köşkünün betonarme yapılı olanına da beton köşk denir.

Trafo köşkü, halka açık alanlara, sokak kenarlarına, site içi veya endüstriyel tesislere kolayca yerleştirilebilir. Üretim tipi olarak üç ana çeşidi bulunur:

  • Beton köşk
  • Prefabrik köşk
  • Metal köşk

Beton köşk, en yaygın tercih edilen tiptir. İç yapısı genellikle üç ayrı bölmeden oluşur:

  • Yüksek gerilim odası → Orta gerilim hücrelerinin (OG hücre) yerleştirildiği bölüm
  • Transformatör odası → Dağıtım transformatörünün (kuru tip trafo veya yağlı tip trafo) monte edildiği bölüm
  • Alçak gerilim odası → Alçak gerilim panosunun bulunduğu bölüm

Uygulamaya göre trafo köşkü içine ek ekipmanlar eklenebilir veya bazı ekipmanlar çıkarılabilir. Bu sayede proje ihtiyacına özel esnek çözümler üretmek mümkündür.

Beton köşk ve trafo köşkü, dayanıklı yapısı, uzun ömürlü olması ve dış ortam koşullarına karşı yüksek koruma sağlamasıyla öne çıkar.

Beton Köşk Nedir? Trafo Köşkü Özellikleri

Beton köşk, trafo merkezi olarak kullanılan dayanıklı ve kompakt bir yapıdır. Betonarme gövdesi monoblok olarak dökülür; temel ve duvarlar birlikte imal edilir. Duvar ile temel arasındaki ara kesit ve yapıyı çepeçevre saran ana kirişler, köşke yüksek taşıma gücü ve sağlamlık sağlar.

Zemin ile birleşen bölümde kablo giriş-çıkış açıklıkları bulunur. Bu sayede kablolar yeraltından kolayca köşk içine alınabilir. Çatı özel olarak tasarlanır ve iç ark arızası durumunda oluşabilecek yüksek basınçlı gazların dışarı atılabilmesi için etrafında hava sirkülasyon kanalları yer alır.

Betonarme gövdenin dış yüzeyi silikon bazlı dış cephe kaplamasıyla korunur. Çatı, yağmur ve kar suyunun sızmasını önleyecek şekilde üretilir. Köşk kapıları ise operatörlerin rahat çalışabilmesi için 120 derece açılabilen, 2 mm kalınlığında pregalvaniz sacdan imal edilir.

Beton köşkler genellikle 400 kVA ve üzeri güçlerde tercih edilir. Orta gerilimden alçak gerilime indirici trafo merkezlerinde kullanılır. Tüm ekipmanlar dış ortama kapalı olduğu için enerji kesintisi riski minimum seviyeye iner. Köşkün kapısı çalışma esnasında mutlaka kapalı ve kilitli tutulmalıdır.

Köşk üzerinde tehlike sembolleri, uyarı yazıları ve levhalar standart olarak bulunur. Ülkemizde kullanılan beton köşkler, TEDAŞ MYD/2000-036.C “Beton Mahfazalı Kompakt Tip YG/AG Dağıtım Transformatör Merkezleri Teknik Şartnamesi”ne uygun olarak üretilmelidir.

Beton Köşk Trafo Merkezi

Beton Köşk ve Prefabrik Köşk Boyutları ile Üretim Özellikleri

Beton köşkler maksimum 7,2 metre uzunluğa kadar üretilebilmektedir. Bu uzunluğun üzerinde köşk ihtiyacı olduğunda ise genellikle prefabrik köşk veya metal köşk çözümleri tercih edilir.

Prefabrik köşkler sahaya demonte (parça halinde) olarak sevk edilir ve montajı yerinde yapılır. Uzunluğu, genişliği ve derinliği uygulamaya göre istenilen ölçülerde özel olarak tasarlanabilir. Temel kirişi, yan duvarlar ve çatı arasında kullanılan özel kilitleme sistemleri sayesinde oldukça sağlam ve dayanıklı bir yapı elde edilir. İstenilen renge boyanabilme avantajı da sunar.

Prefabrik köşklerin birçok özelliği beton köşke benzer. Ülkemizde kullanılacak prefabrik köşkler, TEDAŞ MLZ/2006-52.A “Prefabrik Dağıtım Merkezi ve YG/AG Dağıtım Transformatör Merkezi Binaları Teknik Şartnamesi”ne uygun olarak üretilmelidir.

Hem beton köşk hem de prefabrik köşkler mahfa sınıfı 10 ve koruma sınıfı IP23 olarak standart üretilir. Bu sayede dış ortam koşullarına karşı yeterli koruma sağlarlar.

Metal Köşk ve Sac Trafo Köşkü Özellikleri

Metal köşkler, trafo merkezi olarak kullanılan pratik ve hafif çözümlerdir. Özellikle beton köşkün uygun olmadığı veya taşınabilirlik gereken uygulamalarda tercih edilir.

Metal köşklerin kapıları, ara bölmeleri ve havalandırma panjurları en az 2 mm kalınlığında sıcak daldırma galvanizli çelik saclardan üretilir. Galvanizli saclar monte edilirken veya birleştirilirken ark kaynağı ya da oksijen kaynağı kullanılmaz. Bu yöntemler galvaniz tabakasını bozabileceği için birleştirme işlemleri özel tekniklerle yapılır.

Köşkün çatısı ısı yalıtımlıdır. Standart olarak iç ve dış yüzeyler RAL 7032 gri renk toz boya ile boyanır.

Metal köşkler 50 kVA gibi küçük güçlerden 4000 kVA gibi büyük güçlere kadar geniş bir yelpazede kullanılabilir. Köşkün boyutları, içine yerleştirilecek ekipmanlara (orta gerilim hücreleri, trafo, alçak gerilim panosu, akü redresör grubu veya jeneratör) göre tasarımcı tarafından belirlenir.

Metal (Sac) Köşk Trafo Merkezi

Metal köşkler beton köşklere göre çok daha hafiftir. Bu sayede kara yoluyla uzak mesafelere kolayca taşınabilir. Yurt dışı projelerinde ve mobil uygulamalarda sıkça tercih edilir. Römork veya treyler üzerine monte edilerek mobil trafo merkezi olarak da imal edilebilir.

TEDAŞ’ın sac metal köşklere yönelik özel bir teknik şartnamesi bulunmamaktadır.

Trafo merkezi ile ilgili en uygun ürün veya proje çözümü için hemen fiyat teklifi alın!

Hızlı Teklif Al

Telefon

Proje ve talepleriniz için: +90 537 398 12 15 (WhatsApp)

E-Posta

Teklif ve Talepleriniz İçin: info@electricistanbul.com

Solar İnverter Nedir? Çeşitleri, Markaları ve Seçimi

SOLAR İNVERTERLER

Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ), 2020 yılının Nisan ayında Türkiye’nin kurulu güç raporunu yayınladı. Rapora göre Türkiye yaklaşık 91,6 GW kurulu güce sahip. Bu gücün yaklaşık 6,1 GW’ını güneş enerjisi santralleri (GES) oluşturmaktadır. Türkiye’nin lisanssız GES sayısı 7.062 iken, lisanslı GES sayısı ise 18 adet olarak belirtilmiştir. Önümüzdeki yıllarda bu sayının daha da artacağı tahmin edilmektedir. Bu nedenle güneş enerjisi santrallerinin yatırım maliyeti, yatırımcı açısından büyük önem arz etmektedir. GES yatırım maliyetinin önemli bir kısmını solar inverterler oluşturmaktadır. Yatırımcılar açısından solar inverter komponentinin en doğru bir şekilde seçilmesinin önemi büyüktür.

Solar Paneller

Solar İnverter Nedir?

Genel anlamda solar inverter, (solar invertör veya pv inverter olarak da isimlendiriliyor) güneş panellerinden elde edilen DC gerilimi, AC gerilime çeviren elektriksel bir güç dönüştürücü ekipmanı olarak tanımlanabilirler. Yapısında yarıiletken elemanlarla beraber mikroişlemci kontrollü güç elektroniği devreleri bulunur. Monofaze veya trifaze olarak üretilebilirler. Genelde 1,5 kW’dan, 3 MW veya uygulamaya göre daha yüksek değerlerde üretilebilen solar invertörlerde, Maximum Power Point Tracker” (MPPT- Maksimum Güç Noktası Takibi) denilen bir algoritma mevcuttur. Gün içerisinde panellere düşen güneş ışınlarının açısı değişiklik göstermektedir. Bununla beraber solar panellerin absorbe ettiği ışın miktarı da değişeceğinden üretilen enerji farklı olacaktır. Fakat sistemde sürekli değişen düzensiz bir enerji üretimi istenmediği için üretilen gücün MPPT algoritması tarafından kontrol edilip düzenli ve verimli bir hale getirilmesi sağlanır. Bu işlemler, inverterin içerisinde bulunan mikrodenetleyicideki kompleks algoritmalar sayesinde gerçekleşmektedir. Günümüzde son teknoloji üretilen solar invertörün çoğunda MPPT algoritması bulunmaktadır.

Solar İnvertör Dahil Solar Sisteminin Genel Yapısı

Solar sistemler, özelliklerine göre On-Grid (şebekeye bağlı) veya Off-Grid (şebekeden bağımsız) olarak çalışabilirler. On-Grid sistemler şebekeye paralel bağlı olarak güneş mevcut olduğu sürece yükü, mümkün olduğunca güneş panellerinden beslerler ve güneş olmadığında yük, şebekeden beslenmeye devam eder. Off-Grid sistemler ise şebekeden bağımsız olarak çalışırlar. Şebekenin olmadığı yerlerde yük, yerel bir elektrik ağı varmış gibi şebeke olarak güneş enerjisini kullanır. Uygulamaya bağlı olarak Off-Grid veya On-Grid sistemlerde kullanılacak solar inverterlerin doğru bir şekilde seçilmesi büyük önem arz etmektedir.

Solar İnverter Saha Montajı

Solar İnvertör Çeşitleri Nelerdir?

Solar inverter, dizi (string) inverterler ve merkezi (central) inverterler olmak üzere ikiye ayrılır. Dizi invertörlerde her bir panel dizisi, invertörlere direkt bağlanır. Genelde 1 MW ve altı güçlerdeki küçük ölçekli santrallerde veya çatı tipi güneş santrallerinde tercih edilir. Merkezi inverterler ise, güneş paneli dizilerinin DC korumanın yapıldığı akım toplayıcı kutularında toplanıp tek bir merkezden invertere bağlandığı inverter tipidir. Merkezi veya dizi inverterlerde dönüştürülen AC gerilim, uygulamaya göre bir transformatör vasıtasıyla daha yüksek bir gerilim seviyesine dönüştürülebilir. Yüksek güçlü güneş santrallerinde çoğunlukla merkezi invertörler tercih edilmektedir. Uygulamaya göre güneş santrallerinin alçak gerilim değerleri 350V ile 800V aralığında dizayn edilebilir. Güneş santrallerinde kullanılacak olan inverterler, kullanılan güneş panellerinin yapısına, güç kapasitesine, arazi ve gölgelenme durumuna, sıcaklık ve rakım değerlerine, servis hizmetinin kalitesine göre doğru bir şekilde seçilmelidir.

Güneş enerji sistemlerinde kullanılan solar inverter modelleri, enerji verimliliği ve sistem performansı açısından kritik bir rol oynar. Solar invertör, güneş panellerinden elde edilen doğru akımı (DC) alternatif akıma (AC) çevirerek elektrik şebekesine uygun hale getirir. Özellikle, Huawei inverter ve SMA inverter gibi markalar, gelişmiş teknolojileriyle sektörde öne çıkmaktadır. TommaTech inverter modelleri, hem küçük ölçekli sistemler için 3 kW inverter gibi seçenekler hem de büyük projeler için 50 kW inverter ve 100 kW inverter gibi yüksek kapasiteli çözümler sunar. PV inverter ve microinverter çeşitleri, her ölçekteki güneş enerjisi sistemine uyum sağlar. On-grid inverter modelleri, şebeke bağlantılı sistemlerde enerji yönetimini optimize ederken, Growatt inverter gibi markalar da geniş bir ürün yelpazesi sunmaktadır. 10 kW inverter, 5 kW inverter, ve 15 kW inverter gibi farklı kapasitelerdeki seçenekler, ticari ve bireysel kullanımlara uygun çözümler sağlar. Kaco inverter ve Huawei PV inverter, özellikle GES inverterprojelerinde sıkça tercih edilen markalardır. Ek olarak, 20 kW inverter, 6 kW inverter, 4 kW inverter, ve 1 kW inverter gibi çeşitler, enerji ihtiyacına göre esnek çözümler sunar. Inverter 5.5 kW, 30 kW inverter, ve diğer kapasitelerle kullanıcılar, enerji üretiminde maksimum verim elde edebilir. Güneş enerjisi invertör seçimi, sistemin uzun ömürlü ve verimli çalışması için önemli bir adımdır.

Güneş enerji sistemlerinde verimlilik ve güvenilirlik açısından solar inverter seçimi büyük önem taşır. Özellikle Huawei inverter modelleri, gelişmiş teknolojisiyle öne çıkmaktadır. Örneğin, 10 kW Huawei inverter ve Huawei Sun2000 100KTL gibi modeller, geniş kapasite aralıklarıyla farklı ihtiyaçlara uygun çözümler sunar. Huawei 5 kW inverter, küçük ölçekli sistemler için ideal bir seçenekken, Huawei 50KTL M3 ve Huawei 100KTL gibi yüksek kapasiteli modeller, büyük ölçekli projelerde tercih edilir. SolarEdge ve SMA inverter gibi markalarla karşılaştırıldığında, Huawei PV inverter modelleri hem on-grid hem de off-grid sistemlerde geniş bir kullanım alanına sahiptir. MPPT inverter fiyatları, enerji verimliliği sağlayan akıllı teknolojilerle belirlenirken, hibrit solar inverter ve PV inverter hybridçözümleri, enerji depolama ve tüketim optimizasyonu için mükemmel bir alternatiftir. 3 kW MPPT akıllı inverter, 5 kVA güneş paneli sistemleriyle uyumlu çalışırken, TommaTech 11 kW inverter ve SofarSolar inverter gibi modeller de pazarda dikkat çekmektedir. Tie grid inverter ve inverter 100 kW gibi seçenekler, geniş kapasite gereksinimleri için idealdir. Özellikle, Huawei 10 kW inverter fiyatları ve 5 kW off-grid inverter çözümleri, kullanıcıların maliyet etkin sistemlere erişmesini sağlar. Bu teknolojiler, güneş enerjisi sistemlerinde yüksek performans ve uzun ömür sunar.

2025 Solar İnvertör (İnverter) Rehberi: En İyi Modeller ve Yorumlar

Güneş enerjisine yatırım yaparken sistemin beyni olan solar invertör seçimi kritik önemdedir. Yanlış seçilen bir pv inverter, tüm sistem performansını düşürebilirken, doğru invertör hem daha fazla üretim sağlar hem de ekipmanın ömrünü uzatır. Bu yazıda Solaredge, SMA, Growatt, Goodwe, Huawei, Fronius, Sungrow, Solax, Victron ve daha birçok markanın en çok tercih edilen modellerini karşılaştırmalı olarak inceliyoruz.

En Popüler Solar İnvertör Markaları ve Öne Çıkan Modelleri

1. Solaredge

Solaredge SE5000H, SE20K, SE10K, SE5000, Solaredge Home, Wave HD modelleri ile öne çıkar.
HD-Wave teknolojisi sayesinde daha az yer kaplar, daha az ısınır.
Solaredge P600 optimizasyon modülü ile modül bazlı kontrol sağlar.

2. SMA

Alman menşeli SMA, SMA STP CORE 1, SMA SB 3.0, SMA STP 110-60 CORE2, SMA 6kW, SMA inverter modelleri ile sahada yüksek performans sunar.
SolarWeb üzerinden uzaktan izleme imkânı sunar.

3. Growatt

Fiyat/performans açısından öne çıkan modeller: Growatt MIN 5000 TL-X, Growatt SPF5000 ES, Growatt Hybrid Inverter 10kW, Growatt 2kW, 6kW, 8kW, 10kW.
Service Growatt altyapısı ile Türkiye’de hızlı destek sağlar.

4. Goodwe

Ticari sistemler için ideal modeller: Goodwe 25kW, Goodwe 50kW, Goodwe GM3000.
PV inverter hybrid ve tie grid inverter seçenekleri sunar.

5. Fronius

Fronius Primo 5.0-1, GEN24, Fronius 10kW modelleri en çok tercih edilenler arasında.
SolarWeb Fronius ile uzaktan kontrol ve verim analizi yapılabilir.

6. Huawei Solar

SUN 2000 10KTL-M1, SUN 2000 M1, SUN 3K SG04LP1-EU, SUN 3.6K SG03LP1-EU gibi farklı güçlerde seçenekler sunar.
Akıllı invertör teknolojisi ile dinamik MPPT kontrolü sağlar.

7. Sungrow

Sungrow SG3K-S, Sungrow 40kW, Sungrow 100kW, Sungrow 110, Sungrow 30kW, SG50CX-P2 gibi geniş ürün yelpazesi ile dikkat çeker.

8. Solax

Solax X1 Hybrid, X1 Boost, X1 Mini G4, Power X3 ile konut tipi sistemlere uygun çözümler sunar.

9. Victron Energy

Multi RS Solar 48/6000, EasySolar 24/3000, Victron Energy Quattro gibi şebekeden bağımsız (off-grid) çözümlerde güçlüdür.

Solar İnvertör (veya İnverter) Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Sistem tipi: On-grid (tie grid), off-grid ya da hibrit mi?

Güç ihtiyacı: 3kW ev tipi mi, yoksa 50kW üzeri ticari sistem mi?

İzleme: Mobil uygulama ve uzaktan izleme imkânı var mı?

Verimlilik: Cihazın MPPT sayısı, inverter verimi ve çevrim kayıpları nasıl?

Servis ve destek: Türkiye’de teknik servis ağı mevcut mu?

Artık elektrik ve elektronik sektöründe teklif talebi bırakmak sadece 1 dakika! Talep formunu doldur, talebini gönder, en uygun tedarikçilerle eşleşin!

Elektrik ve Elektronik İle İlgili Ürün Veya Proje, Keşif, Taahhüt Hizmet İhtiyaçlarınız İçin Yeni Nesil Çözüm Platformu Elektraverse, sizlere en uygun tedarikçileri buluyor.

Elektraverse, elektrik, elektronik ve enerji sektörüne özel olarak geliştirilen, yapay zeka destekli dijital tedarik platformudur. Talebinizi ücretsiz olarak talep formunu doldurarak oluşturun, sistemimiz ihtiyaçlarınızı analiz ederek sizi en uygun tedarikçilerle otomatik olarak eşleştirsin. 

İhtiyacınız olan talebinizi ücretsiz olarak gönderin, en uygun ürün veya hizmet tedarikçileriyle eşleşin!

Kompanzasyon Rehberi: cos φ, Reaktif Güç ve kVAr Hesabı

Kompanzasyon Rehberi: cos φ, Reaktif Güç ve kVAr Hesabı

Bir üretim tesisinin ana panosuna güç analizörü bağladığınızda ekranda cos φ 0,72 görünüyorsa ve o ay gelen faturanın alt satırında “endüktif reaktif enerji bedeli” kalemi varsa, tablo bellidir: tesis şebekeden çektiği akımın önemli bir kısmını işe çeviremiyor, bunun bedelini de her ay yeniden ödüyor. Kompanzasyon tam bu noktada devreye girer. Reaktif gücü tesis içinde üreterek şebekeden çekilen görünür gücü, akımı ve dolayısıyla faturadaki reaktif kalemi düşürür.

Bu yazı bir kavram + hesap rehberidir. Reaktif gücün neden var olduğunu güç üçgeniyle net kurar, cos φ’yi düzeltmek için gereken kondansatör gücünü (kVAr) sayısal örneklerle hesaplar ve sahada en çok karşılaşılan hataları toplar. Tür seçimi ve pano/ceza hesabının inceliklerini ilgili yazılara bırakıyoruz.

Reaktif güç neden ortaya çıkar

Motor, trafo, balastlı armatür gibi endüktif yükler işlerini yapabilmek için manyetik alan kurar. Bu manyetik alanı kurmak için gereken enerji şebekeden çekilir, sonra alan çökerken bir kısmı geri verilir; yani sürekli gidip gelir ama net iş üretmez. İşte bu salınan bileşen reaktif güçtür.

Alternatif akım devresinde üç güç bileşenini bir dik üçgende toplarız:

  • Aktif güç (P), birimi W: gerçek işi yapan bileşen.
  • Reaktif güç (Q), birimi VAr: manyetik/elektrik alanı besleyen, işe dönüşmeyen bileşen. Dikkat: birimi VA değil, VAr‘dır.
  • Görünür güç (S), birimi VA: kaynağın gördüğü toplam güç, üçgenin hipotenüsü.

Bu üç büyüklük Pisagor bağıntısıyla ilişkilidir: S² = P² + Q². Faz açısı φ, akım ile gerilim arasındaki açıdır ve güç faktörü buradan gelir.

Tek fazlı bir devrede:

  • S = U·I
  • P = U·I·cos φ
  • Q = U·I·sin φ

Üç fazlı bir devrede (U = hat gerilimi):

  • S = √3·U·I
  • P = √3·U·I·cos φ
  • Q = √3·U·I·sin φ

Üç fazda √3 çarpanını atlamak sık yapılan bir hatadır; hat gerilimiyle çalışırken bu katsayı formülde mutlaka bulunur. Güç faktörü ise cos φ = P / S ve tan φ = Q / P bağıntılarıyla tanımlıdır. cos φ = 1 ise devre tamamen aktiftir, akım ile gerilim aynı fazdadır; cos φ küçüldükçe reaktif bileşen büyür, üçgen “yatar”.

Reaktif gücün kondansatörle nasıl üretildiğinin fiziği, yani reaktansın frekansla ilişkisi ve X_C = U²/Q bağıntısı ayrı bir konudur; bunu tekrar türetmemek için endüktif ve kapasitif reaktans hesabını ele aldığımız yazıya bakmanızı öneririz.

Kompanzasyon tesise ne kazandırır

Kompanzasyon, endüktif yüklerin ürettiği reaktif gücü tesis içinde paralel bağlanan kondansatörlerle karşılayarak şebekeden çekilen Q’yu düşürür. Aktif güç P aynı kalır çünkü onu yükler belirler; azalan Q ile birlikte görünür güç S ve akım küçülür. Kazanç kalemleri:

  • Akım azalır: Aynı aktif güç için akım 1 / cos φ ile orantılıdır. cos φ’yi 0,70’ten 0,95’e çıkardığınızda akım oranı 0,70 / 0,95 = 0,737 olur; yani akım yaklaşık %26 azalır.
  • Kayıplar daha çok azalır: Hat ve trafo bakır kayıpları I² ile orantılı olduğundan, akım 0,737 katına inince kayıplar 0,737² = 0,543 katına, yani yaklaşık %46 oranında azalır.
  • Kapasite açığa çıkar: Aynı trafo ve kablo, azalan akımla daha fazla aktif güce hizmet eder; mevcut trafonun kapasitesi verimli kullanılır.
  • Gerilim düşümü iyileşir: Hat üzerindeki akım düştüğü için besleme boyunca gerilim düşümü azalır.
  • Reaktif bedel kalkar: Sınırların altına inildiğinde faturadaki endüktif reaktif kalem ortadan kalkar; bu, her ay tekrar eden bir gider olduğu için etkisi süreklidir.

EPDK reaktif oran sınırları

Kurulu güce göre endüktif ve kapasitif reaktif sınırların karar akışı.
Oran = aylık reaktif enerji (kVArh) / aktif enerji (kWh); hedef cos φ eşikten türer.

Reaktif tüketimin faturaya yansıyıp yansımayacağı, aylık reaktif enerjinin (kVArh) aktif enerjiye (kWh) oranıyla belirlenir. “Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar” kapsamındaki eşikler kurulu güce göre değişir:

Kurulu güçEndüktif oran sınırıKapasitif oran sınırı
50 kVA altı%33%20
50 kVA ve üstü%20%15

Bu oranları eşdeğer güç faktörüne çevirirsek: %33 endüktif oran tan φ = 0,33’e, yani cos φ ≈ 0,95’e karşılık gelir. %20 oran tan φ = 0,20’ye, yani cos φ ≈ 0,98’e denk düşer. %15 kapasitif oran ise cos φ ≈ 0,99 mertebesindedir. Buradaki en yaygın alışkanlık hatası, “0,95 her yere yeter” düşüncesidir: 50 kVA ve üzeri tesislerde endüktif sınır %20 olduğundan hedef cos φ pratikte 0,98’e çıkar.

Sınır aşıldığında bedelin hangi enerji miktarına (tamamına mı, yalnız aşan kısma mı) uygulandığı bağlı olduğunuz dağıtım ve tedarik şirketinin tarife metninde yer alır; kesin uygulama için faturadaki tarife açıklamasını esas almak gerekir. Cezanın kVArh üzerinden adım adım nasıl çıktığını görmek isterseniz faturadaki reaktif cezayı adım adım hesapladığımız yazıya bakabilirsiniz.

kVAr hesabı: kondansatör gücünü adım adım bulmak

100 kW tesiste cos φ'yi 0,70'ten 0,95'e çıkarmak için kVAr hesabı.
100 kW aktif güçte hedef 0,95 için yaklaşık 69,1 kVAr gerekir.

Kompanzasyonun kalbi tek bir bağıntıdır:

Q_c = P·(tan φ₁ − tan φ₂)

Burada P tesisin aktif gücü (kW), tan φ₁ mevcut durumun tanjantı, tan φ₂ hedeflenen güç faktörünün tanjantıdır. Sık kullanılan cos φ değerlerinin tanjant karşılıkları:

cos φtan φ
0,701,020
0,800,750
0,900,484
0,950,329
0,980,203
1,000

Örnek 1 — 100 kW, cos φ 0,70’ten 0,95’e: tan φ₁ = 1,020 ve tan φ₂ = 0,329 olduğundan Q_c = 100 × (1,020 − 0,329) = 100 × 0,691 = 69,1 kVAr gereklidir. Bu tesise yaklaşık 69,1 kVAr’lık kondansatör gücü kurmak gerekir; kademe seçiminde bir üst standart değere yuvarlanır.

Örnek 2 — 250 kW, cos φ 0,80’den 0,98’e: tan φ₁ = 0,750 ve tan φ₂ = 0,203 alınır; Q_c = 250 × (0,750 − 0,203) = 250 × 0,547 = 136,75 kVAr çıkar. Pratikte kademeler 25 kVAr’lık adımlarla kurgulanırsa toplam 150 kVAr’lık bir grup tercih edilir; bu, hedefi rahatça sağlarken adım çözünürlüğünü korur.

Bu hesapta gizli varsayım şudur: P ve cos φ değerleri işletmenin tipik yük anını temsil etmelidir. Ölçümü çok hafif yük anında alırsanız hedeflediğiniz kVAr fazla çıkar; tam yük anında alırsanız düşük çıkar. Bu yüzden hesap tek bir anlık değerle değil, güç analizörüyle alınan bir dönem profiliyle yapılmalıdır.

Kompanzasyonu nereye kurmalı

Bireysel, grup ve merkezi kompanzasyon yerleşimlerinin karşılaştırması.
Yerleşim seçimi yük profiline ve sürekli çalışan büyük yüklerin varlığına bağlıdır.

Reaktif güç, üretildiği yerde değil tüketildiği yerde karşılanmalıdır; yolun her adımı ekstra kayıp demektir. Uygulamada üç yerleşim vardır: yükün ucunda bireysel, benzer yük gruplarının başında grup ve ana dağıtım panosunda merkezi. Hangisinin seçileceği yük profili, sürekli çalışan büyük motorların varlığı ve bütçeyle ilgilidir. Merkezi çözümde ise ölçüm ve kademe yönetimi bir reaktif güç kontrol rölesiyle yapılır.

Kompanzasyon sisteminin elemanları

Bir kompanzasyon panosunun temel bileşenleri şunlardır:

  • Kondansatör: Reaktif gücü üreten ana eleman. Alçak gerilim güç kondansatörleri, 1000 V’a kadar alternatif akım şönt, kendi kendini onaran (self-healing) tipte olup IEC 60831-1 kapsamındadır. Kondansatörün anma gerilimi, harmonikli ve reaktörlü sistemlerde yükselen bara gerilimini karşılayacak şekilde seçilmelidir.
  • Reaktif güç kontrol rölesi: Sistemin beyni; şebekedeki reaktif ihtiyacı bir akım trafosu üzerinden ölçüp kademeleri devreye alıp çıkarır. Akım trafosunun ölçüm noktası kritiktir; rölenin tüm tesis akımını görecek şekilde konumlandırılması gerekir.
  • Kondansatör kontaktörü: Kondansatör devreye girerken oluşan yüksek darbe akımını sınırlayacak ön kontak/dirençli tipte seçilir.
  • Reaktör: Harmonik zengin ortamlarda kondansatörü koruyan ayarsız (detuned) reaktör.
  • Sigorta/şalter ve pano gövdesi. Alçak gerilim güç faktörü düzeltme panoları IEC 61921 kapsamındadır; bu standart pano tasarımının IEC 61439-1/-2 pano gereklerini de sağlamasını ister.

Sabit, otomatik, statik ve dinamik çözümlerin hangi yük tipinde doğru olduğunu ayrıntılandırdığımız kompanzasyon türü seçimi yazısına bu noktada bakmanızı öneririz. Not: Kondansatör yerine aşırı uyartımlı senkron motor da reaktif güç üretebilir, ancak bu genelde daha pahalı bir çözümdür.

Harmonik varsa reaktör şart

UPS, sürücü, LED sürücüsü gibi doğrusal olmayan yükler harmonik akım üretir. Kondansatörün reaktansı frekansla düştüğü için harmonik akımlar kondansatör grubuna toplanır ve şebeke endüktansıyla rezonansa girme riski doğar. Bunu önlemek için kondansatörle seri ayarsız (detuned) reaktör kullanılır. Reaktörün ayarlanma oranı p = X_L / X_C olup rezonans frekansı f = 50 / √p bağıntısıyla bulunur:

  • p = %7 → f ≈ 189 Hz
  • p = %14 → f ≈ 134 Hz
  • p = %5,67 → f ≈ 210 Hz
  1. harmonik 150 Hz, 5. harmonik 250 Hz civarındadır; reaktör bu frekansların altında bir ayar noktası seçilerek kondansatörün harmonik yutmasını engeller. Harmonik yükün ağır olduğu tesislerde pasif ve aktif çözümün karşılaştırması için harmonik filtre seçimi ve anma akımı hesabını ele aldığımız yazı yol gösterir.

Mevzuat ve proje tarafı

İç tesislerde kompanzasyon keyfi değildir. Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği’nin 51-m maddesi, iç tesislere ait kompanzasyon tesislerinin “Elektrik Projelerinin Hazırlanması ve Elektrik Tesislerinin Gerçekleştirilmesi Sürecinde Güç Faktörünün İyileştirilmesi İle İlgili Tebliğ” hükümlerine göre kurulmasını ve Yönetmelik hükümlerine göre denetlenip muayene edildikten sonra enerjilenmesini öngörür. Elektrik İç Tesisleri Proje Hazırlama Yönetmeliği’nde (Madde 2) reaktif güç kompanzasyonu proje kapsamındadır ve avan proje aşamasında güç faktörü düzeltme şeklinin belirlenmesi istenir. Alçak gerilim dağıtım panolarında sabit kompanzasyon amaçlı kondansatör grubu kullanımı da TEDAŞ AG Dağıtım Panoları Teknik Şartnamesi’nde (TEDAŞ-MLZ/2003-006.C) tanımlıdır; ancak şebekede sabit kondansatörün kapasitif yük oluşturacağı analizle tespit edilmişse sabit grup kullanılmayabilir.

Sahada en çok yapılan hatalar

  • Gece kapasitif ceza: Yük düşünce veya durunca sabit kondansatör devrede kalırsa tesis şebekeye reaktif verir ve bu kez kapasitif sınır aşılır. Otomatik kademe yönetimi bu yüzden önemlidir.
  • Harmonik ortamda reaktörsüz kondansatör: Doğrusal olmayan yüklerde reaktörsüz grup kısa sürede rezonans ve kondansatör hasarıyla sonuçlanır.
  • Hedef cos φ’yi yanlış almak: 50 kVA üstü tesiste hedefi 0,95 sanmak eksik kompanzasyona yol açar; endüktif sınır %20 olduğundan hedef 0,98 alınır.
  • Kademe adımının kaba olması: Adım çözünürlüğü büyükse röle son kademeyi ne devreye alıp ne çıkaramaz, cos φ hedef bandında oturmaz.
  • Kondansatör anma gerilimini şebeke gerilimine eşitlemek: Reaktörlü sistemlerde kondansatör uçlarındaki gerilim yükseldiğinden anma gerilimi buna göre üstte seçilmelidir.

Kısa karar özeti

Önce güç analizörüyle tipik yük anında P ve cos φ ölçün, kurulu gücünüze göre EPDK sınırından hedef cos φ’yi (50 kVA üstünde 0,98) belirleyin, Q_c = P·(tan φ₁ − tan φ₂) ile gereken kVAr’ı hesaplayın ve uygun kademe adımlarına yuvarlayın. Harmonik varsa reaktörlü kurgu şarttır. Buradan sonra hangi tür kompanzasyonun uygun olduğu ve faturadaki cezanın tam tutarı ayrı bir çalışmadır; bunun için tür seçimi ve pano/ceza yazılarına yönelin.


Tesisinizin yük profiline göre kVAr ihtiyacını ve doğru kademe kurgusunu birlikte belirleyelim; projeniz için bize ulaşın.

📩 kompanzasyon ihtiyaçlarınız için bize ulaşabilirsiniz.

📧 Teklif ve talepleriniz için: info@electricistanbul.com
🌐 WhatsApp: +90 537 398 12 15

İhtiyacınıza en uygun ürün veya proje çözümü için hemen fiyat teklifi alın!

Hızlı Teklif Al

Kaçak Akım Rölesi ile Sigorta Arasındaki Fark Nedir?

OTOMATİK SİGORTA VE KAÇAK AKIM RÖLESİ ARASINDAKİ FARKLAR

Otomatik sigorta ve kaçak akım rölesi arasındaki farklar çok karıştırılan bir konudur. Konutlarda, ticari işletmelerde ve endüstriyel tesislerde elektrik arızalarından dolayı can ve mal kaybı oluşma riski yüksektir. Bu nedenle devrenin koruma sistemi, enerjinin üretildiği yerden son kullanıcıya kadar her noktada koruma yapılacak şekilde dizayn edilmelidir. Yük akımı 150 A değerine kadar ki korumalar genelde otomatik sigorta ve kaçak akım rölesi vasıtasıyla yapılır. Bu iki eleman devrelerde koruma amaçlı beraber kullanılır ancak çalışma prensibi ve koruma fonksiyonu anlamında genelde birbiriyle karıştırılır.

Otomatik Sigorta (Otomat veya Minyatür Devre Kesici)

Otomatik Sigorta Nasıl Çalışır?

Otomatik sigorta (sektörde minyatür devre kesici veya otomat olarak da bilinir), elektrik devrelerini aşırı akım ve kısa devreye karşı koruyan temel bir güvenlik elemanıdır.

Bağlı olduğu devredeki akım, otomatik sigortanın etiketinde belirtilen nominal değerin altında kaldığı sürece devreyi açık tutar ve normal çalışmaya izin verir. Nominal değerin üzerine çıkıldığında ise devreyi keserek bağlı olduğu ekipmanları ve tesisatı korur.

Otomatik sigortalar hem termik hem de manyetik koruma mekanizmasına sahiptir:

  • Termik koruma: Uzun süreli ve orta seviyede aşırı akımlarda devreye girer. İçerisindeki bimetal şerit, ısınmayla birlikte deforme olur ve açma mekanizmasını tetikleyerek ana kontakları ayırır.
  • Manyetik koruma: Çok yüksek kısa devre akımlarında (kA mertebesinde) anında devreye girer. Bobin içindeki piston, güçlü manyetik alan etkisiyle hızla hareket ederek açma mekanizmasını çalıştırır ve kontakları ayırır.

Bu çift korumalı yapı sayesinde otomatik sigorta, hem yavaş gelişen aşırı yüklenmelere hem de ani kısa devrelere karşı etkili koruma sağlar.

Kaçak Akım Rölesi Nasıl Çalışır?

Kaçak akım röleleri, elektrik devresinde faz ve nötr arasındaki akım dengesizliğini algılayarak devreyi anında kesen ve bağlı olduğu elektrik ekipmanlarını koruyan önemli bir güvenlik cihazıdır.

Normal şartlarda fazdan giren akım ile nötrden çıkan akım birbirine eşit olmalıdır. Eğer bu iki akım arasında fark oluşursa, devrede kaçak akım bulunduğu anlamına gelir. Kaçak akım rölesi bu farkı tespit eder etmez devreyi keserek koruma sağlar.

Kaçak akım oluşmasının en yaygın nedeni yalıtım hatalarıdır. Bu hatalardan kaynaklanan hata akımları, insan hayatı ve tesis güvenliği açısından kritik önem taşır. Bu nedenle kaçak akım röleleri iki temel koruma seviyesinde üretilir:

  • 30 mA → Mesken, ticari bina ve insan koruma amaçlı (hayat koruma)
  • 300 mA → Endüstriyel tesislerde yangın ve tesisat koruma amaçlı

Kaçak akım röleleri, belirlenen bu hassasiyet değerlerine göre devredeki kaçak akımı algılayarak hızlı ve güvenilir koruma gerçekleştirir.

Otomatik sigorta ve kaçak akım rölesi beraber kullanılabilir.

Kaçak akım rölesinin çalışma prensibi oldukça basittir ve toroidal akım trafosu üzerine kuruludur. Rölenin içerisinden geçen faz ve nötr akımları normal şartlarda birbirine eşit olmalıdır. Bu eşitlik sağlandığında toroidal akım trafosu üzerinde herhangi bir manyetik akı oluşmaz.

Ancak devrede bir kaçak akım meydana geldiğinde fazdan giren akım ile nötrden çıkan akım arasında fark oluşur. Bu fark, toroidal akım trafosu üzerinde bir manyetik akı yaratır ve röle bu fark akımını (kaçak akımı) hızlı bir şekilde algılar. Algılama sonucunda belirlenen süre içinde devreyi keserek koruma işlemini gerçekleştirir.

Bu çalışma prensibi sayesinde kaçak akım rölesi, yalıtım hatası, dokunma veya toprak kaçakları gibi durumlarda anında devreye girerek hem insan hayatını hem de tesisatı korur.

Otomatik Sigorta ve Kaçak Akım Rölesi Arasındaki Farklar

Elektrik devrelerinde tam koruma sağlamak için otomatik sigorta ve kaçak akım rölesi genellikle birlikte kullanılır. Bu iki cihaz farklı koruma prensipleriyle çalışarak konutta, fabrikada, ticari işletmelerde ve ofislerde can ve mal güvenliğini en üst seviyede sağlar.

Otomatik sigorta, devredeki akım kendi nominal değerini aştığında veya kısa devre meydana geldiğinde devreyi keser. Kaçak akım rölesi ise faz-nötr arasındaki akım farkını (kaçak akımı) algılayarak devreyi korur.

Her iki cihaz da devreyi keser ancak tamamen farklı ölçütlere göre hareket eder.

Örneğin 4 kutuplu, 30 mA hassasiyetli ve 40 A nominal değerli bir kaçak akım rölesi düşünelim:

  • Devrede sadece 30 mA kaçak akım oluştuğunda röle devreyi keserek koruma yapar.
  • Devre akımı 40 Amper’i geçse dahi kaçak akım rölesi devreyi kesmez. Çünkü 40 A değeri, rölenin ana kontaklarının taşıyabileceği maksimum nominal akım değeridir.

Bu nedenle devre akımı 40 Amper’in üzerine çıktığında veya kısa devre durumunda korumayı otomatik sigorta üstlenir.

Otomatik sigortalar kaçak akım röleleriyle beraber aynı panoda kullanılır.

Otomatik sigorta ve kaçak akım rölesinin birlikte kullanılması, hem aşırı akım ve kısa devreye hem de kaçak akıma karşı eksiksiz koruma sağlar. Bu kombinasyon, elektrik tesisatlarında standart bir güvenlik uygulaması haline gelmiştir.

Otomatik sigorta veya kaçak akım rölesi ile ilgili en uygun ürün veya proje çözümü için hemen fiyat teklifi alın!

Hızlı Teklif Al

Telefon

Proje ve talepleriniz için: +90 537 398 12 15 (WhatsApp)

E-Posta

Teklif ve Talepleriniz İçin: info@electricistanbul.com

OG Koruma Rölesi (Orta Gerilim Röle) Nedir, Nasıl Seçilir?

Orta Gerilim Röle, OG Koruma Rölesi Nedir?

OG koruma rölesi veya orta gerilim röle elektrik anahtarlama sistemlerinin beynidir. Elektrik enerjisi üretim santrallerinde alçak veya orta gerilimde üretilir, bir güç trafosu ile gerilim yükseltilerek yüksek gerilim ile iletilir. İndirici merkezlerde enerji, orta gerilime düşürülür. Daha sonra da bir dağıtım trafosu ile gerilim, 400 V alçak gerilim seviyesine indirilerek dağıtılır. Böyle bir sistemin doğru bir şekilde elektriksel koruması yapılmazsa oluşabilecek bir arıza, ilk başta üretilen santralden en sondaki kullanıcıya kadar zarar verebilir. 

Schneider OG Koruma Röle Serisi; Easergy Schneider Koruma Rölesi

Elektrik sistemlerinde korumalar, üretimden tüketime elektrik enerjisinin kesintisiz olarak var olması için yapılır. Devredeki koruma sisteminin başlıca görevi elektrik tesisinde çıkan arızaları çabuk ve güvenilir biçimde tespit etmek ve gerektiğinde işletme elemanını (hat, transformatör veya jeneratör) hızlı bir şekilde devre dışı bırakmaktır. Bu işlemi yapan cihazlara dijital koruma röleleri denir. Şebekede bir arıza olduğunda arıza akımını veya gerilimini akım ve gerilim trafoları vasıtasıyla mikroişlemci tabanlı koruma röleleri algılar, devredeki anlık bilgiyi okur ve açma yapıp yapmayacağını ayarlanmış set değerlerine göre karar verir. Koruma röleleri arızayı tespit eder ve kesiciye açma-kapama yapması için gerekli sinyali gönderir. Ölçü transformatörlerinden gelen değerleri kendi içinde tekrar ölçü trafolarının oranı kadar yükselterek akımın ve gerilimin gerçek değerini hesaplar. Arıza akımı veya geriliminde kesiciye açma-kapama sinyali göndererek sistemi korur. Koruma işlemi hangi akım ve gerilim değerlerinde isteniyorsa, röle ayarları bu değerlere göre set edilir. Örneğin bu röle orta gerilim aşırı akım rölesi, frekans koruma rölesi veya aşırı gerilim, düşük gerilim koruma rölesi olabilir. Korumanın yapılacağı fonksiyona göre seçilmelidir. Bu yüzden orta gerilim koruma rölesi seçimi orta gerilim sistemlerinde çok önemlidir.

Koruma işlemi yapılırken rölelerin, seçiciliği doğru yapması (selektivite), hızlı çalışması ve güvenilir olması beklenir. Böylece enerjinin mümkün olabildiğince sürekli olması sağlanır. Selektif (seçici) korumada sadece arızalı noktanın devre dışı bırakılması değil, aynı zamanda diğer noktalarda enerji temininin devamının sağlanması amaçlanır. Bunun için orta gerilim koruma rölelerinin set değerleri uzman teknik ekipler tarafından doğru bir şekilde seçilmelidir.

OG koruma röleleri, og (orta gerilim) hücrelerin beyni gibidir.

Orta Gerilim OG Koruma Rölesi Nasıl Seçilir? Orta Gerilim Aşırı Akım Koruma Rölesi Nasıl Seçilir?

ANSI standartları elektrik koruma fonksiyonlarını ve tanımlarını belirler. ANSI kodlarına göre istenilen koruma fonksiyonunu yerine getiren röleler devreye entegre edilir. Genelde orta gerilim dağıtım şebekelerinde trafo koruma hücrelerinde aşırı akım ve toprak akımı koruması yapan röleler kullanılırken, daha fonksiyonel hat giriş ve otoprodüktör hücrelerinde akım, gerilim, toprak arızaları, frekans ve yönlü korumalar gibi özellikleri bulunan daha fonksiyonel dijital röleler kullanılmaktadır. Koruma röleleri, koruma fonksiyonuna bağlı olarak; trafo, hat, motor, kapasitör bankı, bara diferansiyel, hat diferansiyel, jeneratör, mesafe koruma vb. gibi sınıflara ayrılmaktadır. Orta gerilim dağıtım şebekeleri uygulamalarında ANSI kodlarına göre şebekede hangi tip korumalar yapılmak isteniyorsa, koruma rölesi buna göre seçilir. Koruma rölelerinin teknik föylerinde hangi tip ANSI koruma fonksiyonlarının bulunduğu belirtilir. Bu bilgilere göre uygun koruma rölesi seçildikten sonra şebekede doğru bir şekilde selektif koruma yapılabilmesi için doğru set değerleri belirlenir ve rölenin ayarları set edilir.  Orta gerilim dağıtım şebekelerinde genel olarak en çok kullanılan ANSI koruma kodları ve açıklamaları aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Siemens OG Koruma Röle Serisi; Siprotec Siemens Koruma Rölesi

Tablo: Bazı ANSI kodları ve koruma tipi fonksiyonu açıklamaları.

ANSI KoduKoruma Fonksiyonu Tanımı
27Düşük Gerilim Koruma
32Yönlü Güç Koruma
46Dengesiz Yük, Negatif Bileşen Akımı
47Negatif Bileşen Gerilimi
49Termal Aşırı Akım Koruma
50Ani Aşırı Akım Koruma
50NAni Toprak Akımı Koruma
51Zamanlı Aşırı Akım Koruma
51NZamanlı Toprak Akımı Koruma
59Aşırı Gerilim Koruma
67Yönlü Aşırı Akım Koruma
67NYönlü Toprak Akımı Koruma
81UDüşük Frekans Koruma
81OAşırı Frekans Koruma
87GJeneratör Diferansiyel Koruma
87LHat Diferansiyel Koruma
87TTrafo Diferansiyel Koruma

Elektrik sistemlerinde devrelerin korunması açısından aşırı akım rölesi kullanımı büyük önem taşır. Aşırı akım, sistem bileşenlerine zarar verebilecek düzeydeki akım artışlarını ifade eder ve bu durumun önüne geçmek için çeşitli aşırı akım röleleri tercih edilir. Piyasada bulunan motor aşırı akım koruma rölesi ve yüksek akım koruma rölesi gibi ürünler, özellikle sanayi tipi uygulamalarda sıkça kullanılmaktadır. Aşırı akım koruma rölesi fiyatları, marka, teknik özellikler ve algılama hassasiyetine göre farklılık gösterebilir. Siemens aşırı akım koruma rölesi gibi global markalar, yüksek güvenlik standartları ve dayanıklılığı ile öne çıkarken, asiri akim rolesi seçenekleri arasında daha ekonomik çözümler de bulunmaktadır. Kullanım alanına bağlı olarak aşırı akım rölesi çeşitleri incelenmeli ve uygun kapasitede bir ürün seçilmelidir. Özellikle Siemens aşırı akım rölesi gibi ürünler, hem düşük hem de yüksek akımlı uygulamalar için geniş bir model yelpazesi sunar. Sonuç olarak, doğru seçilmiş bir aşırı akım koruma sistemi, elektrik tesisatının güvenliğini ve uzun ömürlü çalışmasını sağlamada kritik rol oynar.

Orta gerilim tesislerinde doğru röle seçimi, sistemin güvenliğini ve verimliliğini sağlamak açısından kritik öneme sahiptir. Bu bağlamda ABB REF615 röle serisi, özellikle koruma ve kontrol ihtiyaçlarını karşılamak için sıkça tercih edilmektedir. REF615 ABB ürünleri, mesafe koruma rölesi özellikleriyle geniş bir kullanım alanına sahiptir. Ayrıca, ABB REF615 röle fiyat seçenekleri, bütçe dostu çözümler sunarken yüksek performans vaat etmektedir. Orta gerilimde koruma ve izleme için ABB’nin REF 615 modeli ile Siemens’in Siprotec serisi sıklıkla karşılaştırılmaktadır. Schneider Easergy röle serisi, enerji izleme ve koruma çözümleri sunarak tesis güvenliğini artırmaya yönelik yenilikçi bir alternatiftir. Her üç marka da güvenilir çözümler sunarak sistem güvenliğini artırmayı hedeflemektedir. Röle seçiminizi yaparken sistem gereksinimlerini ve bütçe kriterlerinizi göz önünde bulundurmayı unutmayın.

Orta gerilim röleleri ile ilgili projenize en uygun ürün veya proje çözümü için hemen fiyat teklifi alın!

Hızlı Teklif Al

Telefon

Proje ve talepleriniz için: +90 537 398 12 15 (WhatsApp)

E-Posta

Teklif ve Talepleriniz İçin: info@electricistanbul.com

OG Hücre (Orta Gerilim Hücre) Nedir? Çeşitleri ve Sınıfları

OG HÜCRE (Orta Gerilim Hücre) Nedir?

OG hücre veya orta gerilim modüler hücre (sektörde genellikle OG modüler hücre olarak bilinir), 36 kV’a kadar gerilim seviyesindeki dağıtım şebekelerinde kullanılan anahtarlama, koruma ve ölçme fonksiyonlarına sahip orta gerilim şalt ekipmanlarıdır. Trafo merkezleri, endüstriyel tesis dağıtım merkezleri, indirici veya yükseltici trafo merkezleri gibi iç veya dış mekanlarda güvenle devreye alınır.

Bu modüler hücreler; koruma röleleri, akım ve gerilim transformatörleri, OG kesicileri, ayırıcıları, kablo girişleri ve baraları gibi birçok kritik ekipmanı kompakt bir yapıda barındırır. İnsanların güvenli şekilde erişebileceği, bakım gerektirmeyen ve kolay işletilen tasarımlarıyla öne çıkar.

Hava Yalıtımlı Metal Mahfazalı OG Hücre

Hava Yalıtımlı ve Gaz Yalıtımlı OG Hücre (OG Modüler Hücre) Çeşitleri

OG modüler hücreler temel olarak hava yalıtımlı ve gaz yalıtımlı olmak üzere ikiye ayrılır:

  • Gaz yalıtımlı OG hücreler: Aktif kısımlar SF6 gazı ile yalıtılır. Kompakt yapıları sayesinde RMU (Ring Main Unit) olarak da adlandırılırlar. Daha küçük boyutlu ve yüksek yalıtım performanslıdırlar.
  • Hava yalıtımlı OG hücreler: Baralar hava ile yalıtılırken, ayırıcı ve kesiciler genellikle SF6 gazlı tank içinde bulunur. Enerji kesme işlemi gaz ortamında gerçekleşir, baralar ise hava yalıtımlıdır.

Her iki tipte de hücre içinde kullanım amacına göre şu ekipmanlar yer alabilir: baralar, ayırıcı, yük ayırıcısı, topraklama ayırıcısı, kesici, koruma rölesi, kablo buşingleri, gerilim göstergeleri, parafudrlar, OG sigortalar, akım/gerilim transformatörleri, aydınlatma ve alçak gerilim bölmesi.

Hücreler ayrıca:

Servis sürekliliği (LSC) kriterlerine göre sınıflandırılır.

İç kompartman bölmelendirme (PM veya PI),

İç ark arızası dayanımı (IAC),

Hava İzoleli Metal Mahfazalı Orta Gerilim Modüler Hücreler (OG Hücre)

OG Hücre (Orta Gerilim Hücre) Sınıfları

Bölmelendirme Tipine Göre:

  • PM Bölmelendirme: Açık erişilebilir bölümler ile gerilimli ana bölümler, topraklı metal bölmelerle ayrılır.
  • PI Bölmelendirme: Aynı ayrım metal olmayan izole malzemelerle yapılır.

İç Ark Arızası (IAC) Sınıfına Göre:

  • A: Sadece yetkili personel erişebilir.
  • F: Ön taraftan erişilebilir.
  • L: Yan taraflardan erişilebilir.
  • R: Arka taraftan erişilebilir.

Servis Sürekliliği Kaybına Göre (LSC):

  • LSC-1: Tüm ekipman (baralar, kesiciler, ayırıcılar, kablolar vb.) tek bölmededir. Müdahale için enerji kesilmesi zorunludur.
  • LSC-2A: Baralar enerjiliyken anahtarlama elemanının bulunduğu bölmeye müdahale edilebilir.
  • LSC-2B: Kablo ve bara bölümleri enerjiliyken anahtarlama elemanının bulunduğu bölmeye müdahale edilebilir.
Hava Yalıtımlı Metal Bölmeli Metal Clad OG Hücre

OG Hücre Anma Değerleri ve Boyutlandırma

Türkiye’de yaygın kullanılan OG modüler hücreler genellikle şu değerlere sahiptir:

  • Anma gerilimi: 36 kV
  • Nominal akım: 630 A
  • Kısa devre kesme kapasitesi: 16 kA

Standart hücreler PI bölmelendirme, A-FL iç ark sınıfı ve LSC-2A servis sürekliliği özelliklerini taşır.

Hücre boyutu, nominal gerilimle doğrudan ilişkilidir. Baralar arasındaki dielektrik atlama mesafesi nedeniyle gerilim yükseldikçe boyut büyür. Hava için yaklaşık 1 kV/cm kuralı geçerlidir:

  • 36 kV hava yalıtımlı hücrelerde bara arası minimum 35-36 cm,
  • 24 kV hava yalıtımlı hücrelerde ise 24-25 cm olmalıdır.

Gaz yalıtımlı hücreler (SF6) daha yüksek dielektrik dayanım sağladığı için aynı gerilimde daha kompakt boyutlarda üretilir. Alan tasarrufu gereken projelerde gaz yalıtımlı hücreler tercih edilir.

Gaz İzoleli Metal Mahfazalı Orta Gerilim Modüler Hücreler (OG Hücre)

Türkiye’de OG Hücre Teknik Şartnameleri (TEDAŞ)

Ülkemizde orta gerilim modüler hücreler TEDAŞ şartnamelerine uygun üretilmelidir:

  • SF6 gaz yalıtımlı hücreler → TEDAŞ-MYD/95-002.B (veya güncel revizyonu)
  • Hava yalıtımlı hücreler → TEDAŞ-MYD/95-007.E (veya güncel revizyonu)

Hücreler IP 3X, 4X veya 41 koruma sınıfında olabilir. En sık kullanılan tipler şunlardır:

  • Yük ayırıcılı giriş-çıkış hücresi
  • Sigortalı trafo koruma hücresi
  • Kesicili giriş-çıkış hücresi
  • Kuplaj hücresi
  • Akım/gerilim ölçü hücresi
  • Kablo bağlantı hücresi

Proje gereksinimine göre özel hücre tipleri de üretilebilir.

OG kesicili trafo koruma hücresi, OG kompanzasyon panosu ve OG ölçü hücresi gibi birimler enerji yönetiminde kritik rol oynar. OG modüler hücre ve OG modüler ölçüm hücresi modern dağıtım projelerinin standardı haline gelmiştir. OG hücre fiyatları üreticiye, teknik özelliklere (gerilim, akım, kesme kapasitesi, LSC sınıfı vb.) ve proje detaylarına göre değişir. Seçim yaparken sistem ihtiyacına uygun OG kesici özellikleri, personel/ekipman güvenliği, bakım kolaylığı ve uzun ömür ön planda tutulmalıdır.

Sonuç olarak, OG hücreler (orta gerilim modüler hücreler) enerji dağıtımının güvenli, verimli ve kompakt şekilde gerçekleştirilmesinde vazgeçilmez bir unsurdur. Doğru tip ve marka seçimi, hem operasyonel sürekliliği hem de tesis güvenliğini doğrudan etkiler.

Orta gerilim modüler hücrelerle alakalı projeniz en uygun ürün veya proje çözümü için hemen fiyat teklifi alın!

Hızlı Teklif Al

Telefon

Proje ve talepleriniz için: +90 537 398 12 15 (WhatsApp)

E-Posta

Teklif ve Talepleriniz İçin: info@electricistanbul.com

Kuru Tip Trafo Nedir? Ölçüleri, Güçleri ve Farkları

KURU TİP TRAFO NEDİR? (KURU TİP TRANSFORMATÖR)

Kuru tip trafo, günümüzde özellikle yoğun insan trafiğinin olduğu kapalı alanlarda en çok tercih edilen transformatör tipi haline gelmiştir. Yağlı trafolardan farklı olarak içinde herhangi bir mineral yağ barındırmayan, hava ile soğutulan ve dökme reçine ile yalıtılan bu transformatörler, yangın ve patlama riskini minimum seviyeye indirerek önemli bir güvenlik avantajı sunar.

Hastaneler, okullar, alışveriş merkezleri, metro istasyonları, veri merkezleri ve yüksek katlı binalar gibi yaşam alanlarında giderek daha yaygın olarak kullanılan kuru tip trafolar, hem çevre dostu yapıları hem de düşük bakım gereksinimleri sayesinde uzun vadede tercih sebebidir. Bu yazıda kuru tip trafo nedir, nasıl çalışır, yağlı trafo ile arasındaki farklar nelerdir ve hangi durumlarda tercih edilmesi gerektiği gibi tüm temel soruların cevaplarını bulacaksınız.

Kuru Tip Trafo ve Yağlı Tip Trafo Arasındaki Fark Nedir?

Transformatörler, özel uygulamalar dışında genellikle yağlı tip trafo ve kuru tip trafo olmak üzere iki ana tipte üretilir.

Yağlı tip trafolar, kazan içinde bulunan yalıtım yağı nedeniyle yangın ve patlama riski taşır. Kuru tip trafo (kuru tip transformatör) ise yağ içermediği için patlama riski taşımaz ve yangına karşı daha güvenlidir. Bu özelliği sayesinde, üretimi yağlı tip trafolara göre daha maliyetli olmasına rağmen birçok uygulamada tercih edilir.

Kuru tip trafo, özellikle insanların yoğun olarak bulunduğu kapalı mekanlarda bina içi kullanım için idealdir. Hastane, okul, tiyatro salonu, alışveriş merkezi (AVM), otel, ofis binası gibi toplu yaşam alanlarında patlama ve yangın riski olmadığı için kuru tip trafo yaygın olarak kullanılır.

Kuru Tip Trafo Avantajları

  • Patlama ve yangın riski yok (alev geciktirici, kendini söndürme özelliği)
  • Çevre dostu (yağ sızıntısı ve kirlilik riski yok)
  • Düşük bakım ihtiyacı
  • İnsan güvenliği yüksek olan iç mekan uygulamalarına uygun
Kuru tip trafolar, yağlı tip trafolara göre ortam koşullarına göre daha daha hassastır.

Kuru Tip Trafo Ölçüleri ve Güçleri

Kuru tip dağıtım transformatörlerinin imalatı özel uygulamalar dışında genellikle 250 kVA gücünden başlar. Uygulamaya göre kuru tip trafo gücü 8 MVA’ya kadar üretilebilmektedir.

Genelde 2500 kVA kuru tip trafo ölçüleri oldukça sık tercih edilir. Çünkü bu güçteki kuru tip trafo beton köşke sığmaz. Hatta 1600 kVA kuru tip trafo bile beton köşke sığmamakta, çapraz konulsa dahi çok zor sığmaktadır. Bu noktada beton köşke konulacak kuru tip trafo gücü TEDAŞ şartnameleriyle belirlenmiştir ve maksimum 1250 kVA olarak kabul edilmektedir.

Kuru tip trafoların yüksek gerilim sargıları, vakum altında epoksi dökme reçine ile kaplanır. Bu epoksi reçine yüksek elektriksel izolasyon sağlar, neme ve kimyasal maddelere karşı yüksek dayanıklılık gösterir. Alçak gerilim sargıları ise dökme reçine yöntemiyle veya prepreg izolasyonlu (ısıyla sertleşen reçine emdirilmiş bant sargı) tekniği ile sarılır.

Her iki sargı da herhangi bir kazan veya kapalı muhafaza içinde değildir. Tamamen dış ortama açık olarak tasarlanmıştır. Bu yapı kuru tip trafonun bakım kolaylığı ve yangın güvenliği açısından önemli avantajlar sağlamaktadır.

Kuru Tip Trafolarda Soğutma Nasıl Yapılır?

Kuru tip transformatörlerin soğutma sistemi, yağlı tip transformatörlere göre tamamen farklıdır. Hem doğal hava soğutmalı (AN) hem de fanlı soğutmalı (AF) olarak çalışabilir.

Trafonun alt kısmına genellikle 6 adet fan grubu monte edilir. Sargılara yerleştirilen sıcaklık sensörleri, fan panosundaki röleye sargı sıcaklığı bilgisini iletir. Bu röle sayesinde sargı sıcaklığına göre fanlar otomatik olarak devreye girer ve trafo soğutulur. Fanlar ayrıca trafodan %40’a varan güç artışı talep edildiğinde de devreye alınarak ekstra yük kapasitesi sağlar.

Kuru tip transformatörler standart olarak IP00 koruma sınıfında üretilir. Bu nedenle sadece kapalı ve kuru iç mekanlarda kullanılabilir. Sargılar epoksi dökme reçine ile kaplı olsa da tamamen dış ortama açıktır. Bu yüzden trafonun sudan, nemden ve tozdan korunması zorunludur.

Harici ortamlarda veya nemli alanlarda kullanılması gerektiğinde kuru tip trafo, sıvı, nem ve toz girişine karşı korumalı bir kabin içine yerleştirilmelidir. Bu kabin IP21, IP23, IP31 veya uygulamanın gerektirdiği farklı koruma sınıflarında olabilir.

Kuru tip transformatörler boşta kademe değiştiricili (OFF-LOAD) veya otomatik yükte kademe değiştiricili (ON-LOAD) olarak üretilebilir.

Örneğin 2500 kVA kuru tip trafo ölçüleri veya 1600 kVA kuru tip trafo ölçüleri hesaplanırken, trafo kabinli mi yoksa kabinsiz mi, yükte kademe değiştiricili mi yoksa boşta kademe değiştiricili mi olduğu dikkate alınmalıdır. Proje aşamasında trafo odasının boyutları bu özelliklere göre belirlenir. Tüm bu detaylar kuru tip trafo fiyatlarını doğrudan etkilemektedir.

Trafo köşkü içerisinde AG ve OG kablo bağlantısı yapılmış bir kuru tip trafo

Kuru Tip Trafoların Çalışma Sıcaklığı

Kuru tip dökme reçineli trafoların sargı izolasyon malzemesi genellikle F sınıfı veya H sınıfı olarak üretilir. F sınıfı izolasyon malzemesinde sargı sıcaklık artış limiti 155°C’dir. H sınıfı izolasyon malzemesinde ise bu limit 180°C’dir. Transformatörün teknik föyünde OG ve AG sargılarının sıcaklık sınıfı F/F veya H/H şeklinde belirtilir.

Ayrıca kuru tip trafolar için IEC 60076-11 standardına göre çevre, iklim ve yangına dayanıklılık sınıfları belirli kodlarla tanımlanmıştır. Bu sınıflar şu şekildedir:

Trafolar genellikle E2, C2 ve F1 sınıflarında üretilmektedir. Kuru tip trafo fiyatları bu çevre, iklim ve yangın dayanım sınıflarına göre değişiklik gösterir. Daha yüksek dayanım sınıflarına sahip trafoların fiyatı buna paralel olarak artmaktadır.

Çevre SınıfıE0Trafolar kirliliğin göz ardı edildiği, yoğunlaşma olmayan, temiz ve kuru bir odada çalışabilir.
E1Trafolar düşük yoğunlaşma ve kirliliğin bulunduğu ortamda çalışabilir.
E2Trafo hem yoğunlaşmaya hem de yüksek kirliliğe maruz kalabilir.
İklimsel SınıfC1Kuru tip transformatörler – 5 ºC altında enerjilendirelemez. Sadece – 25 ºC ye kadar ortamlarda taşınabilir ve stoklanabilir.
C2Kuru tip transformatörler – 25 ºc ye kadar ortamlarda enerjilendirilebilir, taşınabilir ve stoklanabilir.
Yangına Dayanıklılık SınıfıF0Yangın çıkma ihtimali beklenen düzeyde değildir ve tehlikenin sınırlandırılmasına yönelik bir koşul yoktur.
F1Transformatör yangın çıkma ihtimaline maruz kalır ve yanıcılığın düşürülmesi zorunludur. Transformatör üstündeki bir yangın belirlenmiş zaman dilimi içinde sönmelidir.
Kuru Tip Trafolar Çevre, İklim ve Yangın Dayanıklılık Sınıfları

Ülkemizde TEDAŞ Tipi Kuru Tip Trafolar

Kuru tip trafo, ülkemizde TEDAŞ’a devredilecek projelerde TEDAŞ-MLZ/99-031.B “Sargıları Epoksi Reçine İle Örtülü Kuru Tip AG/OG Dağıtım Güç Transformatörleri Teknik Şartnamesi”ne uygun olarak üretilmelidir.

Kuru tip trafo, aşırı yüklenme kapasitesi, patlamama özelliği, kısa devrelere ve sismik etkilere karşı yüksek dayanımı sayesinde öne çıkar. Özellikle kabinli üretim seçeneği ile zorlu çevre koşullarında bile güvenle çalışabilir. Bu özellikler sayesinde kullanıcılara önemli avantajlar sunar.

Kuru tip trafo fiyatları, üretildiği teknik şartnameye, koruma sınıfına ve sahip olduğu dayanım özelliklerine göre değişiklik göstermektedir.

Kuru tip trafoların fiyatı, yağlı tip trafolara daha pahalıdır.

Kuru tip trafo, soğutma sistemi, patlama riskinin düşük olması ve çalışma sıcaklığı açısından önemli avantajlar sunar. Özellikle fan destekli modelleri sayesinde yüksek yüklerde bile etkili soğutma sağlar.

Kuru tip trafo özellikleri bakımından yağlı tip trafo ve yağlı tip transformatörlerden belirgin şekilde ayrılır. Yağ içermemesi sayesinde yangın ve patlama riski minimum seviyededir. Ayrıca bakım gereksinimi daha düşüktür ve çevre dostu bir yapıya sahiptir.

Yağlı tip trafo çeşitleri farklı kullanım senaryolarına uygun olsa da, güvenlik, bakım kolaylığı ve iç mekan uygulamalarındaki performans açısından kuru tip trafolar daha avantajlı konumdadır. Kuru tip trafolar, dayanıklılık ve enerji verimliliği ile öne çıkarak özellikle kalabalık ve hassas ortamlarda tercih edilmektedir.

Kuru tip trafo, günümüzde güvenlik, düşük bakım maliyeti ve çevresel avantajları sayesinde özellikle kapalı alanlarda yağlı tip trafolara göre daha sık tercih edilmektedir.

Geleneksel yağlı tip transformatörlerle karşılaştırıldığında kuru tip trafo modelleri, yangın riskinin çok düşük olmasıyla da öne çıkar. Yağ içermeyen yapısı sayesinde patlama ve yangın tehlikesi minimum seviyededir.

Bu nedenle doğru kapasite ve uygun ölçülerde seçilen bir kuru tip trafo, uzun ömürlü, güvenli ve verimli enerji dağıtımı için büyük önem taşımaktadır.

Kuru tip trafolarla alakalı en uygun ürün veya proje çözümü için hemen fiyat teklifi alın!

Hızlı Teklif Al

Telefon

Proje ve talepleriniz için: +90 537 398 12 15 (WhatsApp)

E-Posta

Teklif ve Talepleriniz İçin: info@electricistanbul.com

OG Akım Trafosu Seçimi Nasıl Yapılır? Sınıf ve Çeşitleri

OG Akım Trafosu (Orta Gerilim Akım Trafosu) Nedir?

Orta gerilim akım trafosu (kısaca OG akım trafosu), dağıtım sistemlerinde yüksek akımların güvenli ve hassas şekilde ölçülmesini sağlayan kritik bir ölçü transformatörüdür.

Yüksek gerilim ve yüksek akımlı devrelerde akımı doğrudan ölçmek hem çok tehlikeli hem de maliyetlidir. Bu nedenle akım, ölçü cihazlarının güvenli çalışabileceği düşük değerlere (genellikle 1A veya 5A) indirgenmelidir. İşte bu noktada orta gerilim akım trafosu devreye girer.

OG akım trafosu, primer tarafına bağlı olduğu devredeki yüksek akımı, sekonder tarafına bağlı ölçü aletleri, koruma röleleri ve sayaçlar için uygun seviyeye (1A veya 5A) düşürür. Aynı zamanda primer ile sekonder arasında yüksek düzeyde elektriksel izolasyon sağlar.

Orta gerilim akım trafosu, özellikle 36 kV’a kadar olan OG sistemlerinde trafo merkezlerinde, OG modüler hücrelerde, dağıtım panolarında ve endüstriyel tesislerde yoğun olarak kullanılır. Hem ölçüm hem de koruma amaçlı olarak devreye entegre edilir.

Bu sayede operatörler ve ölçüm cihazları yüksek gerilim tehlikesinden korunurken, akım değerleri hassas ve güvenilir şekilde izlenebilir.

Akım trafolarının sekonder devresinde meydana gelen döngüsel akım sayesinde, kendisine bağlı olan sayaç, enerji analizörü, koruma rölesi gibi tüm elektrik ölçüm ve koruma cihazları güvenli ve hassas şekilde akım ölçümü yapabilir.

Orta gerilim akım trafosu, primer sargısından geçen yüksek akımı sekonderine düşük değerde (genellikle 1A veya 5A) aktarırken, aynı zamanda bağlı olduğu ölçü ve koruma cihazlarını primer taraftaki yüksek gerilim ve yüksek akım tehlikesinden tamamen izole eder. Bu izolasyon özelliği, hem personel güvenliğini sağlar hem de hassas elektronik cihazların uzun ömürlü çalışmasını garanti eder.

Kısaca OG akım trafosu, hem akımı güvenli seviyeye düşüren hem de yüksek gerilim sistemini ölçüm cihazlarından elektriksel olarak ayıran kritik bir ara elemandır.

OG Akım Trafosu (Orta Gerilim Akım Trafosu) Çalışma Prensibi

Normal bir transformatörde olduğu gibi, orta gerilim akım trafosu da elektromanyetik indüksiyon prensibiyle çalışır.

Primer sargısından alternatif akım geçtiğinde, bu sargıda bir manyetik akı oluşur. Manyetik nüve sayesinde primer sargısındaki manyetik akı, sekonder sargısına iletilir. Değişken manyetik akı, sekonder sargısında bir gerilim indükler ve bu gerilim sekonder devresinde bir akımın akmasına neden olur.

OG akım trafosunda ise durum biraz farklıdır: Primerden akan yüksek akım, trafonun dönüşüm oranına göre manyetik yol ile sekonder sargısına aktarılır.

  • Primer sargısı: Yüksek akım taşıdığı için kalın iletkenle ve az sarımlı (çoğu zaman tek tur veya birkaç tur) olarak tasarlanır.
  • Sekonder sargısı: Daha düşük akım değerleri (genellikle 1A veya 5A) ürettiği için ince iletkenle ve çok daha fazla sarımlı yapılır.

Bu yapı sayesinde orta gerilim akım trafosu, primer tarafındaki yüksek akımı sekonder tarafına orantılı ve güvenli bir seviyede dönüştürür. Dönüşüm oranı (örneğin 600/5), primer akım ile sekonder akım arasındaki ilişkiyi belirler.

Kısaca, OG akım trafosu primer akımını manyetik indüksiyon yoluyla sekonderine aktarırken, aynı zamanda yüksek gerilim ve yüksek akımı ölçüm cihazlarından izole ederek güvenli ölçüm yapılmasını sağlar.

Orta Gerilim Mesnet Tipi Akım Trafosu

OG Akım Trafosu (Orta Gerilim Akım Trafosu) Sınıflandırma ve Seçim Kriterleri

Akım trafoları, işletme gerilimine göre alçak gerilim, orta gerilim ve yüksek gerilim akım trafoları olarak sınıflandırılır.

Orta gerilim akım trafosu (OG akım trafosu) seçiminde dikkat edilmesi gereken en önemli hususlar şunlardır:

  • Hata sınıfı
  • Doyma faktörü (n)
  • Trafo gücü (VA)
  • Termik ve dinamik dayanım akımı

Bir OG akım trafosunun sekonder uçları, hem ölçüm hem de koruma amaçlı olarak aynı trafoda farklı fonksiyonlar için kullanılabilir. Trafonun ölçme mi yoksa koruma mı amaçlı olduğunu etiketindeki kodlardan anlamak mümkündür. Bu kodlar P (Protection) ve Fs (Security Factor) olarak belirtilir.

  • P kodu → Koruma amaçlı kullanım içindir.
  • Fs kodu → Ölçü amaçlı kullanım içindir.

Ölçme amaçlı OG akım trafoları, aşırı akım veya kısa devre durumunda manyetik çekirdeğin çabuk doymasını sağlayacak şekilde tasarlanır. Primer sargısındaki akım değeri arttıkça sekonder akım da belirli bir orana kadar artar. Ancak belli bir akım değerinden sonra primer akım artsa dahi sekonder akım artmaz. Bu duruma manyetik doyma denir. Doyma sayesinde ölçü aletleri ve hassas cihazlar yüksek akımdan korunmuş olur.

Doyma katsayısı (n), primer akımın anma akımına oranıdır. Ölçme için kullanılan akım trafolarında manyetik doyma oranı nominal akımın 5 veya 10 katından küçük olmalıdır (n < 5 veya n < 10). Bu trafolar etiketlerinde Fs5 veya Fs10 koduyla belirtilir. Fs değeri, trafonun nominal akımın kaç katına kadar doğruluk limitleri içinde ölçüm yapabileceğini gösterir.

Koruma amaçlı OG akım trafoları ise kısa devre ve aşırı akım durumlarında sekonder akımı doğrulukla aktarmalıdır. Bu nedenle manyetik çekirdek hemen doymamalı ve akımı mümkün olduğunca uzun süre lineer olarak iletmelidir. Aksi takdirde koruma röleleri hatalı çalışabilir ve sistem güvenliği tehlikeye girebilir.

OG Akım Trafosu (Orta Gerilim Akım Trafosu) Sınıfları ve Dayanım Değerleri

Orta gerilim akım trafosunun sınıfı, primerden geçen anma akımın sekonder uçlarında ne kadar hassasiyetle ölçüleceğini belirler.

Ölçüm amaçlı OG akım trafolarında kullanılan doğruluk sınıfları şunlardır: 0.1 – 0.2 – 0.5 – 1 – 3 – 5

Koruma amaçlı OG akım trafolarında ise genellikle şu sınıflar tercih edilir: 5P veya 10P

Akım trafosu seçiminde dikkat edilmesi gereken bir diğer kritik husus termik dayanım akımıdır. “Ith” olarak gösterilen termik dayanım akımı, nominal akımın en az 100 katı olmalıdır.

Dinamik dayanım akımı (kısa süreli tepe akımı) ise termik dayanım akımının 2,5 katı kadar olmalıdır. Bu değerler, akım trafosunun kısa devre koşullarında zarar görmeden dayanabilmesini sağlar.

Önemli Güvenlik Uyarısı: Primer uçlarından akım geçerken sekonder uçları açık devre bırakılırsa, primer tarafında çok yüksek gerilimler indüklenir. Bu durum hem trafoya hem de personele ciddi tehlike yaratır. Bu nedenle, primer devrede gerilim varken sekonder devrede herhangi bir çalışma yapılacaksa OG akım trafosunun sekonder uçları mutlaka kısa devre edilmelidir. Çalışma tamamlandıktan sonra sekonder uçlar tekrar normale getirilmelidir.

OG Akım Trafosu ve Gerilim Trafolarının Hücre İçerisine Yerleşimi

OG Akım Trafosu (Orta Gerilim Akım Trafosu) Çeşitleri

Orta gerilim hücrelerinde (OG modüler hücre) kullanılan akım trafoları üç ana tiptir:

  • Mesnet Tip Akım Trafosu
  • Toroidal Tip Akım Trafosu
  • LPCT (Low Power Current Transformer)

Mesnet Tip Akım Trafosu: Epoksi reçine dökümü ile üretilir ve gerilim yalıtımını sağlar. Modüler tip OG hücre içine kolayca monte edilebilir. Hem ölçüm hem de koruma amaçlı olarak yaygın şekilde kullanılır.

Toroidal Tip Akım Trafosu: Ring (halka) tipi yapıdadır ve 0.72 kV yalıtım seviyesine sahiptir. Sekonder uçlarından standart 5 A veya 1 A değerinde akım alınır. Kompakt yapısı sayesinde OG hücrelerde sık tercih edilir.

LPCT (Low Power Current Transformer): Toroidal tipe benzer ring tipi bir akım trafosudur. Ancak klasik tiplerden farklı olarak mV seviyesinde gerilim çıkışlı çalışır. Koruma rölesi ile direkt RJ45 kablo üzerinden haberleşerek akım bilgisini iletir. Set akım değeri 0-1250 A arasında ayarlanabilir. Basit yapısı ve yüksek kullanışlılığı ile öne çıkar. Mesnet veya toroidal tip akım trafoları gibi sekonderde 5 A veya 1 A akım çıkışı vermez, gerilim çıkışlıdır. Özellikle kesicili trafo koruma hücrelerinde tercih edilir.

OG Akım Trafosu Kullanım Alanları

Akım trafoları genel olarak orta gerilim akım trafosu (OG akım trafosu), yüksek gerilim akım trafosu (YG akım trafosu) ve alçak gerilim akım trafosu (AG akım trafosu) olarak sınıflandırılır. Aynı şekilde OG gerilim trafosu, YG gerilim trafosu ve AG gerilim trafosu da sistemlerde kullanılır.

En çok tercih edilen OG akım trafoları hem yerli hem de global üreticiler tarafından üretilmektedir. Kısa devre koruma ihtiyacı olmayan uygulamalarda OG toroidal akım trafosu kullanımı oldukça yaygındır. Bu tip trafolar, orta gerilim hücre içinde daha az yer kaplar ve kompakt çözümler sunar.

OG akım trafosu ile ilgili en uygun ürün veya proje çözümü için hemen fiyat teklifi alın!

Hızlı Teklif Al

Telefon

Proje ve talepleriniz için: +90 537 398 12 15 (WhatsApp)

E-Posta

Teklif ve Talepleriniz İçin: info@electricistanbul.com

Mobil Trafo Merkezi Nedir? Kullanım Avantajları

Mobil Trafo Merkezi Nedir?

Mobil trafo merkezi, literatürde mobil trafolar olarak da adlandırılsa da elektrik enerjisinin iletim ve dağıtımında kullanılan, taşınabilir bir trafo ünitesidir. Bu merkezler, özellikle geçici veya acil durumlarda enerji ihtiyacını karşılamak için tasarlanmış, tekerlekli bir platform üzerine monte edilmiş kompakt sistemlerdir.

Bilim ve teknolojinin gelişmesi, enerji kesintisinin minimum düzeye indirilmesinde etkin rol oynamaktadır. Sadece enerjinin sürekliliği değil, daha fazla enerji tüketimi için de ihtiyacın karşılanması ve buna göre önceden birçok tedbirin alınması gerekmektedir. Modern toplumlarda uzun süreli enerji kesintilerine artık tahammül kalmamaktadır. Günümüzde insanların akıllı telefonlarını bile şarj etmek için yanlarında yedek batarya taşıdıkları düşünülecek olursa, insanların enerji kesintilerine çok fazla tahammülü olmadığı anlaşılabilmektedir.

Evlerde elektrik kesintisi yaşandığında bile hemen tüketiciler elektrik dağıtım şirketlerini telefon veya mail yağmuruna tutmaktadırlar. Konutların, apartmanların dışında elektrik enerjisine daha çok ihtiyacı olan hastaneler, fabrikalar, okullar vb. gibi yapılarda elektrik kesintisi olması durumunda can ve mal kayıpları gelebilir, büyük maddi zararlar oluşabilir. Bu tür durumların üstesinden gelmek, bir nevi çözüm sunabilmek adına enerji kesintileri süresince tüketicilerin enerjisiz kalmaması adına mobil trafo merkezlerinin kullanılması önerilmektedir.

Mobil Trafo Merkezi OG ve Trafo Odaları

Mobil Trafo Merkezi Neden Kullanırız?

Trafo merkezleri ile mobil trafo merkezilerinin farklarını inceleyecek olursak; Trafo merkezlerinin bakım-onarım durumlarında beslediği bölge, bakım sırasında enerjisiz kalmaması için geçici olarak mobil trafo merkezleri ile beslenebilir.

Bilindiği gibi trafo merkezlerinin birçok çeşidi mevcut. Bunlardan bazıları bina tipi trafo merkezi, gis trafo (Gas Insulated Switchgear) trafo merkezleri, metal köşk içindeki trafo merkezleri. Açık tip indirici trafo merkezleri ve yükseltici indirici trafo merkezleri olarak sayılabilir. Örneğin bir mahallenin trafo merkezi eski tip, açık şalt tesisi olabilir. Trafo merkezi eski tip bir transformatör binası, açık tip kesici ve ayırıcılardan oluşabilir. Artık trafo merkezinin yeni tip, TEDAŞ şartnamelerine uygun beton köşk, SF6 gazlı kesicili ve ayırıcılı modüler hücrelerden oluşan (veya gaz izoleli gis trafo merkezleri) kompakt tip monoblok bir beton köşk içerisinde bina tipi trafo merkezi olarak restore etmek gerekebilir.

Üretilen yeni tip trafo merkezinin fabrika testleri, saha ve montaj işleri, devreye alınması ve TEDAŞ kabulü biraz zaman almaktadır. Bu tür durumlarda trafo merkezinin restorasyonu sırasında mobil trafo merkezleri geçici çözüm olarak kullanılabilmektedir. Mobil trafo merkezleri sadece geçici enerji ihtiyaçlarında değil, hızlı enerji ihtiyacı artışlarında da şebekesi kapasitesini artırmak için kullanılmaktadır.

Örneğin bir bölgeye göç dalgası yaşandığında veya nüfusu hızla arttığında o bölgeyi besleyen transformatör merkezinin gücü artık yeterli olmayabilir. Bu durumda ek enerji desteği olarak mobil trafo merkezleri kullanılabilmektedir. Uzun süreli, ciddi enerji kesintilerinde ve trafo arızalarında mobil trafo merkezi kullanılması önerilmektedir.

Gis Trafo Merkezleri (Gaz İzoleli Trafo Merkezleri), Bina Tipi Trafo Merkezleri ve Mobil Trafo Merkezleri Kullanım Avantajları

Genelde mobil trafo merkezleri 380 kV trafo merkezi veya 154 kV trafo merkezi (özellikle TEİAŞ 154 kV trafo merkezi) olarak kullanılmaktadır. Bunlar gis trafo merkezleridir (gaz izoleli trafo merkezleri). Orta gerilimde örnekleri daha azdır. Bina tipi trafo merkezlerine veya PB-1 prefabrik trafo köşklerine göre daha hafiftirler. Açık tip şalt merkezlerine bağlanabilirler. Direk tipi trafo merkezleriyle pek kullanılmaz. İndirici trafo merkezi veya yükseltici trafo merkezi olarak kullanılabilirler.

Bir bölgede birçok olay enerji kesintilerine neden olabilir. Bu nedenlerden ilk akla gelenlerden biri doğal afetlerdir. Depremler, heyelanlar, fırtınalar, kasırgalar vb. doğa olayları elektrik direklerinin yıkılmasına, kısa devre arızalarına, yüksek veya orta gerilim dağıtım merkezlerinin zarar görmesine sebep olabilir. Bunun yanında doğal afet sebebiyle bir trafo merkezinde transformatör patlaması veya orta gerilim hücre içerisindeki akım-gerilim transformatörlerinin patlaması gibi nedenlerle trafo merkezi çalışmaz hale gelebilir, beslediği bölgeyi enerjisiz bırakabilir.

Doğal afet veya trafo merkezinde meydana gelebilecek herhangi bir arıza sebebiyle enerjisiz kalan bölge geçici olarak mobil trafo merkezleri ile beslenebilir ve bölgenin geçici enerji ihtiyacı giderilebilir. Bir ülkede savaş durumu söz konusu olabilir. Havadan yağan bombalar, füzeler, düşen uçaklar vb. durumlar nedeniyle bölgedeki hastaneler, üretim santralleri, fabrikalar, askeri bölgeler, trafo merkezleri zarar görebilir.

Savaş bölgesinde, ilk hedef alınan noktalardan biri transformatör merkezleridir. Savaş durumlarında da mobil trafo merkezleri enerji ihtiyaçlarında en çok talep edilen ürünler arasında yer alır. Transformatör merkezlerinde büyük hasarlar meydana gelir. Savaş esnasında yeni bir trafo merkezi inşa etmek yerine enerji ihtiyacı için mobil trafo merkezleri kullanmak önemli bir çözüm olmaktadır.

Mobil Trafo Merkezi Üstten Görünüşü

Mobil trafo merkezlerinin kullanılma nedenlerinden biri de enerjinin uzun mesafelere götürülerek kullanılması durumudur. Yüksek güce ihtiyacı olan bölgelere düşük akımlarla enerji ihtiyacını sağlayabilmek için kullanılmaktadır. Örnek olarak bir tünel veya baraj inşaatı projesi sırasında, bu tür şantiyelerin yüksek güç ihtiyacı bulunur.

Şantiyelerin uzunluğu 2, 3, 5 veya 10 kilometrelere çıkabilir. Yüksek güç ihtiyacını 400 V alçak gerilimde uzun mesafelerde taşımak çok tercih edilmez. Çünkü enerji kayıpları artar, kablo kesitleri artar ve maliyet yükselir. Dolayısıyla bu tür yüksek mesafelere enerjiyi, orta gerilimde taşıyıp daha sonra alçak gerilime düşürülmesi tercih edilir. Şantiye bölgesine kompakt tip beton köşklü bir trafo merkezi kurmak yerine, mobil trafo merkezlerinin kullanılması daha avantajlı olmaktadır. Ayrıca dağıtım şebekesinin ulaşmadığı ve coğrafi koşulların zor olduğu bölgelere dağıtım şebekesi kurmak hem zor hem de daha maliyetli olur. Bu tür bölgelere genelde askeri üsler veya fabrikalar kurulduğu için bu bölgelere özel mobil trafo merkezleri kullanmak daha avantajlı gözükmektedir.

Mobil Trafo Merkezi Tasarımı

Mobil Trafo Merkezi Tasarımı ve Örnek Bir Dağıtım Sisteminde Kısa Devre Analizi (Designing of a compact mobile substation and short‐circuit analysis in a real distribution system)

International Transactions on Electrical Energy Systems dergisinde yayımlanan akademik makalemde MATLAB Simulink programı kullanılarak 1600 kVA, 34.5/0.4 kV mobil trafo merkezi tasarımı ve kısa devre analizini yapılmıştır. Özetini ve DOI numarasını aşağıda bulabilirsiniz.

Yayınlanma Tarihi – Haziran, 2021

DOI Numarası – https://doi.org/10.1002/2050-7038.12903

Yayının giriş özeti aşağıdaki gibidir.

Ülkemizde artan nüfusla birlikte elektrik enerjisine olan ihtiyaç giderek artmaktadır. Elektrik enerjisi enerji santrallerinde üretilir, yükseltici trafo merkezleri ile gerilim yükseltilir, enerji iletim hatları vasıtasıyla uzun mesafelerce taşınır ve indirici trafo merkezleri ile alçak gerilim seviyesine indirilerek son kullanıcıya ulaştırılır. Enterkonnekte sistemde trafo merkezleri çok kritik öneme sahip yapılardır. Enerji ihtiyacının artışı, trafo merkezlerinin artışına sebep olur. Trafo merkezleri elektrik enerjisinin üretildiği noktadan enterkonnekte sisteme, iletim sisteminden dağıtım sistemine bağlandığı kritik noktalarda yer almaktadır. Ayrıca trafo merkezleri sadece gerilim değiştirilmesine sağlamaz, aynı zamanda enerji dağıtımının da bu merkezlerden yapılmasına olanak sağlar. Bu noktalarda meydana gelebilecek bir arıza, tüm sistemi enerjisiz bırakabilir. Sadece bağlı olduğu tüketim noktasını değil, diğer tüketim noktalarını da enerjisiz bırakabilir. Trafo merkezleri herhangi bir nedenden dolayı devre dışı kalabilir. Bu nedenlerden bazıları; trafonun patlaması, orta gerilim modüler hücrelerdeki ekipmanların zarar görmesi, doğal afetler, savaş durumları vb. durumlar olabilir. Böyle bir durumda ya mevcut sistemdeki arıza çabuk bir şekilde giderilmeli ya da dağıtım sistemine ek enerji takviyesi yapılmalıdır. Bu enerji takviyesi jeneratör sistemleri, mobil trafo merkezleri vb. yöntemler olabilmektedir. Bazı arıza durumlarında mevcut durumdaki arıza hemen giderilemeyebilir. Bu durumda jeneratör sistemleri bir çözüm olabilmektedir. Enerji kesintisi uzun süre olacaksa bu yöntem maliyetli olabilir. Jeneratörler yerine mobil trafo merkezleri kullanılabilir. Elektrik enerjisini tedarik eden kurum veya kuruluşlarda yedekte hazır mobil trafo merkezleri varsa hızlı bir süre içerisinde sistem devreye alınır ve son kullanıcıya enerji verilir. Mobil trafo merkezleri sadece enerji kesintisi nedeniyle kullanılmaz. Aynı zamanda bir bölgeye geçici enerji tedariki durumunda da kullanılabilir. Ayrıca büyük ve uzun mesafeler içeren büyük inşaat projelerinde enerji iletimi yüksek maliyet sebebiyle alçak gerilimden ziyade orta gerilimde yapılır. Bu durumlarda mobil trafo merkezleri kullanıcının tam ihtiyacına yönelik yapılar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu tez çalışmasında gerilimi 34.5 kV’dan 400 V’a indiren 1600 kVA anma gücünde indirici tip bir mobil trafo merkezi tasarımı yapılmıştır. Tasarımda mobil trafo merkezinin orta gerilim ve alçak gerilim elektrik dağıtım tek hat şemaları oluşturulmuştur. Orta gerilim devresindeki kesicilerin, ayırıcıların, ölçü transformatörlerinin, dağıtım transformatörün, koruma rölesinin, parafudrların ve modüler hücrelerin seçimi yapılmıştır. Kablo kesitleri hesaplanmıştır. Alçak gerilim devresindeki kesicinin seçimi ve akü redresör grubu hesabı yapılmıştır. Mobil trafo merkezinin metal köşk mimari çizimleri ve ekipmanların köşk içerisindeki yerleşimi yapılmıştır. Daha sonra ise mobil trafo merkezinin topraklama sistemi ile ilgili bilgiler verilmiştir.

Mobil Trafo Merkezi Yandan Görünüşü

Elektrik dağıtım şebekelerindeki en önemli problemlerin başında kısa devre arızaları gelmektedir. Kısa devre arızası her an meydana gelebilir. Dolayısıyla sisteme bağlı tüm ekipmanlar daima kısa devre arızasından korunması gerekmektedir. Eğer koruma yapılamazsa can ve mal kayıpları meydana gelebilir. Mobil trafo merkezi tasarımında seçilen koruma ekipmanları en yüksek kısa devre arıza şartlarına göre seçilmiştir. Tez çalışmasında mobil trafo merkezi tasarımında seçilen ekipmanların en kötü kısa devre şartlarına göre sistemi koruyup korumadığı incelenmiştir. Kısa devre arızaları simetrik ve asimetrik olarak iki farkı tipte incelenir. Simetrik arıza, dengeli üç fazlı kısa devre arızasının meydana geldiği durumdur. Genelde en yüksek kısa devre akımları bu durumda oluşur. Asimetrik (simetrik olmayan) kısa devre arızaları ise faz-toprak, faz-faz ve iki faz-toprak kısa devre arızası olmak üzere üç tipte incelenir. Genelde dağıtım şebekelerinde en çok tek faz-toprak kısa devre arızaları meydana gelir.

Tez çalışmasında MATLAB/Simulink programında bulunan elektrik şebekesi modelleri kullanılarak mobil trafo merkezinin modeli oluşturulmuştur. Mobil trafo merkezinin orta gerilim baralarında üç faz, faz-toprak ve faz-faz kısa devre arızaları meydana geldiği varsayılmıştır. Çalışmada iki farklı simülasyon yapılmıştır. Birincisi, mobil trafo merkezi direkt 100 MVA kısa devre gücündeki bir gerilim kaynağına (sonsuz güçlü dağıtım şebekesine) bağlı olduğu durum için simülasyon yapılmıştır. Bu simülasyonda önce tam yükte normal çalışma durumundaki osilografik akım ve gerilim grafikleri elde edilmiş, daha sonrasında 34.5 kV orta gerilim barasında üç faz, faz-toprak ve faz-faz kısa devre arızaları meydana gelmesi durumunda kısa devre akımı hesaplanmış ve osilografik akım ve gerilim grafikleri oluşturulmuştur. İkinci simülasyonda ise tasarlanan mobil trafo merkezinin, İstanbul’un Beykoz ilçesindeki 9 adet trafo merkezinin bulunduğu bir mahallenin dağıtım şebekesine bağlandığı durum incelenmiştir.  Bu trafo merkezleri kısa devre gücü 16500 MVA olan, 100 MVA anma gücünde 380/34.5 kV’luk Beykoz GIS indirici merkezden beslenmektedir. Dokuz adet trafo merkezlerinden biri 1600 kVA anma gücündedir. Senaryo olarak bu şebekede işletmede olan 1600 kVA trafo merkezinin arıza yaptığı ve yerine çalışmada tasarımı yapılan 1600 kVA gücündeki mobil trafo merkezinin devre alındığı düşünülmüştür. Gerçek tabanlı bu dağıtım şebekesi MATLAB programının Simulink alt programındaki elektrik şebekesi modelleri kullanılarak modeli oluşturulmuştur. Her bir trafo merkezi bir alt sistem olarak kutucuklar halinde modellenmiştir. Sistemin genel modeli ve her bir trafo merkezinin modelleri gösterilmiştir. Mobil trafo merkezinin bağlı durumda tüm trafo merkezleri tam yükteyken önce mobil trafo merkezinin, arızanın olmadığı normal çalışma durumundaki osilografik akım ve gerilim grafikleri elde edilmiş, daha sonrasında 34.5 kV orta gerilim barasında üç faz, faz-toprak ve faz-faz kısa devre arızası meydana gelmesi durumunda kısa devre akımı hesaplanmış ve osilografik akım ve gerilim görünümleri elde edilmiştir. 

Mobil Trafo Merkezi Arkadan Görünüşü (AG Odası)

Sonuç olarak elde edilen her iki simülasyon senaryosunda, elde edilen tüm akım ve gerilim değerleri bir tablo haline getirilip sunulmuştur. İki simülasyonda kendi içerlerinde hem normal çalışma simülasyonlarına hem de kısa devre arıza simülasyonlarına bakılarak, tasarımda seçilen ekipmanların normal ve kısa devre çalışma koşullarına uygun olup olmadığı kontrol edilmiştir.

Hızlı Teklif Al

Telefon

Proje ve talepleriniz için: +90 537 398 12 15 (WhatsApp)

E-Posta

Teklif ve Talepleriniz İçin: info@electricistanbul.com

Newer posts »